YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8999
KARAR NO : 2023/6670
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1271 E., 2022/1693 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürme suçuna yardım etme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2021/464 Esas, 2022/107 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten yaralama suçuna yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1271 Esas, 2022/1693 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yaralama kastı ile hareket ettiğine, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …’in 20-25 yıldır Arsuz İlçesi ……..,Mahallesi ……,Caddesi üzerinde bulunan ……,Kent sitesinde görevli olduğu, sanık …’in ise ….., Kent sitesinde ikamet etmekte olan tanık E.Z. ile yaklaşık 5 yıldır gönül ilişkisi yaşadığı, sanık …’in olay tarihinden önceki tarihlerde birkaç kez tanık E.Z. ile görüşmek amacıyla Yonca Kent sitesine gittiğinde site görevlisi olan maktulün, sanık …’in siteye girişine izin vermediği, bu sebeple sanık …’in maktule husumet beslediği, en son 06.08.2020 saat 03.48 sıralarında sanık …’in tanık E.Z. ile görüşmek amacıyla Yonca Kent sitesine gittiğinde maktulün, sanık …’i yine içeri almaması üzerine sanık …’in tanık E.Z. ile yaptığı görüşmede maktulü darp edeceğini tanığa bildirdiği, 09.08.2020 günü saat 03.00
sıralarında sanık …’in diğer sanık … ile birlikte sitenin önünde sandalyede oturan maktulün yanına doğru yöneldikleri, sanık …’in siteye girmek istediği ancak maktulün siteye girmesine izin vermemesi üzerine sanık …’in birden maktule yumrukla vurmaya başladığı, diğer sanık …’in şahısların yaklaşık 2 metre uzağında beklediği, sanık …’in maktule bir süre tekme ve yumrukla vurduktan sonra arkasını dönerek uzaklaşmaya başladığı, yaklaşık 4-5 metre uzaklaştıktan sonra geri dönerek önce maktulü oturduğu sandalyeden iterek kaldırdığı, ardından yine tekme ve yumrukla darp etmeye devam ettiği, aldığı tekme ve yumruk darbeleriyle maktulün yere düştüğü, sanık …’in silahtan sayılan bacak kısmı demir olan plastik sandalye ile maktulün başına vurduğu, bu eylem sonrasında sanık …’in, sanık …’i kolundan tutarak uzaklaştırmaya ve engellemeye çalıştığı, maktulün bulunduğu yerden ayağa kalktığı esnada sanık …’in sanık …’in elinden kurtularak maktulün yanına gittiği ve maktule son bir kez daha yumrukla vurduğu, maktulün kafasına aldığı yumruk darbesi sonrasında yere düşerek hareketsiz kaldığı, sanık …’in sanık … ile gelmiş oldukları araç ile olay yerinden ayrıldıkları, maktul …’in yaralanmasının ardından İskenderun Özel Gelişim Hastanesine tedavi amacıyla kaldırıldığı fakat yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 19.08.2020 tarihinde vefat ettiği, yapılan otopsi neticesinde ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.
2. Sanık …’in eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun otopsi tutanağı ve adli tıp raporlarından anlaşıldığı, meydana gelen ölüm sonucunu bizzat istediği, zira maktulü bir süre darp edip ayrıldıktan, hatta geri dönüp tekrar darp edip yere düşürdükten sonra maktulün sanık …’e karşı hiçbir eylemde bulunabilecek durumda olmamasına rağmen bacak kısmı demir olan plastik sandalye ile maktulün aldığı darbeler sonrasında yerde yattığı esnada kafasına vurması, hatta maktulün kafasına sandalye ile vurduktan sonra geri dönüp maktulün kafa kısmına bir kez daha yumrukla vurması şeklinde öldürücü nitelikteki eylemleri dikkate alındığında sanık …’in kastının yaralama değil öldürme olduğuna kanaat getirildiği, sanığın ölüm sonucunu elde etmek için eylemlerine devam ettiği, maktulün kurtarılması, hastaneye yetiştirilmesi yönünde çaba bulunmadığı, sanığın maktule yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kalmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca kasten öldürme suçunu oluşturduğu belirtilmiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan olay yerine ait 21.08.2020 tarihli görüntü inceleme ve çözümleme tutanağı ile olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında maktulün sanık …’e karşı herhangi bir haksız eylemde bulunmadığı ve sanık …’in maktule yanına gider gitmez yumruk attığı anlaşıldığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği belirtilmiştir.
4. Her ne kadar sanık … hakkında kasten yaralamaya yardım etme suçundan kamu davası açılmış ise de sanık …’in suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin ettiği, sanık …’i suç işlemeye teşvik ettiği, sanık …’in suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad ettiği, suçun nasıl işleneceği konusunda yol gösterdiği hususunda bir iddia ve delilin dosyada mevcut olmadığı, sanık …’in, diğer sanık …’in maktulü öldürmek için oraya gittiği yönünde bilgisinin olduğuna dair dosyada hiçbir delil olmadığı, olayın meydana geliş şekli, sanıkların
savunmaları, olay akabinde sanık …’in tavırlarına yönelik ifadeler, 112 acil çağrı merkezinin sanık …’in kardeşi Bahattin tarafından aranması, 21.08.2020 tarihli görüntü inceleme ve çözümleme tutanağı incelemesinde sanık …’in maktule vurduğu esnada ayakta duran sanık …’in maktule yönelik herhangi bir eylemde bulunmadan duruşu, akabinde sanık …’in maktule sandalye ile vurmasının hemen sonrasında …’in kolunu tutup oradan uzaklaştırmaya çalışması dikkate alındığında sanık …’in suçun işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmadığı aksine suçun işlenmemesi için sanık …’i engellemeye çalıştığı, sanık …’in kasten yaralama suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği hususunda mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
5. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanık anlatımı, kamera görüntüleri, otopsi raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
2. Sanık … Hakkında
Olay günü saat 03.48 sıralarında sanık … ile birlikte gittikleri araçtan birlikte inerek yalnız olan ve olay saati itibariyle yardım alma olasılığı hemen hemen bulunmayan maktulün yanına varan, maktulün sanık … tarafından yere yığılıncaya kadar tekme ve yumrukla darp edilişini izleyen, engel olmayan, aldığı tekme ve yumruk darbeleriyle yere düşen maktulün baş bölgesine bacak kısmı demir olan sandalye ile vurulmasından sonra sonuç alındığını düşünerek sanık …’i kolundan tutarak uzaklaştırmaya çalışan ve olay yerinden birlikte ayrılan sanık …’in, asli failin yanında bulunarak ona engel olmamak, manevi yönden birlikte gelerek cesaret vermek ve fiilin işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği vicdani kanaate varılmakla mahkûmiyetine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Oluşa, kamera görüntüleri izleme tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’in kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği sabit olduğu anlaşıldığından ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin adı geçen sanık hakkındaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin
sanıklar tarafından bilerek, isteyerek ve öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, oluşa, kamera görüntüleri izleme tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’in kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin sabit olduğu suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz ve/veya davranış bulunmadığına ilişkin Mahkemece yapılan değerlendirmenin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1271 Esas, 2022/1693 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sanık … hakkındaki hükmün oy birliğiyle, sanık … hakkındaki hükmün ise sayın Üyeler … ve …’ın eylemin kasten yaralamaya yardım suçunu oluşturduğu yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamına göre;
Maktulün bir sitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, sanık …’in kız arkadaşının bu sitede oturması nedeniyle sık sık siteye gelip gittiği ancak maktulün, sanığa site giriş çıkışında sorun çıkardığı, bu duruma sinirlenen sanığın kız arkadaşına maktulü bu yüzden döveceğini söylediği, olay gecesi araçla site yakınından geçerken sanığın aracı yakın bir yere park ederek akrabası olan diğer sanık … ile birlikte maktulün görev yaptığı güvenlik kulübesine doğru yürüdükleri, sanık …’in maktulün yanına
varınca kendisi ile tartışıp tekme tokat darp etmeye başladığı, sanık …’in ise olayın dışında kalarak uzaktan seyrettiği, …’in maktule birkaç tekme ve tokat attıktan sonra …’in yanına döndüğü ancak ani bir kararla tekrar dönüp maktule vurmaya devam ettiği, maktulün oturduğu sandalyeyi alıp kafasına vurduğu bunu gören sanık …’in giderek …’e müdahale ettiği ve kolundan tutarak oradan uzaklaştırmaya çalıştığı bu esnada maktulün doğrulmakta olduğunu gören …’in …’in elinden kurtularak tekrar maktule birkaç kez daha vurduğu daha sonra araçlarına binerek oradan uzaklaştıkları ve maktulün aldığı darbeler sonucu hayatını kaybettiği sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk sanık …’in bu olay nedeniyle TCK’nin 39 uncu maddesi kapsamında sorumlu olduğuna hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyoruz.
Şöyle ki; sanık …’in olay yerine ne amaçla gidildiğini bildiğine dair savunmasının aksine bir delil bulunmadığı gibi, akrabası olan sanık …’in yolda …’e olayı anlattığı ve aradaki husumeti bildiği kabul edilse bile …’in araçtan inerken yanına silah, bıçak, sopa gibi herhangi bir alet almadığı, maktule elleri ile vurduğu bu sırada …’in çok yakın sayılmayacak bir mesafede olayı sadece izlediği, olayın ani geliştiği nazara alındığında …’in şaşkınlık içinde nasıl davranacağını bilemeyebileceği, suçu engellemek gibi bir yükümlülüğünün olmadığı, olayın kısa sürdüğü, …’in sandalye ile maktule vurduğunu gördüğü anda gidip …’e müdahale ederek oradan uzaklaştırmaya çalıştığı, …’in maktule hiçbir müdahalesinin olmadığı, aksine …’e engel olmaya çalışarak suça katılma iradesinin olmadığını ortaya koyduğu sanığın beraatine karar verilmesinin gerektiği,
Kabule göre de …’in önceden …’in maktulü döveceğini bilerek birlikte olay yerine gittiği düşünülse bile kişinin ancak işleneceğini bildiği bir suça yardımının söz konusu olacağı, burada …’in ilk ortaya çıkan kastının beden yoluyla maktulü yaralamak olduğu, …’in ancak bu suça yanında durmak suretiyle manevi destek verdiğinin düşünülebileceği bu durumda eyleminin en fazla 86/2, 39 uncu maddelerine uygun suçu oluşturacağı, sandalye ile vurmanın o anda ani gelişen bir kast olduğu, zaten …’in bu duruma müdahale ederek daha fazlasına rızasının olmadığını ortaya koyduğu bu nedenlerle Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.