YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14178
KARAR NO : 2023/2019
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla kasten yaralama, azmettiren sıfatıyla silahla kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/110 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile ;
1. Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik azmettiren sıfatıyla silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
B. … 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/6191 Esas, 2020/8999 Karar sayılı kararı ile ;
“Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinden tayin edilen 2 yıl hapis cezasının, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında “3 yıl” hapis cezası yerine “3 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi,
b) Adlî tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, sanığın cezasından TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Adlî tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun cezasından TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması,
b) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2020/403 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik azmettiren sıfatıyla silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri; sübuta ilişkindir.
B. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri ; suç niteliğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdurlar …, …, … ve …’ın olay yeri olan parkta oturdukları sırada, kimlikleri tespit edilemeyen şüpheliler ile mağdur … arasında ters bakma meselesinden kaynaklı tartışmanın yaşandığı, bu sırada mağdur …’ in araya girerek tarafları yatıştırması sonrası kimlikleri tespit edilemeyen şüphelilerin haber vermesi üzerine olay yerine araçla sanık …, suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı sanıklar … ve …’ın geldikleri ve tartışmaya dahil oldukları, bu esnada araçtan inen sanık …’nın suça sürüklenen çocuk …’a “çıkar lan şu emaneti sık bunlara” şeklinde talimatı ve suça azmettirmesi sonucu suça sürüklenen çocuğun suçta kullandığı ruhsatsız tabanca ile mağdurlara yönelik hedef gözetmek suretiyle yakın mesafeden yere doğru birkaç kez ateş ettiği, bu atışlar sonucu, seken mermi çekirdeklerden bir tanesinin mağdur …’e, diğerinin mağdur …’a, ve bir tanesinin de olay yerinden geçmekte olan ve tartışmayla hiç bağlantısı olmayan mağdur …’ye isabet ederek, adlî muayene raporlarında belirtilen şekilde yaralanmalarında neden olduğu, sanık …’nın talimatı ve azmettirmesi sonucu eylemin gerçekleştiği anlaşıldığından sanığın azmettiren olarak, suça sürüklenen çocuğun atış sayısı, hedef gözetmemesi, mağdurlardaki isabet yerleri ve yaralanmalarının nitelikleri dikkate alınarak mağdurlara yönelik silahla kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur … hakkında tanzim olunan … Devlet Hastanesinin 24.10.2013 tarihli; “Yaralanmasının ;
Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı,
Basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı
Metekarp kırığının hayati fonksiyonları etkileme derecesinin 2 olduğu”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, mağdurların oluşa uygun beyanları, adli muayene raporları, teşhis tutanağı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (B) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında çocuğun azmettirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca cezada artırım yapılmaması, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Sanık Müdafii Yönünden
Sübut
Sanığın olay yerinde bulunduğuna yönelik ikrarı, mağdurların aşamalardaki beyanları ile teşhis tutanağı karşısında sanığın eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Yönünden
Suç niteliği
Mağdurlarda silah niteliğine haiz bir aletin bulunmaması, yine mağdurlardan suça sürüklenen çocuğa yönelik saldırının da bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun olay yerine geldiği esnada sanık …’nın talimat ve azmettirmesi ile doğrudan suçta kullandığı ruhsatsız tabanca ile birden fazla kez ateş ettiği ve bu atış sonucu mağdurun yaralandığı anlaşılmakla, suç vasfının tayininde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Gerekçede suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 2-c bendinde mağdur’un … yerine … olarak yazılması ve takdiri indirim sonucu belirlenen ceza miktarı için “hapis cezası” yerine “adli para cezası” olarak yazılması hususlarının maddi hatadan kaynakladığı anlaşılmakla, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) paragrafında açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2020/403 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmekle,
Hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2-c bendinde ; “…” isim ve soy ismi ile “adlî para cezası” ibaresinin çıkarılarak, yerlerine “…” ve “hapis cezası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.