Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7602 E. 2023/185 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7602
KARAR NO : 2023/185
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

TUTUKLU
DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/718 E., 2022/1344 K.
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, …, …, …
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarih ve 2020/271 Esas, 2021/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarih ve 2022/718 Esas, 2022/1344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suç vasfının hatalı belirlendiğine ve tasarlama bulunduğuna,
2. Haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 25 inci ve 27 nci maddelerinin uygulanması gerektiğine,
3. Suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olarak belirlenmesi gerektiğine,
4. Takdiri indirim uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul … ile dosya tanığı …’nın sevgili oldukları, olay gününden önceki gün tanık …’nın maktulden ayrıldığı, …’nın o gün geceyi geçirmek üzere tanık …’in evine gittiği, maktulün ayrılık meselesini konuşmak üzere olay günü sabah 04.00 sularında …’nın yaşadığı aparta geldiği, apartın girişinde güvenlik görevlisi olarak çalışan tanık … ile karşılaştığı ve selamlaştığı akabinde …’nın evine çıktığı ve kapıyı çaldığı, evde o sırada …’nın ev arkadaşı olan tanık …’in bulunduğu ve zilin çalması üzerine …’in kapıya kimin geldiğini görevli …’a sorduğu, …’un “… geldi” demesi üzerine yine aynı apartta başka dairede yaşayan ve erkek arkadaşı olan sanık …’a mesaj attığı, mesajında …’un şiddetli şekilde kapıya vurduğunu söylemesi üzerine sanığın …’e kapıyı açmamasını tembihlediği, bu sırada apartta görevli …’un gelerek maktulü kapının önünden aldığı ve asansörle aşağı indikleri ve bina dışına çıktıkları sırada sanık …’ın yanlarına geldiği, sanık ve maktul arasında kim tarafından başlatıldığı belli olmayan kavga sonucunda sanığın maktulü kalp ve karın bölgelerinden 4 kez bıçakladığı anlaşılmıştır.

Suç vasfı yönünden; Her ne kadar sanık kendini savunmak amacıyla bıçağı rastgele savurduğunu iddia etmişse de, olayın gerçekleşme şekli, kullanılan suç aletinin öldürmeye elverişli olması, sanığın maktule yönelik birden fazla kez bıçakla hamle yapması ve isabet bölgelerinin batın ve göğüs bölgeleri olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.

Haksız tahrik yönünden; Olayın gerçekleştiği yer, gerçekleşme tarzı ve tanık …’un aşamalarda çelişkili beyanları nazara alındığında taraflar arasındaki ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden, sanık lehine değerlendirme yapılmış ve sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (1/4) indirim uygulandığı tespit edilmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Tanıklar …, … ve …’in ifadeleri dava dosyasına eklenmiştir.

4. Maktulün cesedi üzerinde yapılan ölü muayene ve klasik otopsi işlemi neticesinde tanzim edilen 22.06.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktulün göğüs ve batın bölgesine nafiz iç organ yaralanmasına yol açan kesici delici alet yaralanması sonucu iç ve dış kanama nedeniyle öldüğü belirtilmiştir.

5. Sanığa ait 22.06.2020 tarihli 04:45 saatli adli muayene raporunda; 0.03 promil alkollü olduğunun ve vücudunda darp cebir izine rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

6. Olay yeri inceleme raporu, … Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 14.08.2020 ve … Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 30.07.2020 tarihli uzmanlık raporları, olay anına ilişkin kamera kaydı görüntüleri ve buna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Tasarlama
Tasarlamanın oluşması için bir kimseye karşı belli bir suç işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içinde sebat ve ısrar gösterilerek soğukkanlılıkla kararlaştırılan suçun işlenmesi gerekmekte olup, somut olayda tasarlamanın koşulları bulunmadığından eylemi kasten öldürme olarak vasıflandıran hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız tahrik
Olay gecesi maktulün, kız arkadaşı olan … ile konuşmak amacıyla sabah 04.00 sularında …’nın ikametine gelerek kapısına vurduğu, bu sırada …’nın evde olmadığı ancak ev arkadaşı tanık …’in kapının şiddetle çalındığını erkek arkadaşı olan sanığa ve görevli …’a bildirdiği, maktulün güvenlik görevlisi … tarafından aşağıya indirilmesinin akabinde sanık … ile karşılaştıkları an sonrasında kamera görüntülerinden de anlaşıldığı üzere birbirlerine sataştıkları, akabinde binanın dışında karşılıklı olarak yumruklaşmaya başlayarak kavgaya tutuştukları, ilk sataşmanın gerek görüntü kayıtları, gerekse tanık …’un beyanından anlaşılacağı üzere kim tarafından başlatıldığının anlaşılamaması karşısında sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Haksız Tahrik
Yukarıda “Gerekçe” başlığı altında A-2 nolu bentte yazılı gerekçede belirtildiği üzere Mahkemece sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması
Her ne kadar sanık kendini korumak amacıyla elindeki bıçağı rastgele savurduğunu iddia etmiş olsa da; olaya ilişkin tek görgü tanığı olan tanık …’un da ilk ifadesinde maktulün elinde herhangi bir cisim görmediğini beyan etmesi ve olay yerinde, maktulün elinde ya da üzerinde silah nev’inden bir suç aletinin bulunmaması karşısında, maktulden sanığa yönelen, gerçekleşen ya da Esas No : 2022/7602

gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırı bulunduğuna ilişkin bir delil tespit edilemediği, dolayısıyla sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suç vasfı
Suçta kullanılan ve 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi gereğince yasak olduğu ekspertiz raporu ile sabit olan sustalı bıçağın öldürmeye elverişliliği, sanığın maktule birden fazla kez hamle yapması, hedef alınan bölgeler ve isabet yerleri dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürme olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Takdiri indirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu gözetilerek Mahkemece; “Sanığın olay sebebiyle maktülü hayati öneme haiz vücut bölgelerinden iki derin kesi oluşacak şekilde bıçaklaması karşısında suç kastının yoğunluğu, olay yerine 6136 sayılı yasaya tabi bıçakla gitmek suretiyle birden fazla suçu bir arada işlemiş oluşu yargılama sürecinde atılı suçu işlemekten ötürü samimi ve ciddi hiçbir pişmanlığının müşahede edilmemesi, cezanın caydırı olması gereken etkisi, takdiri indirim hükümlerinin her olayda uygulanan yasa maddesi olmayıp koşulları oluştuğunda kanaat getirilmesi halinde uygulanacak yasa hükmü oluşu karşısında sanık hakkında yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarih ve 2022/718 Esas, 2022/1344 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.01.2023 tarihinde karar verildi.