Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8253 E. 2023/1082 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8253
KARAR NO : 2023/1082
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/372 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/720 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, sanığın suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Tanıklar dinlenmeyerek, keşif yapılmayarak ve bağlantılı dava dosyası birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine,
3. Sanığı soruşturma aşamasında, müdafii olmadan alınan beyanlara, hukuka aykırı delil niteliğinde bulunduğundan itibar edilmeyeceğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Arkadaş olan ve aralarında ticari ilişki bulunan sanık ve maktulün olay tarihinde buluştukları, aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle çıkan tartışma sonucu sanığın maktule tabancayla birden fazla kez ateş etmek suretiyle maktulü öldürdüğü anlaşılmıştır.

2. Sanığın, kolluk güçleri tarafından tanzim edilen 31.10.2020 tarihli tutanakta, atılı suçlamayı ikrar ettiği, daha sonra kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde susma hakkını kullandığı, savcılık aşamasında ise, atılı suçlamayı inkâr ettiği belirlenmiştir.

3. Maktul hakkında düzenlenen 11.02.2020 tarihli klasik otopsi tutanağında, “sol subclavikuler orta bölgede ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, sağ yanak üzerinde, sağ madibular kavis üst orta sınırında, kulak memesine 5 cm mesafede ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, ense orta hatta saçlı deri sınırında ateşli silah mermi çekirdiği giriş yarası, sağ kulak memesi 5 cm üst arka bölgede, temporal

arka alanda ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası bulunduğu, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, sternum, servikal vertebra, mandibula kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, büyük damar yaralanması, sonucu meydana gelmiş olduğu” belirtilmiştir.

4. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün İST-BYL-21-00030 numaralı uzmanlık raporunda, olay günü sanığa ait ve sanığın kullanımında bulunan ve maktulün de sağ ön yolcu koltuğunda bulunduğu anlaşılan araçta yapılan inceleme sonucunda, sağ koltuktaki emniyet kemeri tokası üzerinde tespit edilen kan lekesinin maktule ait olduğu belirlenmiştir.

5. Maktulün ve sanığın 03.06.2019 tarihli sahte çek nedeniyle vermiş oldukları ifade tutanağı, kolluk tutanakları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları, görüntü inceleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Gerekçe Yönünden
Temel bir insan hakkı olan gerekçeli karar hakkı, gerek uluslararası gerek ulusal hukukî metinlerle güvence altına alınmış olup mahkeme kararlarında gerekçeye yer verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi durumlarında gerekçeli karar hakkının ihlâli gündeme gelecek ise de AİHM tarafından ifade edildiği üzere (… Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12.06.2003, §§ 46,47; Khamidov/Rusya, B. No: 72118/01, 15.11.2007, § 170.) yargılama bir bütündür ve olağan kanun yolları, yargılama sürecinin bir parçasıdır ve adil yargılanma hakkı, yargılamayı bir bütün olarak kapsar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkının ihlâl edilip edilmediği, gerekçesizlik ya da kanunî gerekçeden yoksunluğun, bir bütün olarak yargılamayı adil olmaktan çıkarıp çıkarmadığına göre belirlenir. O hâlde, sonuca etki edecek mahiyetteki bir iddianın, derece mahkemes(ler)i tarafından gerekçede tartışılmamış olması ya da bu konuda kanunî bir gerekçeye yer verilmemiş olması durumunda söz konusu usûlî eksikliğin Yargıtay tarafından temyiz incelemesi sırasında giderilmesi mümkündür. Zira gerekçe, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın zorunlu bir unsuru olup gerekçede temel hak ve hürriyetler, hukuksal bir metin düzleminde değerlendirilir.

Bu açıklamalar ışığında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde yer alan paragraflarda, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eksik İnceleme, Sübut ve Hukuka Aykırı Deliller Yönünden
HTS kayıtları, kamera görüntüleri, bilirkişi ve uzmanlık raporlarına göre, maktulün son kez sanıkla birlikte görüldüğü ve maktule ait telefonun bu saatten sonra kapandığı, maktulün kanının sanığa ait ve olay günü sanığın kullanımında bulunan ve maktulün de sağ ön yolcu koltuğunda bulunduğu anlaşılan

araçta tespit edildiği, sanığın olaydan 2 gün sonra maktule ait cesedin bulunduğu yere doğru seyir halinde olduğunun ve kısa bir süre sonra da dönüş istikametine geçtiğinin belirlenmesi karşısında, toplanan delillerin hukuka uygun, olayı aydınlatacak mahiyette ve yeterli olduğu anlaşıldığından, sanığın otopsi tutanağında da belirtildiği şekilde maktule dört kez ateş etmek suretiyle öldürdüğünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/720 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.