YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15615
KARAR NO : 2023/6918
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 E., 2021/400 K.
SUÇ :Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan ve re’sen de temyize tabi olan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 317 … maddesi uyarınca sanık müdafinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/201 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/201 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararının katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarihli ve 2020/693 Esas, 2021/12280 Karar sayılı kararı ile “1) Oluşa, mahkemenin kabulüne ve dosya kapsamına göre sanığın resmi nikahlı eşi olan maktulü, sabah saat 07:30 sıralarında, maktulün uyuduğu sırada ateşli silahla yakın mesafeden iki el ateş ederek öldürdüğü olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 82/1-d maddesinin yanı sıra aynı Kanun’un 82/1-e maddesinde yer verilen “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı” şeklindeki nitelikli halin de olayda gerçekleştiğinin gözetilmemesi, 2) Evli olan taraflardan maktulün uyuşturucu madde kullanması nedeniyle taraflar arasında geçimsizlik yaşanmaya başladığı, maktulün sanığa aralıklarla şiddet uyguladığı, sanığın bu nedenle bir süreliğine evi terk ettiği, aksi kanıtlanamayan savunmaya göre olay tarihinden iki gün önce tekrar şiddete maruz kalan sanığın, olay günü sabah saatlerinde kayınpederine ait tabancayla maktulü öldürdüğü olay nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesinde “ağırlaştırılmış müebbet cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla” kadar ceza aralığı belirtildiği gözetilerek, maktulün sanığa yönelik gerçekleştirdiği ve haksız tahrik kabul edilen davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak TCK’nin 29/1. maddesi gereği makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 18 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle eksik ceza tayini, 3)Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4) Maktulün kardeşi olan ve sanıktan şikayetçi olduğunu, kamu davasına katılmak istediğini beyan eden …’in katılma talebinin, 09/09/2014 tarihli celsede “reddine” karar verildiği halde adı geçenin gerekçeli karar başlığında “katılan” olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri
Haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Subuta, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in maktulün resmi nikahlı eşi olduğu, sanık ile maktul arasında maktulün uyuşturucu madde bağımlısı olmasından kaynaklanan ve önceden gelen anlaşmazlıklar bulunması nedeniyle, sanığın daha önce maktul tarafından darp edildiği, sanığın evi terk ederek bir süre ailesinin yanında kaldığı, en son olay gününden iki gün önce 13.01.2013 tarihinde darp edilen sanığın, durumu adli mercilere ya da çevresine bildirmediği, sanığın bahsedilen nedenlerle maruz kaldığı tahrikin etkisi altında oluşan kastla 15.01.2013 tarihinde sabah saat 07.30 sıralarında kayınbabası katılan …’a ait ancak kendi evlerinde bulunan ve önceden zaman zaman maktulün kendisine atış talimi de yaptırdığı 71534 seri nolu 7,65 mm.çaplı, … marka yarı otomatik ateşli silahı alarak odanın girişine göre sağ taraftaki kanepede sağ kolu üzerinde yan şekilde yatarak uyumakta olan maktule 30-40 cm gibi yakın atış mesafesinden iki el ateş etmek suretiyle onu kasten öldürdüğü, maktulü öldürdükten yaklaşık yarım saat sonra sanığın annesi tanık … tarafından arandığı ve sanığın durumu annesine bu şekilde haber verdiği, annesinin ise sanığın kayınbabası katılan …’i alarak sanık ile maktulün bulunduğu olay yerine geldiği, …’ın ambulansı ve kolluk kuvvetlerini araması üzerine soruşturmanın başladığı, olayın belirtildiği şekilde meydana geldiği ve geliştiği mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları dava dosyasına alınmıştır.
3. Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi Başkanlığınca tanzim olunan 03.05.2013 tarihli; “kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı omur kırığı ile karakterli iç organ ve büyük damar harabiyetlerinden gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği” görüşlerini içeren otopsi raporu dava dosyasındadır.
4.Olay yeri inceleme raporu, 01.02.2013-14.02.2013 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 09.10.2013 ve 21.03.2014 tarihli raporları, 21.02.2013 ve 15.03.2013 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Kimyasal İnceleme Şubesi uzmanlık raporları ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararında, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen yapılan incelemede dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.
09.11.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Zekai … Sarıbay’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii, Avukat …’ın yokluğunda 16.11.2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.