Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12654 E. 2023/154 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12654
KARAR NO : 2023/154
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2019/60 Esas, 2019/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/2554 Esas, 2019/2039 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile uygulama yapılırken makul bir ceza tayin edilmesi gerektiği belirtilerek sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi eleştirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç vasfının hatalı tespit edildiğine, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdurun uzun süredir arkadaş oldukları, sanık ile mağdur arasında alacak verecek meselesi bulunduğu, olay günü mağdur arkadaşları ile restoranda otururken sanığı arayarak bulunduğu yere davet ettiği, sanık ile arkadaşının mağdurun bulunduğu mekana gelerek arkadaşlarıyla oturdukları masaya

oturduğu ve aralarında alacak verecek meselesinden dolayı tartışma çıktığı, tartışma büyümeden orada bulunanların araya girerek ayırdığı, sanık ve arkadaşının mekandan ayrıldığı, kısa bir süre sonra mağdur ve arkadaşlarının da mekandan ayrıldıkları, mağdur yanında arkadaşı tanık Sezer ile ilerlerken, sigara almak için büfeye girdiği, büfeden çıktığında sanığın elinde bıçakla gelerek mağduru birden çok kez bıçakla yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdurun beyanı ile tanıklar …, …’ın beyanları uyumludur.
4. … Devlet Hastahanesinin, 05.03.2017 tarihli Genel Adli Muayyene raporunda mağdurun sağ bacağında 5 adet , sol bacakta 6 adet , sol koltuk altında 2 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, hayati tehlikesinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
5. … Devlet Hastahanesinin, 06.03.2017 tarihli 364 sayılı raporunda mağdurun göğüs cerrahi açıdan hayati tehlikesinin bulunduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
6. … Devlet Hastahanesinin, 14.03.2017 tarihli raporunda mağdurun göğüs cerrahi açıdan hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
7. Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin, 07.05.2018 tarihli 40968900-101.01.02.-2018/33438 sayılı raporunda mağdurun yaralanmasının hemotoraksa sebeb olduğu ve yaşamını tehlike soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, kemik kırığı tanımlanmadığı, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
8. 05.03.2017 tarihli olay ve yakalama tutanağının dava dosyası içinde bulunduğu anlaşılmıştır.
9. 06.03.2017 tarihli görüntü izleme ve çözüm tutanağının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
10. Tanık …, …, …’ın beyanlarının dava dosyasına alındığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A-Meşru Müdafaa Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelen Temyiz İstemi
Her ne kadar sanık mağdurun elinde bıçakla kendisine saldırdığını, kendisini korumak amacıyla mağdurun elindeki bıçağı almaya çalıştığını, mağdurun nasıl yaralandığını bilmediğini savunmuşsa da dosya içerisinde bulunan olaya ilişkin görüntü kayıtlarında sanığın elinde bıçakla olay yerine gittiği, tanık …’ın beyanının sanığın savunmasını desteklemediği, sanığın elinde bıçakla mağdura saldırdığının anlaşılması karşısında sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B-Suç Vasfına Yönelen Temyiz İstemi
Sanık müdafii her ne kadar suç vasfının hatalı tespit edildiğini, kasten yaralama hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüşse de sanık ile mağdur arasında alacak verecek meselesinden dolayı husumet bulunduğu, olay günü bu sebeble tartıştıkları, sanığın mağdura elverişli alet olan bıçakla birden çok kez vurduğu, mağdurun aldığı bıçak darbeleri ile dava dosyasında bulunan raporlardan anlaşılacağı üzere hayati organ olan sol göğüs bölgesinden, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, sanığın mağdura bıçakla hamle yaptığı sırada tanık …’ın olayın sıcağıyla alınan ilk ifadesinde belirttiği üzere sanığı itmek suretiyle mağdurdan uzaklaştırdığı bir bütün hâlde göz önüne alındığı vakit, suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline yöneldiği kabulüne varılmasının lazım geldiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/2554 Esas, 2019/2039 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.