Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6876 E. 2023/83 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6876
KARAR NO : 2023/83
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/85 Esas, 2020/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/1480 Esas, 2020/1724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında daha fazla ceza tayin edilmesi gerektiğine,
2. Haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
3. Suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine,
4. Eksik incelemeye,
5. Haksız tahrik indirimin daha fazla yapılması gerektiğine,
6. Mahsup konusunda karar verilmemiş olmasına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 01.00 sıralarında katılanın arkadaşı olan tanık…. ile birlikte ……(…) plakalı aracı ile Bafra ilçesi ….., Mahallesine seyir hâlinde iken, sanığın kullandığı aracı solladığı, sanığın uzun süre kornaya basması üzerine yol kenarında aracını durdurduğu, sanığın da aracını yol kenarında durdurduğu, bu sırada taraflar arasında kornaya basma meselesi nedeniyle başlayan tartışmanın devamında katılanın, aracından inerek sanığın aracına doğru elindeki sopa ya da benzeri bir cisim ile yürümeye başladığı, bunun üzerine sanığın da aracından indiği, devamında, sanığın, katılanın elinde sopa benzeri cismi görmesi üzerine belinde bulunan ruhsatsız tabanca ile katılanı hedef alarak beş el atış yaptığı, sanığın yapmış olduğu atışlar sonucunda mermilerin bir tanesinin katılanın sol göğüs altına, iki tanesinin sol bacağına ve iki tanesinin de sağ kalçasına isabet ettiği, ardından sanığın aracına binip olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.

Tanık ….,. …’nin beyanları yönünden; soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık…’nin, katılanın elinde sopa tarzında bir cisim olduğunu doğruladığı, ancak katılanın sopa ile sanığa vurmaya çalışmadığını beyan etmesine rağmen, kovuşturma aşamasında alınan beyanında katılanın küfür ederek arabadan indiğini, bagajdan levye benzeri bir cisim aldığını, katılanın bu cisimle sanığa vurmak için kolunu kaldırdığı sırada sanığın katılana ateş ettiğini beyan ettiği ve aşamalardaki beyanlarında çelişkiye düştüğü tespit edilmiştir.

Suç vasfı yönünden; olayın gerçekleşme şekli, kullanılan suç aletinin öldürmeye elverişli olması, sanığın katılana yönelik beş el ateş etmesi ve isabet bölgeleri, katılanda oluşan yaralanmanın boyutu ile olayın hemen akabinde sanığın olay yerinden uzaklaşması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun tespitiyle, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Haksız tahrik yönünden; olayın gerçekleştiği yer, gerçekleşme tarzı ve tanık…’nin aşamalarda çelişkili beyanları nazara alındığında taraflar arasındaki ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden, sanık lehine değerlendirme yapılmış ve sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (1/4) indirim uygulandığı tespit edilmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Tanık…’nin aşamalardaki beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak;
a) … Bafra Devlet Hastanesinin 17.03.2018 tarihli ve 243489 numaralı;
“Sol göğüs altında önde giriş yarası mevcut. Sol bacakta proksimal ve orta femur komşuluğunda 2 adet, sağ gluteal bölgede 2 adet kurşun yarası mevcut. Sol femurda parçalı fraktür mevcut…”

b) Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/704 sayılı;
“İnen kolonda tam kat perforasyona, sol iliak kanatta ve sol femur şaftında parçalı açık kırıklara neden olan batına nafiz ateşli silah yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
2-Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu,
3-…Şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını AĞIR (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,

5-Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi açısından olay tarihinden (17.03.2018) 18 ay sonra yapılacak muayene sonrasında karar verilebileceği…”
c) Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/2579 sayılı;
“…Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olacak nitelikte bir bulgu tarif ve tespit edilmediği…”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasına eklenmiştir.

5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri görgü tespit tutanağı, Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 28.03.2018 ve 20.03.2018 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme Yönünden
Dava dosyasında mevcut olan olay yeri inceleme raporu ve olay yeri görgü tespit tutanağı içerikleri dikkate alındığında, sanık müdafiinin keşif yapılması talebinin, dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesine ayrıca bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Delillerin Değerlendirilmesi Yönünden
Sanık müdafii tarafından tanık…’nin beyanlarına itibar edilmesi gerektiği ve beyanları arasında çelişki olduğunu kabul eden İlk Derece Mahkemesinin delillerin değerlendirmesinde hataya düştüğü belirtilmiş ise de, tanık…’nin olayın akabinde kollukta alınan ifadesinde katılanın sanığa hakaret ettiğinden bahsetmediği ve katılanın elinde sopa gibi bir şey olduğunu ancak sanığa vurmaya kalkışmadığını belirttiği hâlde, kovuşturma aşamasında katılanın araçtan küfrederek indiğini, bagajdan levye aldığını ve bu levye ile sanığa vurmak için kolunu kaldırdığını belirterek açıkça çelişkiye düştüğü, Mahkemenin bu husustaki tespitinin yerinde olduğu

anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Suç Vasfı
Olayda kullanılan tabancanın öldürmeye elverişliliği, beş el ateş edilmesi, hedef alınan bölgeler ve isabet yerleri, katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alındığında, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Meşru Savunma ya da Sınırın Aşılması
Olaya ilişkin tek görgü tanığı olan tanık…’nin aşamalardaki çelişkili beyanları nedeniyle, katılandan sanığa yönelen, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırı bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Haksız Tahrik
Olayın tek görgü tanığı olan…’nin çelişkili beyanları nedeniyle ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile tespit edilememesi karşısında, sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

F. Daha Fazla Ceza Tayini Gerektiği Yönünden
Trafikte seyir hâlinde olan sanık ile katılanın korna çalma meselesi nedeniyle yaşadıkları tartışma akabinde, sanığın belinde bulunan ve olaydan sonra ele geçirilemeyen ruhsatsız tabanca ile katılanı hedef alarak beş el ateş ettiği ve katılanın sol göğüs altına bir adet, sol bacağına iki adet, sağ kalçasına iki adet isabet eden ve inen (sol) kolonda tam kat perforasyona, sol iliak kanatta ve sol femur şaftında parçalı açık kırıklara neden olan batına nafiz ateşli silah yaralanması nedeniyle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (6) derece etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında cezanın makul orandan bir miktar uzaklaşılarak tayini yerine, yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
G. Mahsup İstemi Yönünden
İlk derece mahkemesinin hükümde sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verdiği anlaşıldığından bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (F) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2020/1480 Esas, 2020/1724 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci

fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.