Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7894 E. 2023/163 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7894
KARAR NO : 2023/163
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2021 tarihli ve 2021/75 Esas, 2021/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sübuta,
2. Eksik inceleme ile karar verildiğine,
3. Suç vasfına,
4. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun tasarlanarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek işlendiğine,
2. Takdiri indirim sebepleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın suç yeri sitede bahçıvan, maktulün ise site yöneticisi olduğu, site bahçesinde tartışmaya başladıkları, sanığın maktulün kafasına sopa ile vurduğu, devamında tabanca ile maktulün başına ve göğsüne ateş ederek maktulü öldürdüğü kabul edilmiştir.

Haksız tahrik yönünden yapılan değerlendirmede, sanığın kovuşturma aşamasında alınan maktulün işi sebebiyle kötü davrandığı, “Sizi ben besliyorum, şerefsizler, ekmek elden su gölden yiyip içip yatıyorsunuz” şeklinde söz söylediğini beyan ettiği, müdafii huzurunda alınan beyanlarında bu hususlardan bahsetmediği, sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında ise maktulün “lan” dediğini beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, tanık …’in beyanlarında hakarete yönelik bir anlatımının olmadığı, bu nedenle sanığın kovuşturma aşamasındaki beyanlarının haksız tahrik indiriminden yararlanma kastıyla söylediği anlaşılmıştır.
Yine sanığın, maktul tarafından mobing yapıldığını beyan etmiş ise de, aynı sitede bahçe işinde çalışan tanık Yüksel’in beyanlarında sanığın çalışma arkadaşlarına mobing yapmadığını, sanığa mobing yapıldığına tanık olmadığını beyan etmesi karşısında haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Tanıklar …ve …’ın beyanlarında dava dosyasında mevcuttur.

4. Olay yeri inceleme raporuna göre, olay yerinde üç adet 7,65 mm çapında kovan ve iki adet sopa bulunmuştur.

5. İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 08.04.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre olay yerinden elde edilen üç adet kovanın sanıktan temin edilen silahtan atıldığı tespit edilmiştir.

6. 23.03.2020 tarihli otopsi tutanağına göre; “Boyun sol yanda 0,5 cm’lik muhtemel ASMÇ giriş yarası, sol arka aksiller hattın 3 cm üzerinde 0,5 cm’lik muhtemel ASMÇ giriş yarası olduğu, sol kol üst dış yanda 0,5 cm’lik muhtemal ASMÇ çıkış yarası, sağ oksipitalde 4×2 cm’lik şişlik olduğu, sol zigoma üzeri 3×2 cm’lik ekimoz, üst dudak sol üst yanda 1 cm’lik sıyrık, bu bölgeye kesi atıldığında cilt altı yumuşak dokularının kanamalı olduğu görüldü, bu bölgeden muhtemel 7,65 mm çapında üzerinde yiv ve set izleri bulunan kısmen deforme olmuş 1 adet mermi çekirdeği elde edildi. Sağ dizde 2 adet 2 cm’lik sıyrık olduğu…”
“…saçlı deri altı sağ oksipital bölge kanamalı bulundu. Sağ temporal kas grubunda 2 cm’lik kanama izlendi. Sağ temporal kas grubunun sağlam olduğu görüldü. Kafa kubbe kemikleri sağlam bulundu. Her iki oksipital ve sol pariyetalde subaraknoit kanama olduğu, sağ temporalde yer yer kontüzyon alanları olduğu görüldü…”
“…boyun sol yan yumuşak dokular yaygın kanamalı bulundu. Sternum 3. İKA hizasında ekimozlu kırık, sol 2-6 sağ 2-7 kotlar ekimozlu kırık olduğu görüldü…” tespit edilmiştir.

7. Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 04.04.2021 tarihli raporuna göre; “Kişinin vücudunda sol kol üst kısım ve boyun sol yanda olmak üzere iki adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup yaptıkları yaralanmaların ayrı ayrı ya da birlikte öldürücü nitelikte olmadığı…”
“…kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ile beyin doku harabiyeti sonucu gerçekleşmiş olduğu…” tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekillerinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
a. Tasarlama
1. Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş,
“Nitelikli hâller” başlıklı 82 nci maddesinde;
“(1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,

İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.

2. Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından “soğukkanlılık” ve “planlama teorisi” olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.

3. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu dönemde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 09.07.2002 tarihli ve 2002/138 Esas, 2002/301 Karar sayılı kararı ile 03.12.2002 tarihli ve 2002/247 Esas, 2002/414 sayılı kararlarında; “Failin bir kimseye karşı bir suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, suçu işlemeden önce soğukkanlı bir şekilde düşündükten sonra ulaştığı ruhsal sükûnete rağmen kararından vazgeçmeyip ısrarla ve bu akış içerisinde fiilini icraya başlaması hâlinde tasarlamadan söz edilebilir. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte, ancak tasarladığı suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat bir başka nedenle ve ani bir kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır.” sonucuna ulaşılmıştır.

4. Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/144 Karar sayılı kararı, 26.06.2012 tarihli ve 2012/67 Esas, 2012/258 Karar sayılı kararı, 12.06.2012 tarihli ve 2012/560 Esas, 2012/227 Karar sayılı kararı, 25.01.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı, 16.02.2010 tarihli ve 2010/251 Esas, 2010/25 Karar sayılı kararı, 02.02.2010 tarihli ve 2010/239 Esas, 2010/14 Karar sayılı kararı, 15.12.2009 tarihli ve 2009/200 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararı, 03.10.2006 tarihli ve 2006/30 Esas, 2006/210 Karar sayılı kararı, 13.11.2001 tarihli ve 2001/239 Esas, 2001/247 Karar sayılı kararı ile 28.04.1998 tarihli ve 1998/117 Esas, 1998/155 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

5. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.

6. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanık ve tanıkların beyanlarından olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, sanığın eylemini tasarladığına ilişkin bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b. Canavarca Hisle
1. 5237 sayılı Kanun’da kasten öldürme fiilinin, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek” gerçekleştirilmesi bu suçun nitelikli hâli olarak düzenlenmiş faildeki ahlaki kötülüğün yoğunluğu ve insani duygulardan yoksunluk, cezanın artırılmasını gerektirir hâl kabul edilmiştir. Eziyet çektirerek öldürme suçun bir işleniş şekli olduğu hâlde, canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla ilgili bir husustur.

2. Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, sırf öldürmüş olmak için öldürmek, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmek, silahı denemek maksadıyla öldürmek gibi hâller sadist bir
duygu ve düşüncenin eyleme egemen olması bakımından “canavarca his ile” öldürmeye örnek oluştururlar.

3. Bu açıklamalar ışığında sanığın, sırf öldürmek için öldürme ya da zevk için öldürme dürtüsüyle hareket ettiğine dair dava dosyasına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdiri İndirim Sebebi
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, nitekim Mahkemece, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi gerekçe gösterilerek takdiri indirim sebebi uygulanması takdir kılındığından, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sübut, Eksik İnceleme ve Suç Vasfı
Sanık müdafii tarafından, sanığın maktulün başına sopa ile vurmadığı ve ölümünün yere yüz üstü düşüp kafasını çarpması nedeniyle meydana geldiği, sanığın eylemi ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunmadığı belirtilmiş ise; sanığın kendi beyanlarında maktule sopa ile vurduğunu beyan ettiği, tanıklarında bu durumu desteklediği, ayrıca olay yeri inceleme raporuna göre iki adet sopa bulunduğu, bunlardan birinin kan birikintisi yanında olduğunun belirlendiği, yine tanık beyanlarına göre maktulün sanığın eylemleri sonrasında yüz üstü yere düştüğünün belirtildiği, otopsi raporuna göre, sanığın kafatası ön bölgesinde herhangi bir bulgu olmadığı, kafa arka ve sol yanda subaraknoit kanama olduğunun belirtildiği, böylelikle sanığın sopa ile maktulün kafasına arkadan darbeler vurarak beyin kanamasına yol açtığı, ölüm ile sanığın eylemi arasında doğrudan illiyet bağının bu şekilde sübut bulduğu, ayrıca sopa darbeleri sonrasında sanığın eylemine son vermeyerek yerde yatan maktulün sol kol üst kısım ve boyun sol yanına tabanca ile ateş ederek öldürme kastını doğrudan açığa çıkarttığı, bu şekilde sanığın kendi beyanları, tanık beyanları, otopsi raporu ve olay yeri inceleme raporu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Haksız Tahrik
Olay ve olgular başlığının (A-1) nolu paragrafında belirtildiği üzere, olaya doğrudan tanık olan …’in beyanlarında maktulün haksız tahrike sebep olacak herhangi bir davranışının bulunmadığı, sanığın haksız tahrike neden olacak maktulden kaynaklanan eylemleri aşamalarda geliştirerek çelişkiye düştüğü, ayrıca tanıklar Yüksel, … ve Rasim’in beyanlarında sanığın maktule mobing yaptığına dair görgülerinin bulunmadığı beyan etmeleri karşısında, Mahkemece hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.01.2023 tarihinde karar verildi.