YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7932
KARAR NO : 2023/7126
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/873 E., 2022/926 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılıEsas No: 2022/7932 Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2022/873 Esas, 2022/926 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.07.2022 tarihli ve 2022/84855 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, tasarlamanın koşullarının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.2018 yılı Şubat ayında her ikisi de evli olan sanık ile maktulün baldızı olan tanık …’ün internet üzerinden tanıştıkları, sonrasında tanık …’nın İstanbul iline giderek sanıkla birlikte yaşamaya başladığı, sanık ile tanık …’nın İstanbul ilinde 1,5-2 ay kadar birlikte yaşadıkları, akabinde tanık …’nın sanıktan şiddet görmesi nedeniyle babasını aradığı, sonrasında maktulün tanık …’ya otobüs bileti aldığı, …’nın otobüsle Osmaniye iline babasının yanına döndüğü, tanık … Osmaniye’ye geri döndükten sonra sanığın sürekli olarak aradığı ve barışıp bir araya gelmek için girişimlerde bulunduğu, ancak … ve ailesinin sanıkla konuşmayı kabul etmedikleri, maktulün sanığa mesaj atarak tanık …’yı rahatsız etmemesini istediği, sanığın tanık … ile bir araya gelememesinin müsebbibi olarak maktulü gördüğü ve ona husumet beslediği, olay tarihinden önce olayı gerçekleştirmek amacıyla silah satın aldığı, tanık …’nın babası tanık …’yı arayarak tehditte bulunduğu, ayrıca tanık …’ya “…’ı vuracağım, …’nın kızını öldüreceğim” şeklinde bir mektup yazarak bıraktığı, sanığın iletişiminin engellenmesi nedeniyle maktul ve tanık …’ya ulaşamadığı, sanığın eylemini gerçekleştirmek için olay tarihinden önce birkaç kez Osmaniye iline geldiği ancak eylemini gerçekleştiremeden Osmaniye’den ayrıldığı, sanığa 17.06.2020 günü tanık …’nın kendisi hakkındaki şikayetinden dolayı Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzlaşma işlemlerinin 25.06.2020 günü Osmaniye Adliyesinde gerçekleştirileceğine dair mesaj gönderildiği, sanığın mesajın gönderildiği tarih olan 17.06.2020 tarihinde tanık … ile tanık …’ya yardım ettiğini ve kendisi ile birleşmelerine engel olduğunu düşündüğü maktulü kesin olarak öldürmeye karar verdiği, olay günü Osmaniye iline otobüsle seyahat ederek geldiği, 07 MHS … plakalı aracı kiraladığı, gelirken yanına olaydan sonra görünümünü değiştirmek amacıyla yedek kıyafet aldığı, ayrıca olayda parmak izi bırakmamak için kullanmak amacıyla yakalanması esnasında ele geçirilen bir çift siyah renkli inşaat eldiveni getirdiği, kiraladığı araçla önce tanık …’nın ikametinin önünde beklediği, gelmeyince adliyeye gittiği, silahını araçta bırakarak adliye içerisine girip maktul ve tanık …’nın gelmesini beklediği, maktul ve tanığı uzaktan takip ettiği, maktul ve tanık …’nın birlikte adliyeden ayrılmasından sonra sanığın maktulün aracını takip ettiği, sanığın maktule engelini kaldırması ve kendisiyle görüşmesi için mesaj attığı, ancak maktulün sanığa cevap vermediği, maktulün tanık …’yı babası tanık …’nın evine bıraktığı, bir müddet sonra sanığın tanık …’yı öldürmek için tanığın bulunduğu ikametin kapısını çaldığı, tanık …’nın kapıyı açtığı, sanığın tanık … ile görüşmek istediğini söylediği ancak …’nın babası …’nın bu isteğe karşı çıktığı, sanığın tanık …’ya karşı eylemde bulunamadan buradan ayrıldığı ve tanık … ile ayrılmalarına ve tekrar barışamamalarına sebep olduğunu düşünerek öldürmek amacıyla bu yere yakın bir yerde bulunan maktulün ikametinin bulunduğu yere gittiği, maktulün ikametinin önünde arkadaşı katılan … ile birlikte araç içerisinde oturan maktulden araçtan inmesini istediği, maktul araçtan inerken sanığın yanında bulunan 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ruhsatsız tabanca ile maktulün göğüs ve baş kısmını hedef alarak birden fazla el ateş ettiği, akabinde kaçarken kendisini takip etmemesi için arabadan inen katılan …’e doğru 3- 4 metre mesafeden bir el ateş ettiği ancak katılana isabet etmediği, sanığın olay yerinden suça konu tabanca ile birlikte kaçtığı, maktulün ise kaldırıldığı hastanede ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı hemopnömotoraks, iç organ yaralanması, iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü anlaşılmıştır.
2.Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 09.10.2020 tarihli ve 2020/599 sayılı otopsi raporunda; “…Kişinin vücudunda 2 (iki ) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, haricen 1 noda tarif edilen yaradan vücuda giren ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının öldürücü nitelikte olduğu, haricen 3 ve 5 noda tarif edilen yaradan vücuda giren ateşli silah mermi çekirdeği yarasının öldürücü nitelikte olmadığı…Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı hemopnömotoraks, iç organ yaralanması, iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği…” bildirilmiştir.
3. Sanık savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu, 25.06.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin, 18.09.2020 tarihli raporu, 14.01.2021 tarihli imaj verisi inceleme tutanağı, Osmaniye Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğinin teknik inceleme ve export (veri çıkarım) raporları, uzmanlık raporları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, tasarlamanın koşullarının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve fazla ceza tayin edildiğine yönelen temyizEsas No: 2022/7932sebepleri ve Tebliğname yönünden;
Dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık ikrarı, tanık beyanları ve otopsi raporu uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın tanık … ile barışmalarına engel olduğunu düşündüğü maktule husumet beslemesi, facebook üzerinden “… ” isimli kişi ile yaptığı yazışmada tanık … ile birlikte 4 kişinin daha canını almak için daha önceki bir tarihte Osmaniye iline gittiğini belirtmesi, tanık …’nın evine mektup bırakarak “…’ ıvuracağım, …’nın kızını öldüreceğim” demesi, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzlaştırma işlemlerinin 25.06.2020 tarihinde gerçekleştirileceğine dair mesajın geldiği 17.06.2020 günü saat 14:42:25’de sosyal medya hesabından “bu kardese hakinizi helal edin” şeklinde ileti paylaşması, yine “… Vildan Blhn” kullanıcı adlı kişi ile 19.06.2020 günü yaptığı yazışma içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tanık … ve ona yardım ettiğini düşündüğü maktulü öldürmek için Osmaniye iline gelmeyi planladığı, olaydan üç ay önce silah satın alarak, araç kiralayıp yedek kıyafet ve inşaat eldivenini yanında bulundurmak suretiyle hazırlık eylemlerini gerçekleştirmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar göstererek kararından dönmemesi karşısında, suç vasfının tasarlayarak kasten öldürme olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2022/873 Esas, 2022/926 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.