Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13991 E. 2023/1752 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13991
KARAR NO : 2023/1752
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi Sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/238 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2020/14018 Esas, 2020/18652 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan raporun yetersiz olması nedeniyle adlî tıp kurumundan rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2021/102 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdurun evinin önüne gelerek kızını rahatsız etmesi ve tehdit etmesinden duyduğu haksız tahrik altında tabancayla mağduru bacağından yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Mağdur hakkında düzenlenen … Devlet Hastanesinin 25.12.2015 tarihli ve … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 06.07.2021, 12.05.2022 tarihli adlî muayene raporlarında, sol uyluk anteriorda mermi giriş deliği, her iki üst kolda kesiler, sol femur BT sol femur orta 1/3 te yaygın yumuşak doku planlarına

doğru deplasman gösteren parçalı fraktür, sol yüzeyel femoral arter ve derin dallarında bütünlük defekti ekstra bazal saptanmadığı, açık femur şaft kırığı nedeniyle opere edildiği, yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olmadığını, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunu, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mükerrir olan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin kanunî ve yerinde olması nedeniyle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesair Yönünden
1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

2. Gerekçeli kararda sanığın, mağdurun evinin önüne gelerek kızını rahatsız etmesi ve tehdit etmesinden duyduğu haksız tahrik altında mağduru yaraladığı belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında sanık ile mağdur arasında meydana gelen olayda ilk haksız saldırının kimin tarafından yapıldığının kesin bir biçimde saptanamadığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabul edildiği belirtilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;

3. Uyulmasına karar verilen Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/14018 Esas, 2020/18652 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın eylemi neticesinde, mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı aynı zamanda hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasına, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığında “1 yıl 15 ay”

hapis cezası yerine “2 yıl 3 ay hapis” cezasına hükmolunması, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 kat artırım uygulandığında “2 yıl 30 ay” hapis cezası yerine “4 yıl 6 ay” hapis cezasına hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

5. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilâmın 10 ay hapis cezasına ilişkin olduğu halde hüküm fıkrasında 1 ay hapis cezası olduğu yazılmak suretiyle hata yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B-1, B-2, B-3, B-4, B-5) paragraflarında açıklanan nedenlerle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2021/102 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın sonuç ceza miktarı ve tekerrüre esas alınan ceza miktarı açısından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.