Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6946 E. 2023/55 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6946
KARAR NO : 2023/55
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/357 Esas, 2019/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/366 Esas, 2020/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında (5) numaralı paragrafta yer alan; “Niğde Adli Emanetinin 2018/1041 sırasında kayıtlı bıçağın TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine; Niğde Adli Emanetinin 2018/1041 sırasında kayıtlı bıçağın sanık tarafından suçta kullanılmaması ve katılan ile mağdura ait olması nedeniyle katılan ile mağdura İADESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilen hükme yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun taksirle ya da kasten yaralama, en azından olası kastla öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna,
2. Meşru savunma ya da sınırın aşılması hâlinin mevcut olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, katılan ve temyiz dışı mağdur …’nin kızı ile evli oldukları, olaydan önce boşandıkları, olay günü sanığın katılan ve temyiz dışı mağdur …’ye ait eve gece vakti giderek kapıyı çaldığı, kapının açılmaması üzerine kapıya tekme atarak kilidini kırıp içeriye girdiği ve katılana piknik tüpü ile vurarak beyin kanaması geçirmesine, yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbî tedavi ile iyileşemeyecek nitelikte ve ağır (beş) derecede etkileyen kemik kırıklarına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden; sanığın kapıyı tekmeleyerek kırıp içeri girdiği bu nedenle ilk haksız hareketin sanık tarafından geldiği, bu hâliyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılarak sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmadığı belirtilmiştir.

Taraflar arasında sanığın savunmalarında da bahsettiği şekilde katılan ve temyiz dışı mağdurun kızı ile sanık …’in evliliklerinin son bulması nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın alkollü bir şekilde katılan ile temyiz dışı mağdura ait eve geldiği, eylemin akabinde olay yerine jandarma geldiğinde defalarca uyarılmasına rağmen kapıyı açmadığı, yaralı katılanı, kapının arkasında bırakarak kapının açılmasını engellediği, olay yeri incelemesi sırasında mutfakta bulunan tüp ile bıçağın üzerinde kan izlerinin bulunduğu, katılanın olay sonrasında uzun bir süre yoğun bakımda kaldığı, sanığın katılanı, hayatî tehlike meydana gelecek şekilde yaraladığı dikkate alınarak sanığın katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin kabulü ile buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.

4. Tanıklar …..,….,….,….,…,….,.,….,. ve …..,’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. 20.02.2018 tarihli Olay Yeri Tespit ve Görgü Tutanağı, aynı tarihli olay yeri inceleme raporu, Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 15.03.2018 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir.

6. Katılan hakkında, 04.07.2018 tarihli, Niğde … …Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen;

“Yaralanmasının beyin ödemi ve SAK A neden olduğundan kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, sol 10-11 kot kırığı, T12 vertebra kırığı, L2 sağ yan çıkıntı kırığı ve burun kemiğindeki ayaklı kırığın skorlama yapıldığında kişinin yaşam fonksiyonlarını 5 (beş) ağır derecede etkileyeceği, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya kaybı niteliğinde olmadığı,”
Görüşünü içerir kesin adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Sanık hakkında 20.02.2018 tarihli Niğde Ulukışla İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen genel adlî muayene raporunda; “Yüzünde ve vücudunda çok sayıda yaralanmasının olduğu, yedi adet yüz bölgesinde, dört adet vücudunun çeşitli bölgelerinde kesi izlerinin olduğu, bu yaralanmaların BTM ile giderilebilir olduğu, hayati tehlikesinin olmadığı” nın belirtildiği görülmüştür.

8. Sanıkta meydana gelen yaralanmalarla ilgili herhangi bir adlî soruşturmanın bulunmadığına dair cevabî müzekkere dava dosyasına eklenmiştir.

9. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkta mevcut yaralanmalar yönünden suç duyurusunda bulunulması üzerine Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim olunan 11.01.2019 tarihli ve 2019/9 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı itiraz edilmeksizin 15.02.2019 tarihinde kesinleştiğine dair evrak dava dosyasında mevcuttur.

10. Sanık ile katılana ait resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın eylemi neticesinde katılan hakkında 04.07.2018 tarihli Niğde … …Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen katî hekim raporuna göre katılanın “Beyin ödemi ve SAK a neden olacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, sol 10-11 kot kırığı, T12 vertebra kırığı, L2 sağ yan çıkıntı kırığı ve burun kemiğindeki ayaklı kırığa neden olup kırıkların skorlama yapıldığında kişinin yaşam fonksiyonlarını 5 (beş) ağır derecede etkileyecek” nitelikte yaralandığı anlaşılmakla, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt ve üst sınır arasında makul bir ceza belirlenmesi yerine 10 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
1. Katılanın eski damadı olan sanığın, alkollü vaziyette katılanın evine gece vakti gittiği ve katılanı, Olay ve Olgular başlığı altında (A-6) paragrafında ayrıntıları belirtilen raporda ifade edildiği üzere beyin ödemi ve SAK A neden olacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, kişinin yaşam fonksiyonlarını 5 (beş) ağır derecede etkileyecek sol 10-11 kot kırığı, T12 vertebra kırığı, L2 sağ yan çıkıntı kırığı ve burun kemiğindeki ayaklı kırığa neden olacak nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Taraflar arasında sanığın savunmalarında da bahsettiği şekilde katılanın kızı ile sanığın evliliklerinin son bulması nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın alkollü bir şekilde katılana ait eve gece vakti geldiği, dinlenen jandarma personeli tanık Y.T. ile diğer tanıklar tarafından sanığın defalarca uyarılmasına rağmen kapıyı açmadığı, katılanı kapının arkasında bırakarak kapının açılmasını engellediği, uğraşılar sonucu ikna olarak katılanı geriye doğru çekmesi üzerine kapının açılarak içeriye girildiği, katılanın olay sonrasında uzun bir süre yoğun bakımda kaldığı, ağır kafa travması geçirdiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemin, kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin yeterli ve kanunî gerekçeye dayanan suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Meşru Savunma, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebepleri
Sanık her ne kadar çocuklarını görmek için katılanın evine gittiğini, bu durumu tanık M.S.’ye de söylediğini, ancak katılanın ve temyiz dışı mağdurun, çocuklarını göstermek istemediğini beyan etmiş ise de tanık M.S. sanık ile aralarında bu şekilde bir konuşmanın geçmediğini beyan etmiştir. Sanık, katılanın kapıyı açar açmaz kendisine bıçak ile saldırdığını, kendisini korumak için katılana vurmak zorunda kaldığını ve katılanın üzerine düşerek yaralanmasına neden olduğunu beyan etmiş ise de Olay ve Olgular başlığı altında (A-10) paragrafında belirtilen resmî nüfus kayıtlarına göre katılanın 1949, sanığın ise 1987 doğumlu oldukları, sanığın iddia ettiği şekilde katılanın kendisine saldırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın bu iddialarının soyut nitelikte kaldığı, sanığın yaralanmaları ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın bu yaralanmalarının katılan tarafından gerçekleştirildiği kabul edilse dahi sanığın kapıyı tekmeleyerek kırıp içeri girmesi ile ilk haksız hareketin sanık tarafından geldiği, bu hâliyle sanık hakkında meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.03.2020 tarihli ve 2019/366 Esas, 2020/255 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.