YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8893
KARAR NO : 2023/5462
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/84 E., 2021/135 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Kanun’un 317 … maddesi uyarınca sanık müdafiinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/5 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/939 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği, 53 üncü maddesinin değerlendirilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/84 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının temyiz istemi; takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü maktulün arkadaşları ile beraber köy mezrasında olduğu, ellerinde aydınlatma gücü yüksek fenerler ile köpek aradıkları, sanığın fener ışıklarını görerek tanık Cezayir’i aradığı ve ellerinde fener olan şahıslar hakkında bilgi istediği, ardından olayda ele geçirilemeyen 9mm çapında fişek atar ateşli silahı ile maktul ve arkadaşlarının olduğu tarafa doğru bir el ateş ettiği, bu ateş neticesinde maktulün yaralandığı ve hayatını kaybettiği, maktulün yaralandığını öğrenen sanığın maktulün durumu hakkında bilgi almak için tanıdıklarıyla iletişime geçtiği ve onlara durumu araştırdığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. 02.09.2013 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı incelendiğinde; “Maktulün vücudunda tespit edilen bir adet mermi giriş yarasının müstakilen öldürücü nitelikte olduğu ve ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kemik kırığı ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği,” bildirilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar, kolluk tutanakları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa isnat edilen “kasten öldürme” suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 150 … maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 188 … maddesinin birinci fıkrası gereğince, müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; sanık müdafiinin mazeretinin reddi ile yokluğunda karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere sanığa savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 150 … maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 188 … maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Ceza miktarı yönünden kazanılmış hak kuralı uygulanırken, hüküm tarihi de dikkate alınarak Kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi suretiyle anılan Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/84 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesi, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz dilekçesi ve duruşmadaki sözlü beyanları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.
19/09/2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı … …’un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ün yokluğunda 28/09/2023 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.