Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/5875 E. 2023/38 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5875
KARAR NO : 2023/38
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar…, … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/496 Karar sayılı kararı
a) Sanıklar …, … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b) Sanıklar …hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/2806 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfına, sanıkların canavarca hisle ve tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine, iştirakin derecesine, ceza miktarına,

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, sanık aleyhine somut delil bulunmadığına, …’ın soyut beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğuna, eksik incelemeye, yasa dışı delil ile mahkumiyet verildiğine, sanığın maktul ile husumeti bulunmadığına, öldürme kastı gütmediğine, suç vasfına, iştirakin derecesine,

C. Sanık … müdafiinin temyiz sebebi; sübuta,

D. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri; sanığın eylemini cebir tehdit ve baskı altında işlediğine, öldürme kastı bulunmadığına,

E. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri; sanığın öldürme eylemine iştiraki bulunmadığına, tehdit ve baskı altında ifade verdiğine,

F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, sanık hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklardan …’ın soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı hareketle hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Maktul ile sanık … arasında olay öncesine dayanan husumet bulunduğu, bu husumet neticesinde sanık …’ın maktulü öldürmeye yönelik kin ve nefret beslediği, bu amaçla maktulü öldürmeleri amacıyla sanıklar … ve …’ı azmettirdiği, bu nedenle … ve …’in tüfekle yola çıktıkları, maktulü öldürmek amacıyla sanık …’in sevk ve idaresinde bulunan araç ile sanık …’in yanında, suçta kullanılan fakat elde edilemeyen tabanca olduğu halde, sanıklar …, …, … ile birlikte hareket ederek, araçta olay sırasında sanık … tarafından kullanıldığı tespit olunan tüfeğin bulunduğu, sanıklar … ve…’in tanık …’a maktulün yerini sorarak öğrenmelerinden sonra sanıkların hep birlikte maktulün bulunduğu olay yerine doğru hareket ettikleri, aracın, maktulün bulunduğu çay ocağına gelmesi üzerine sanık …’in elinde tabanca ile sanık …’ın da elinde tüfek olmak üzere tüm sanıkların araçtan indikleri, sanık …’in direkt tabanca ile maktule yöneldiği ve tabancayı maktule doğrulttuğu, maktulün kendisine yönelen eylemden kurtulmak için temyiz dışı şikayetçi …’in arkasına saklandığı, bu esnada sanık …’in maktulü hedefine almak maksadıyla önünde bulunan …’in ayağına doğru bir el ateş ettiği ve …’in yaralanarak yere düşmesi akabinde maktulün açık hedef haline geldiği, sanık …’in açık hedef halinde bulunan maktulün vücudunun muhtelif yerlerine isabet edecek şekilde ateş ederek hareketini kısıtladığı, maktulün ilk ateşli silah eylemine maruz kaldığı ilk olay yerinden, yolun diğer tarafına doğru sürünerek hareket ettiği, sanık …’in Cerrah’ın maktulün yanına giderek tabancanın kabzası ile sanık …’ın ise yine pompalı tüfeğin dipçik kısmı ile maktulün baş kısmına vurmak suretiyle darp ederek kısa süreli yanından ayrıldıkları, bu sırada sanık …’in etrafı ve maktulün aracını kontrol ettiği, devamında sanıklar … ve …’ın tekrar maktulun yanına gelerek bahsi geçen tabanca ve tüfekle maktule ateş ettikleri, sanık …’in polislerin geldiğini söylemek suretiyle sanıkları uyardığı, devamında sanık …’in diğer sanık …’a talimat vermesi üzerine sanık …’ın pompalı tüfeği doldur boşalt yaparak maktule ateş ettiği ve olay yerinden sanıklar…’in yaya, diğer sanıklar …, … ve …’ın ise sanık …’ın kullandığı araçla uzaklaşarak kaçtıkları ve sanık …’e ait olan ancak temyiz dışı sanık …’nın da ikamet ettiği siteye sanıklar …, … ve…’in birlikte gittikleri, polislerin

siteye gelmesi ile buradan ayrılan sanıklardan …’ın olayda kullandığı tüfeği sitenin bahçesine attığı ve tüfeğin bulunarak el konulduğu, olay sırasında yaralanan maktulün kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden maktulden sanıklara yönelen haksız söz ve hareket bulunmadığı kabul edilerek kasten öldürme suçunda sanık …’ın azmettiren, sanıklar … ve …’ın asli fail, sanıklar …’in yardım eden sıfatlarının kabulü ile bunlara göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

1. Sanıkların inkara dayalı savunmaları
2. Olay yeri inceleme raporu,
3. 19.08.2020, 27.08.2020 tarihli görüntü izleme tutunakları,
4. 22.08.2020 tarihli teşhis,
5. 20.08.2020 tarihli otopsi tutanakları, tanık ve katılan beyanları, mükerrir sanıklar … ve …’a ait adli sicil kayıtları, hükme esas alınan tüm deliller dosya arasında bulunmaktadır

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Suç vasfına yönelik;
Sanıklardan … ile maktul arasında bulunan anlaşmazlık nedeniyle maktulün öldürülmesi konusunda karar verildiği, bu hususun sanık …’ın anlatımları ile sabit olduğu, beyanları hükme esas alınan sanık …’ın “bana…’nin öldürülmesi konusunda 1.5 aydır baskı yapılıyordu” şeklindeki anlatımları, olay günü de sanıkların birlikte araca tabanca ve tüfek koyarak hazırlıklı bir şekilde yola çıkmaları, maktülu aramaları, maktulün nerede olduğunu sormaları, kahvede olduğunu duyup yanına gitmeleri ve önceden planlanan eylemin gerçekleştirilmesi göz önüne alınarak; eylemin daha önce yapılan plan dahilinde işlendiği, suçun tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğu, sanık … hakkında azmettiren sıfatıyla, sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle fail sıfatıyla, 5237 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi delaletiyle yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulan sanıklar … için de 5237 sayılı Kanun’un 40. maddesindeki bağlılık kuralı gereği tasarlayarak kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden; suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. İştirakin Derecesine Yönelik;
Maktul … ile sanıklardan … ve … arasında bulunan anlaşmazlık nedeniyle; …’ın azmettirmesi ile diğer sanıklar …, …, …’ın olay günü birlikte araçla yola çıkarak maktulün yerini sordukları, araç içinde suç aletlerinin hazır edildiğinin

sanıklar tarafından bilindiği ve görüldüğü, maktulün yerinin öğrenilmesinden sonra sanıkların birlikte maktulün yanına gittiği, …’in tabanca, …’ın tüfek ile maktule ateş ettiği diğer sanıkların olay yerinde bulundukları, polis geliyor diyerek etrafı kolaçan edip olay yerinden kaçmaları yönünde söylemde bulundukları, olay yerine geldikleri aracın hazır halde tutulduğu, olay sonrası bir kısım sanıkların yaya bir kısmının da geldiği araçla kaçtıkları, maktul ile husumetin sahibi olan sanık …’ın kardeşi … ile diğer sanıkları maktulün vurulması konusunda azmettirdiğinin bir kısım sanık ikrarı ile sabit olduğu, sanıklar … ve …’in kamera görüntüleri ve anlatımlardan anlaşıldığı üzere olayda aktif olarak rol aldıkları, diğer sanıklar …’ın olayın gerçekleşeceğini bildikleri, bu durumu bilmelerine rağmen eyleme taraftar olmadıklarını gösterecek şekilde engelleyici herhangi bir davranışta bulunmadıkları, aksine olayın başından beri sanıklar … ve …’ın yanında yer alarak suç işleme kararlarını kuvvetlendirdikleri, yine suçun işlenmesinden önce ve sonrasında suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla sanıkların yanlarında yer alarak gerek araçla silah kullanan sanıkları olay yerine getirmeleri, gerek maktulün yerinin tespitine olan katkıları, gerekse olayın icrası sırasında olay yerinde bulunmaları ve sonrasında sanıkları olay yerinden aynı araçla alarak uzaklaştırmaları karşısında; sanıklar …’ın eylemlerinin yardım etme niteliğinde kaldığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

B. Sanıklar Müdafiilerinin Temyizi Yönünden
1. Sübuta Yönelik
Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiş iseler de tanıkların anlatımları, bir kısım sanıkların ikrar içeren savunmaları, kamera görüntüleri, otopsi raporu, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğinin kabulü ile bozma nedeni dışında hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hukuka Aykırı Delil Yönünden
Mahkemece hükme esas alınan delillerin usul ve kanuna uygun elde edildiği, dava dosyasında bulunan ve temyize konu edilen ses kayıtlarının, inceleme konusu eyleme ilişkin dava dosyasında hükme esas alınmadığı, ses kayıtlarında farklı suçlara ilişkin anlatımların bulunduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan A-1 paragrafında açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/2806 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar…, … müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.