Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/1958 E. 2022/8889 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1958
KARAR NO : 2022/8889
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER :A) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2018 tarih ve 2017/509 Esas, 2018/255 Karar sayılı kararı ile,
1-Sanık … hakkında,
a)Katılan … yönelik kasten yaralama suçundan beraatına,
b)Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81, 35, 29, 53, 58. maddeleri gereğince 9 yıl hapis cezası,
2-Sanık … hakkında,
Katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası,
B)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarih ve 2019/630 Esas, 2019/692 Karar sayılı kararı ile, “İstinaf başvurularının esastan reddine” dair karar.
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, … müdafiileri, katılanlar …, … … vekili, Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekili

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarih ve 2019/630 Esas, 2019/692 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri, katılanlar ve katılan Kurum vekilleri tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … Hizmetler Bakanlığı’nın katılan …’ya yönelik eylem dışında kurulan hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkisi olmadığından katılan Kurum vekilinin bu yönden temyiz isteminin CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
1-Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü yönünden,
Sanığa isnat edilen kasten yaralama suçu için yasada öngörülen hapis cezasının üst sınırının 10 yıldan az olması nedeni ile, ilk derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı CMK’nin 286/2-g. maddesi uyarınca temyize tabi olmadığı belirlendiğinden, katılan Kurum vekili ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin CMK’nin 298. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden,
Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle CMK’nin 286/2-a. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarih ve 2019/630 Esas, 2019/692 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … müdafiinin suç niteliğine, sübuta, sanık … müdafinin suç niteliğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “… 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/11/2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mevcut davada uyuşmazlık konusu olan husus, sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağı yolundadır.
Olayın mağdurları … … ve … olay tarihinde 5 yıllık evlidir. Çocukları vardır. …’nın evlenmeden yıllar önce sanık … ile bir gençlik ilişkisi olmuş ve taraflar olay gününe kadar birbirini görmemiştir.
Olay gecesi … ve kocası … birlikte bir bara gitmişler, orada … … ile karşılaşmıştır. … bu ilk karşılaşmada …’a “Allah belanı versin” diyerek sert bir tavır sergilemiştir. Bu yaklaşım …’nın artık … ile iletişime açık olmadığının kanıtıdır.
İlerleyen zamanda … bu defa kocası … ile tuvalete giderken, …, …’nın kolundan tutmaya çalışmış, işte bu noktada … duruma ilk defa müdahil olmuştur. Bu defa bar sahibi, bir tatsızlık olmasın diye barın dışına davet etmiştir.
… ve … dışarıdaki tekel büfesinden alış-veriş yapmaya başlamış, tanık …, tanık … beyanları, tüm dosya kapsamına göre içerde başlayan gerginliğin, bir kesinti olmadan dışarda kavgaya dönüştüğü, … alış-veriş yaparken …’in … tarafından konuşmak üzere karşı kaldırıma çağrıldığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi ile … ve …’nın …’i bıçakla yaraladığı, ilk haksız hareketin …’ın artık evli olan eski kız arkadaşı … ile ısrarla konuşmak istemesi ve kolundan tutması, bu konuda da resmi eş konumundaki … ile … hakkında konuşması ile oluştuğu, dışarıda da bu konuşma tavrını sürdürdüğü kavganın bundan başladığı ve mağdur …’de bıçak olmadığı halde sanıkların bıçakla saldırıda bulundukları barın içinde başlayıp dışarıda yine … kaynaklı devam eden süreçte tahrik yönünden … lehine dengenin bozulmadığı zira olay başlangıcının …’ın artık evli olan …’ya yönelik tavrına ve dahası bu konuda …’nın kocası
olan mağdur … ile konuşma ısrarına dayanması gerçekliği ortadadır. Adı geçen diğer sanık … ise aslında bu olayın hiçbir yerinde değildir tamamen …’a olan akrabalığı nedeniyle olayların içinde yer almış …’nın …’ı koruyup kollaması gereken bir durumda ortaya çıkmamıştır. … ile … kavgaya başladığında ve … bıçaklı saldırıda bulunduğunda …’nın ayrıca saldırıda bulunmasını gerektirir haklı bir gerekçe olmamakla … lehine tahrik yönünden yasal bir dayanak yoktur.
Bu gerekçelerle sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca indirimli ceza uygulanması yolunda görüş açıklayan sayın çoğunluğa katılmıyorum.