YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6906
KARAR NO : 2023/56
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/139 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba oy çokluğuyla karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/1198 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı(lehe), katılan … vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, katılan … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eylemin ilk derece mahkemesinin kabul ettiği gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğuna,
2. Meşru savunma yada sınırın aşılması halinin mevcut olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin en üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk ile tanıklar …..,….,…,….,…., . ve ……,’nin okul ve mahalleden arkadaş oldukları, maktul ile tanık …..,….,.’nın da beraber hareket ettikleri ve arkadaş oldukları, ………., ile maktul arasında olaydan bir gün önce … ile maktulün, instagram hesaplarında birbirleri ile olumsuz sözlerle mesajlaşmaları nedeniyle husumet oluştuğu, suça sürüklenen çocuk ile maktul arasında ise kalıcı bir husumetin olmadığı fakat suça sürüklenen çocuğun olaydan 4-5 ay önce Stad Parkında kendisine saldırı olduğunu ve o esnada maktulün de kendisine tokat attığını beyan ettiği, olay günü suça sürüklenen çocuk ile tanıklar …..,….,. ve ….’nin yolda beraber yürürken maktul ve arkadaşı tanık…. ile karşılaştıkları, kamera görüntülerine göre mobileti süren maktulün mobileti aniden durdurduğu, maktulün mobiletten inerek ve ….’yi işaret ederek, “dünkü bana yazan bu çocuk” diyerek elindeki bıçağın arkası ile ….’nin kafasına vurduğu, suça sürüklenen çocuğun da aniden maktulün boynuna atladığı ve tuttuğu, tarafların birbirleri ile boğuştuklarının anlaşıldığı, kamera görüntüsünde kimin kime vurduğunun belli olmadığı, kargaşa alanından suça sürüklenen çocuğun, aniden koşarak açık alana geldiği fakat olay mahallini terk etmediği, bu görüntünün net olduğu, maktul ile arkadaşı…’nin ellerindeki bıçaklarla suça sürüklenen çocuğun yanına geldikleri, o esnada suça sürüklenen çocuğun maktule bıçak salladığı, sonra da kaçması üzerine maktul ile arkadaşının onu kovaladıkları, kamera görüş açısından çıktıkları, maktulün otopsi raporunda, şahsın sol hemitoraksa nafis kesici delici alet yaralanmasının yol açtığı kalp, perikart akciğer yaralanması ve masif dış kanama nedeni ile öldüğünün tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun maktule iki bıçak salladığı, birinin kalp tarafına, diğerinin ise omuz kısmına geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün neden olduğu kavgayı önlemeye çalıştığı savunulmuş ise de maktulün mobiletten inerek suça sürüklenen çocuğun arkadaşı ….’ye vurması üzerine suça sürüklenen çocuğun aniden maktulün boynuna atlaması şeklindeki eyleminin kavgayı tam olarak yatıştırma eylemine uymadığı değerlendirilmiş, suça sürüklenen çocuğun olay günü yanında bıçak olmadığı, suça sürüklenen çocuğun maktul ile kavga etme ve onu öldürme düşüncesi ve planı olmadığı ve tanık beyanlarına göre suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağı maktulün elinden aldığı belirlenmiş, suça sürüklenen çocuğun eyleme kendiliğinden son verdiği kanaatine varılarak kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk maktulün bıçaklı saldırısından kendini korumak için bıçağı salladığını savunmuştur.
3. Tanıklar …, …., … ve …..,.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Olay tarihli güvenlik kamera görüntüsü ve CD izleme tutanakları dava dosyasına eklenmiştir.
5. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak 26.03.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında;
“1) Sol hemitoraks 5-6. Kot seviyesi orta hattan başlayıp sol aksiler bölgeye uzanan 22 cm’lik metalik sütürlü ameliyat insizyonu olduğu, metalik sütürler açıldığında sol meme başının 2 cm alt sağında horizontal seyirli 4 cm’lik sağ üst ucu dar açılı ve yara kuyruğu olduğu, sol alt ucu geniş açılı ve bu bölgede 0.3 cm çaplı ekimoz bulunan kesici delici alet yarası olduğu,
2) Sol kol üst arka yan yüzde omuz komşuluğunda 3 cm’lik arka ucu geniş ön ucu dar açılı transfer seyirli kesici delici alet yarası olduğu,
3) Sol orbita komşuluğunda makisillozigomatik 2×1 cm’lik abrazyon,
4) Sol maksiler bölgede 3×1 cm’lik yüzeyel abrazyon,
5) Sağ çene bölgesinde dudak altında 4×3 cm’lik alanda abrazyon ve alt dudak sağ köşesinde 5 mm’lik yüzeyel abrazyon,
6) Sağ el 1. parmak palmar yüzde MKF eklem hizasında 1 cm çaplı abrazyon,
7) Sol el 3-4-5. parmaklar dörtal yüzde pip eklem üzerinde küçük çaplı abrazyonlar olduğu,
8) Sağ el 3. parmak MKF eklem hizasında total ampute olduğu (Eskiye ait olduğu görüldü)
9) Sol diz kapağı ön yüzde 1 cm çaplı abrazyon olduğu tespit edildi.
SONUÇ OLARAK:
1) Şahsın sol hemitoraksa nafiz kesici delici alet yaralanmasının yol açtığı kalp, perikart, akciğer yaralanması ve masif dış kanama nedeni ile öldüğü,
2) Haricen tariflenen 1 nolu lezyonun öldürücü nitelikte olduğu, haricen tariflenen 2 nolu lezyonun müstakilen öldürücü nitelikte olmadığı…”
Görüşünün açıklandığı belirlenmiştir.
6. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasına ilişkin 25.03.2019 tarihli Özel … Hastanesince düzenlenen;
“Sol göz üstünde hassasiyet ve kızarıklık, sol göğüs üstünde 3 cm’lik kesi (bıçak kesi?), sağ el 4. parmakta 4 cm’lik yüzeyel kesi (bıçak kesisi?) olup hayati tehlike olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir”
Görüşünü içerir kesin hekim raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Bıçak araştırma tutanağı, rızaen muhafaza altına alma tutanakları dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, yaranın yeri ve niteliği birlikte gözetildiğinde suç vasfını kasten öldürme yerine, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak niteleyen İlk Derece Mahkemesinin uygulamasının isabetli olmadığı nedeni ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı
Bölge Adliye Mahkemesince suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun maktulün sol kol ve göğüs bölgelerine doğru iki kez bıçak sallaması, yaralanan maktulün suça sürüklenen çocuğu kovalaması, sol hemitoraksa nafiz kesici delici alet yaralanmasının yol açtığı kalp, perikart, akciğer yaralanması ve masif dış kanama nedeni ile maktulün ölmesi gibi hususlar göz önünde tutularak öldürme kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği anlaşılmakla, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanan suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik Oranı
1. Meşru Savunma ve Sınırın Aşılması
Olay tarihli güvenlik kamera görüntüsü, maktule ait ölü muayene ve otopsi tutanağı, suça sürüklenen çocuğun adlî muayene raporu karşısında suça sürüklenen çocuğun suçta kullandığı bıçağı kullanış biçimi, maktulden suça sürüklenen çocuğa ve arkadaşı ….’ye yönelen saldırının basit olması ve maktulü başka şekilde engellemek suretiyle de haksız saldırıyı defedebilecek durumda olmasına rağmen orantısız biçimde hareket etmesi nedeniyle eylemin, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları altında işlenmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik
Olaydan önce ve olay sırasında maktulün suça sürüklenen çocuğun arkadaşı …’ye vurması, arkasından maktul ve suça sürüklenen çocuğun karşılıklı kavga etmeleri, maktulün suça sürüklenen çocuğa bıçak sallaması, suça sürüklenen çocuğun Olay ve Olgular başlığı altında (A-6) paragrafında ayrıntıları belirtilen adlî muayenede ifade edildiği şekilde yaralanması dikkate alınarak 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indiriminin 15 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/1198 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
10.01.2023 tarihinde karar verildi.