YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6901
KARAR NO : 2023/53
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/34 Esas, 2019/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.01.2020 tarihli ve 2019/1458 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. İstinaf mahkemesince verilen esastan ret kararının gerekçe içermediğine,
2. Meşru savunma ya da sınırın aşılması hâlinin mevcut olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
3. Sanığa 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında teşebbüs indiriminin yetersizliğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ile sanık arasında mağdurun 6-7 ay önce sanığı tabancayla orta (2) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralaması nedeniyle husumetin bulunduğu, olay günü mağdur kıraathanede otururken sanığın kahvehanenin kapısını açıp içeri girdiği ve mağdura üzerindeki ruhsatsız tabanca ile 6-7 defa ateş ettiği, mermilerin ikisinin mağdurun sol koluna isabet ettiği ve bu yaralanma sonucunda sol hemitoraks geliştiği, hayatî tehlike geçirdiği, ayrıca sol 2 nci kostada orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı oluştuğu, bu yaralanmadan sonra mağdurun da üzerindeki ruhsatsız tabanca ile sanığa ateş ettiği ancak sanığın yaralanmadığı, mağdurun kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındığı, sanığın ruhsatsız tabancalarının elde edilemediği ancak olay yerinden elde edilen mermi çekirdeği ve kovanlarına göre her ikisinin de ruhsatsız tabancalarla ile ateş ettikleri belirlenmiştir.
Suç vasfı yönünden; taraflar arasında olay tarihinden 7 ay kadar önce mağdurun sanığı tabanca ile yaralamış olması nedeniyle husumet bulunduğu, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/665 Esas 2018/138 Karar sayılı kararı ile mağdur hakkında sanığı orta (2) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sonuçlanmış olduğu, olayda kullanılan tabancanın öldürme için elverişli olması ve kahvehaneye sonradan gelen sanığın mağduru hedef alarak 6-7 kere ateş etmiş olması ve mağdurun sol koluna iki merminin isabet etmesi neticesinde sol hemitoraks gelişmesine ve solda 2 nci kostada fraktüre dolayısıyla hayatî tehlikeye ve orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına sebep olması ancak mağdurun, erken tıbbî müdahale ile kurtarılmış olması karşısında sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs olduğunun kabulüyle buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden; Haksız tahrikin etkisi açısından makul bir süre sayılacak şekilde yaklaşık 7 ay önce mağdurun sanığı silahla yaralamış olması ve sanığın Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/665 Esas 2018/138 Karar sayılı kararı mahkûmiyetine karar verilmesi, sanığın tanık beyanlarıyla da desteklenen savunmalarına göre olaydan sonrada mağdurun sanığı tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında haksız tahrik altında atılı suçu işlediğinin kabulüyle, kurulan hükümde haksız tahrik indiriminin uygulandığı tespit edilmiştir.
Meşru savunma yönünden; kahvehanede arkadaşları ile oturmakta iken olay yerine gelen sanığın mağduru hedef gözeterek ve herhangi bir öncül kavga ortamı olmaksızın kahvehaneye girer girmez 6-7 el ateş ederek yaralaması ve böylece sanığın, mağdurun beline el attığı yolundaki savunmasının oluşa uygun olmaması karşısında silahlı saldırıya uğrayan mağdurun tekrar gerçekleşmesi ve devam etmesi muhtemel olan bir saldırı sırasında kendisini korumak için sanığa doğru ateş etme eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığının tespitiyle mağdur hakkında yaralamaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasında meşru savunma sebebi ile beraat kararı verildiği saptanmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mağdur aşamalarda sanığın ateş etmesi üzerine silahıyla sanığa karşılık verdiğini beyan ettiği belirlenmiştir.
4.Tanıklar …..,….,….,….,….,…,….,.,…..,…,….,….,’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 12.01.2018 tarihli;
“…,
Sapanca İlçe Hastanesine ait 13.04.2017 tarih ve 13941 sayılı raporda; sol kolda kurşun yarası, boğaz kısmında abrazyon, sol omuz kısmında ve sırtta kurşun yaraları saptandığı hastanın vitalleri stabil olduğu ve daha ileri tetkik için ileri merkeze sevkinin düşünüldüğünün bildirildiği,
… Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 16.05.2017 tarih ve 170881242 sayılı raporda; ortopedi muayenesinde, 13.04.2017 tarihinde ateşli silah yaralanması, sol kolda 2 kurşun giriş izi mevcut olduğu, bir kurşun çıkış izi mevcut olduğu ve yaralanmanın BTM ile giderilemez nitelikte olup hayatî tehlike oluşturmadığı, kemik kırığı olmadığı, yaralanmanın vücut fonksiyonlarını sıfır (0) derecede etkileyeceğinin bildirildiği, aynı hastanenin 17.05.2017 tarih ve 170889170 sayılı raporda, göğüs cerrahi muayenesinde, 13.04.2017 tarihinde ateşli silah yaralanması, sol hemopnömotoraks gelişmiş ve solda 2. kostada fistür mevcut olduğu, servikal bölge anteriorda oblik tarzda ateşli silah yaralanması, sol kolda axiller kıvrımda 10 cm aşağı anterolateralde bir adet ateşli yaralanması, sol kolda axiller kıvrımından 20 cm aşağıda posteroanteriorda bir adet ateşli silah yaralanması mevcut olduğu ve yaralanmanın BTM ile giderilemez nitelikte olup hayatî tehlike oluşturduğunun, kemik kırığı sol 2.kosta fraktürü, yaralanmanın vücut fonksiyonlarını hafif derecede etkileyeceğinin bildirildiği, dosyada mevcut tıbbî belgelere göre;
SONUÇ
1.Yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
2.Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
3.Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2–3) ve ağır (4–5–6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
….”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6. 14.04.2017 tarihli olay yeri inceleme raporunda olay yerinde 3 adet 7.65 kovan, 6 adet deforme mermi çekirdeği, 1 adet mermi çekirdeği parçası ve 5 adet mermi çekirdeği gömlek parçası olduğu tespit edilmiştir.
7. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü Balistik İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23.05.2017 tarihli raporda 3 adet kovanın 7.65 mm çaplı Browning tipi fişek atar, aynı (TEK-BİR) ateşli silahtan atılmış oldukları, 6 adet deforme mermi çekirdeği, 1 adet mermi çekirdeği parçası ve 5 adet mermi çekirdeği gömlek parçasının yine aynı çap ve tipte fişek atar içerisinde yiv-setler bulunan ateşli silah namlusundan çıkmış oldukları, 6 adet mermi çekirdeğinin sapma ve sürtünmeden mütevellit deforme durumda bulunduğu tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. İstinaf Kararın Gerekçe İçerip İçermediği Yönünden
Sanık müdafinin istinaf istemi üzerine yaptığı inceleme sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 02.01.2020 tarihli ve 2019/1458 Esas, 2020/4 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verildiği, söz konusu kararda istinaf isteminde ileri sürülen hususlar incelendiği, nitekim temyiz incelemesini yapan Dairemizce yapılan incelemede sanık müdafinin tüm temyiz nedenlerinin istinaf istemini de kapsayacak şekilde değerlendirildiği ve gerekçeye bağlandığı gözetilerek, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Meşru Savunma, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Yönünden
Her ne kadar sanık, gittiği kahvehanede oturmakta olan mağdurun kendisini görünce elini beline atıp silahını çıkarıp üzerine korkuya kapılarak kendi silahını çıkarttığını ve ateşlediğini savunmuş ise de tanıklar….,…,….,…,. ve ….,….,….,’nin mağdur anlatımını destekleyen beyanları ile sabit olduğu üzere mağdurun kahvehanede arkadaşları ile oturmakta iken olay yerine gelen sanığın kahvehaneye girer girmez mağduru hedef gözeterek ve herhangi bir öncül kavga ortamı olmaksızın tabanca ile birkaç el ateş ederek yaralaması, bunun üzerine silahlı saldırıya uğrayan mağdurun da sanığa doğru tabanca ile ateş etmesi karşısında olay anında ilk saldırının sanıktan geldiği, nitekim mağdur hakkında kurulan temyiz dışı hükümde mağdur lehine meşru savunma koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hakkında beraat kararı verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Teşebbüs İndirimi Yönünden
Sanığın eylemi neticesinde mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 12.01.2018 tarihli kesin adli muayene raporunda; “Sol kolda 2 kurşun giriş izi, bir kurşun çıkış izi mevcut olduğu ayrıca sol hemopnömotoraks gelişmiş ve solda 2. kostada fraktür mevcut olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu” belirtilmekle, sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik İndirimi Yönünden
Sanık ile mağdur arasında olaydan 6-7 ay kadar önce mağdurun sanığı silahla ateş ederek orta (2) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralaması nedeniyle husumet bulunduğu, ayrıca sanığın tanıklar ….,…., ve ….,….,.’nin beyanları ile desteklenen savunmalarına göre, olaydan önce mağdurun sanığı tehdit ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranış ve sözlerin türü ve ulaştığı boyut dikkate alınarak (1/4) ile (3/4) oranında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği makul oranda indirim yapılması gerekirken (1/3) oranında indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.01.2020 tarihli ve 2019/1458 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.