Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7036 E. 2023/60 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7036
KARAR NO : 2023/60
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi yönünden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemini, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra öne sürdüğü belirlenmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2019/42 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/616 Esas, 2020/596 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, karar başlığında yer alan maddî hataya ilişkin eleştiri ile esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde indirim sebepleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine, verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk ile katılan … arasında, olaydan önce tespit edilemeyen bir nedenden dolayı husumet oluştuğu, katılanın, bu nedenle cep telefonundan suça sürüklenen çocuğu arayıp tehdit ettiği, suça sürüklenen çocuğun olanları tanık Mert’e anlattığı, tarafları barıştırmak için tanığın aracılık yaptığı ancak başarılı olamadığı, tanık ile katılan arasında telefonda küfürleşmenin yaşandığı, katılan ile

suça sürüklenen çocuk arasındaki anlaşmazlığın bu şekilde süre geldiği, olay günü, tanık ile suça sürüklenen çocuk parktayken katılan ve arkadaşlarının da parka geldikleri ve taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, birbirlerini karşılıklı darp ettikleri, bu olaydan sonra gün içinde katılanın, suça sürüklenen çocuğu aramaya başladığı, birkaç kez karşılaştıklarında suça sürüklenen çocuğun kaçtığı ancak son karşılaşmalarında katılanın, suça sürüklenen çocuğun üzerine gittiği, tarafların küfürleştiği ve kavganın başladığı, suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan, adlî emanette kayıtlı bıçakla katılanı, sağ kol iç yüzeyi, sol uyluk lateral, sağ kasık, sol meme başı ve sol bacak lateralinden yaraladığı, sağ femoral bölgedeki ve sol gögüs yan duvarındaki yaralanmaların hayatî tehlikeye neden olduğu, suça sürüklenen çocuğun eylemden sonra olay yerinden kaçarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.

Suçun vasfı yönünden; suça sürüklenen çocuğun suçta kullandığı silahın niteliği, katılanın hayati bölgelerine de isabet eden toplam altı bıçak yarasının bulunması, suça sürüklenen çocuğun hedef gözetme imkânının bulunduğu ve yaralanmalar sonucunda katılanın hayatî tehlike geçirdiği belirlendiğinden suça sürüklenen çocuğun eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak vasıflandırıldığı ve buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.

Teşebbüs indirimi yönünden; suça sürüklenen çocuğun teşebbüs aşamasında kalan eylemi hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken suça sürüklenen çocuğun icraî hareketlerinin niteliği ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 16 yıl hapis cezasına indirildiği belirlenmiştir.

Haksız tahrik indirimi yönünden; taraflar arasında olay öncesi husumet bulunduğu, aralarında karşılıklı darp eylemleri ile küfürleşmelerin de olduğu, kavga sonrası katılanın suça sürüklenen çocuğu dövmek için aradığı, ancak husumetin doğmasında ve yine olaydan önce parkta yaşanan kavgada ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak tespit edilemediği dikkate alınarak bu durumun, suça sürüklenen çocuk lehine yorumlanmasıyla suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) indirim yapıldığı belirlenmiştir.

Akıl hastalığına ilişkin indirim yönünden; suça sürüklenen çocuğun düçâr olduğu hastalık ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmasına yol açtığından, 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapıldığı belirlenmiştir.

Takdiri indirim nedeni yönünden; cezanın, geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapıldığı belirlenmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.

4. Tanıklar ……,……,……,…..,.’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 08.06.2018 tarihli;
“Sağ femoral bölgede, sol gögüs yan duvarından ve sağ ön koldan bıçaklanmış” şeklinde bulgularla geldiği kayıtlı iken;
Ameliyat girişimleri başlıklı bölümde ise; genel anestezi altında ingiunal ligament üzerinden femoral arter ve femoral ven eksplore edildi ve askıya alındı, arter ve ven birlikte klampe edildi, femoral bölgedeki kesi ve delici alet yarası olduğu bölgende kesinin genişletildiği, yapılan kontrolde femoral arterin salim olduğu ancak femoral venin longitudinal olarak 2cm kadar açılmış olduğu tespit edilip yaralanan venin tamir edildiği kayıtlı olup, tıbbi belgenin başka bir bölümünde “sol AC’de toraks tüpü mevcut, sol akciğerde solunum sesleri azalmış” şeklinde bulgular kayıtlı olup, sağ ön koldaki kesik vasıflı yara ile ilgili herhangi bir damar yaralanmasından bahsedilmediği görülmekle;
a-) Şahsın hayatını tehlikeye maruz kıldığı,
b-) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı,
c-) Vücut kemiklerinde kırık tarif edilmediğini bildirir rapordur.”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasına alınmıştır.

6. Katılanın eylemi neticesinde suça sürüklenen çocukta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adlî Tıp Birimi tarafından tanzim olunan 28.05.2018 tarihli;
“… burun üstünde … ve hassasiyet, boyun sağ yandan göğüse uzanan 2 adet, 7*0,5 cm sıyrık, sağ kol iç yüzde 5*0,5 cm sıyrık mevcut”
Şeklinde tespitlere yer veren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim olunan, 16.11.2018 tarihli;
“…’nın mevcut zeka geriliğinin ceza ehliyetini tamamen ortadan kaldırmayacağı TCK’nun 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağı”
Görüşlerine yer verilen adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

8. Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğuna dair resmî nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunmuştur.

9. Suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydı UYAP ortamında denetlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yokluğunda verilip 20.04.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 23.06.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Akıl Hastalığına İlişkin İndirim Yönünden
Mahkemece hükme esas alınan, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 16.11.2018 tarihli sağlık kurulu raporunun gözlem altında takip üzerine tanzim olunmaması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla ve hâlen 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti için; tüm tahkikat dosyası ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk ile, Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına alındıktan sonra düzenlenecek raporla birlikte İstanbul Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilmesi, Gözlem İhtisas Dairesi ile 4. İhtisas Kurulu raporları arasında çelişki mevcut olması hâlinde, suça sürüklenen çocuğun İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna sevkinin sağlanması ile, muayenesi de yapılmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken yetersiz raporun hükme esas alınması suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Teşebbüs İndirimi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanda, Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adli muayene raporunda belirtilen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama karşısında meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için onüç yıldan yirmi yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen 16 yıl hapis cezasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik İndirimi Yönünden
İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşik ve süreklilik gösteren içtihatlarında belirtildiği şekilde; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, şüpheli kalan bu hâlin şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Takdiri İndirim Nedeni Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında yeterli ve kanuni gerekçeye dayalı olarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (B-1) paragrafında açıklanan nedenle katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 Tarihli ve 2020/616 Esas, 2020/596 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.