Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8624 E. 2023/331 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8624
KARAR NO : 2023/331
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin ikinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/420 Esas, 2022/1110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 23.00-23.30 sıralarında sanığın ikâmetinin bulunduğu binanın 4. katında sanığın, eşi ve çocuğuyla birlikte meskeninin balkonunda oturduğu sırada katılanlar ve maktulün sanığın oturduğu binanın olduğu güzergah üzerinden kendi aralarında gürültü yaparak ve küfürleşerek geçtikleri sırada, sanığın maktul ve katılanları sözlü şekilde uyarması üzerine sanık ile maktul ve arkadaşları arasında tartışma çıktığı, maktul ve katılanların sanığa ve ailesine yönelik sinkaflı küfür etmeleri üzerine sanığın evin balkonundan içeri giderek tabancasını alarak maktul ve katılanları korkutup olay yerinden uzaklaştırmak amacıyla önce birkaç el havaya ateş ettiği, maktulün ve katılanın bunun üzerine olay mahallinden biraz uzaklaştıktan sonra sanığa doğru bulundukları yerden dönerek küfür etmeye devam

etmeleri üzerine bu defa sanığın sinirlenerek ve daha fazla caydırıcı olması ve maktul ve katılanların oluşturduğu grubun bu suretle dağılması amacıyla bu defa maktul ve katılanların bulunduğu yere doğru tabancasıyla iki el ateş etmesi üzerine birinin maktulün boyun bölgesine isabet etmesi üzerine mağdurun ağır yaralandığı ve akabinde kaldırıldığı hastanede öldüğü anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Tanıklar ….,…,….,…., ….,….,….,….,….,….,….., ve …., beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. ATK Morg İhtisas Dairesince maktul … hakkında tanzim edilen, 14.01.2021 tarihli E-70898959-101.02-20-71814/2972 sayılı otopsi raporunda;
“17.08.2020 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu kaldırıldığı hastanede öldüğü bildirilen … isimli cesedin 18.08.2020 tarihinde Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsisinden ve tetkiklerinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında;
1. Kişinin vücuduna 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup oluşturduğu yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğu,
2. Ateşli silah mermi çekirdeği yaraları cilt cilt altı bulgularına göre yara özellikleri uygulanan tıbbî müdahale ve iyileşme bulguları nedeniyle değişmiş olduğundan ve yara altında kemik dokusu mevcut olmadığından atış mesafesi ile ilgili tıbben yorum yapılamadığı,
3. Cesetten mermi çekirdeği elde edilemediği,
4. Otopside alınan örneklerde alkol (etanol) tespit edilen kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı vertebra kemik kırığı ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama ile gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu..” şeklinde tespit ve değerlendirmenin yapıldığı görülmüş, maktul …’un somut olaydaki ölüm neticesinin sanık … ‘ın ateşli silah niteliğindeki tabancasından çıkan mermi çekirdeklerinden birinin anılan maktulün vücudunda boyun bölgesine isabet etmesi sonucu meydana gelen kemik kırığı ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama ile gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. Kovuşturma aşamasında sanık müdafii tarafından sunulan ve üç adet uzman bilirkişi tarafından olay yerine ilişkin olarak sanığın ve maktul ve katıların bulunduğu fizikî konum itibariyle mesafe ölçüm ve değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılan ve içerisinde olay yerinin fotoğraflarının da oklarla işaret edilerek açıklama ve tespitlerde bulunulduğu anlaşılan 04.10.2021 havale tarihli bilirkişi mütalaa raporunda; “Sanığa ait dairenin binanın 4. Katında olduğu, bina 4. Kat ile yer zemin arası mesafenin 16 metre olduğu, 4. Kat balkondan yer zemin iz düşüm noktası ile maktulün yaralandığı nokta arası mesafenin 110 metre olduğu, 4. Kat balkonu ile yaralı şahsın yaralandığı (Maktulün olay sırasında yaralandığı) nokta arası mesafenin 111 metre olduğu, kovanlar arası mesafenin yaklaşık 5 metre olduğu, 4. Kat balkon ile yol karşı kaldırım arasının 25 metre olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.” şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.

6. Mahkemece 06.04.2021 tarihli 2. celsede alınan ara karar ile dosya içeriğinde bulunan olay mahallini ve olayın cereyanına ilişkin kamera görüntülerini içeren CD’nin çözümünün yapılması ve bu surette rapor tanzim edilerek sunulması hususunda uzman bilirkişi görevlendirmesi yapılmış; bilirkişi … Kütükçüoğlu tarafından düzenlenen 29.04.2021 düzenleme tarihli raporda sonuç olarak; “..Yapılan incelemede olay anına ilişkin bir görüntü olmadığının tespit edilmiş olduğu, kamera görüntülerinde saatin gece olması nedeniyle ışık düzeyinin yetersiz olması, görüntülerin kayıt çözünürlülüğünün düşük olması, görüntüler üzerinde pikselleşme (mozaikleşme) olması, şahısların yüzünü temsil eden görsel bilgilerin yeterli düzeyde olmaması gibi olumsuz etkiler nedeniyle daha net görüntülerinin elde edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.” şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay günü sanığın evinin balkonunda eşi ve çocuğu ile oturduğu, maktulün de içinde bulunduğu kalabalık bir grubun kendi aralarında gürültü yaparak küfürlü sözler söylerek yürüdükleri, sanığın şahısları uyardığı,bunun üzerine grubun sanığa hitaben küfürlü sözler söyledikleri, sanığın sinirlenerek olayda kullandığı tabancasını alarak önce havaya ardından da maktul ve katılanların bulunduğu yere doğru birden fazla el ateş ettiği, maktulün boynuna isabet eden ateşli mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı olarak öldüğü anlaşılan olayda, sanığın maktulün bulunduğu gruba ölüm sonucunu bilerek ve isteyerek birden fazla ateş ettiği, sanığın eylemini doğrudan kast ile gerçekleştiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu gözetilmeksizin hakkında TCK’nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden yerel mahkemenin hükmünün bu yönleriyle kaldırılarak sanığın maktule yönelik kasten öldürme fiilinden dolayı eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime olanaklı şekilde değerlendirme yapıldığı, sanığın evinin balkonunda eşi ve çocuğu ile oturduğu, maktulün de içinde bulunduğu kalabalık bir grubun kendi aralarında gürültü yaparak küfürlü sözler söylerek yürüdükleri, sanığın şahısları uyardığı, bunun üzerine gruptakilerin sanığa hitaben küfürlü sözler söyledikleri, sanığın sinirlenerek olayda kullandığı tabancasını alarak önce havaya ardından da maktul ve katılanların bulunduğu yere Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen uzman bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere 111 metre olarak ölçülen mesafeden, ölüm sonucunu bilerek ve isteyerek birden fazla kez ateş ettiği, sanığın eylemini doğrudan kast ile gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu şeklindeki değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik
Sanığın ailesi ile birlikte ikamet ettiği evinin balkonunda oturduğu, maktul ve tanıkların ailesini rahatsız edici şekilde gürültü yapmaları üzerine onları uyarmasına rağmen, maktul ve beraberindekilerin bu uyarıya karşı sanığa ve ailesine karşı sinkaflı küfürler etmesi, sanığın, yanında eşi bulunduğu sırada cesaretini sorgulayıcı ve küçültücü sözlerle tahkir edilmesi nedeniyle yaşadığı hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında maktule yönelik eylemini gerçekleştirdiği, somut olayda mahkemece yapılan haksız tahrik değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/420 Esas, 2022/1110 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.