YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9767
KARAR NO : 2023/1850
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/1342 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/1342 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/17696 Esas, 2021/2364 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Sanığın duruşmaya çağrılarak veyahut da SEGBİS bağlantısı ile dinlenmesi gerektiği düşünülmeden istinabe yolu ile savunmasının alınmasıyla yetinilmesi,
b) Sanığın eylemi nedeniyle mağdurda gerçekleşen yaralanmasının duyularından veya işlevlerinden birinin sürekli zayıflaması ya da yitilmesi niteliğinde olup olmadığı konusunda kati rapor aldırılarak hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Sanığın hukuki durumunun, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/95 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi; meşru savunma koşullarının gerçekleştiğine, lehe hükümlerin somut olaya tatbik edilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık …’ın kardeşi olan Soner’in kız arkadaşı olan tanık …’nın, temyiz dışı mağdur … tarafından rahatsız edildiğini söylemesi üzerine sanığın, kardeşi … ve tanık … ile birlikte suç tarihinde akşam saatlerinde şehir merkezindeki alışveriş merkezi önünde mağdur … ve onun halasının oğlu olan mağdur … ile buluştukları, …’un …’yı taciz ettiği iddiası nedeniyle başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık …’ın üzerinde taşıdığı bıçakla mağdurlara saldırarak her ikisini de yaraladığı, sanığın eylemi nedeniyle mağdur …’un sağ ve sol uyluk bölgelerinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, Mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi üzerine sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulandığı belirlenmiştir.
2. Sanığın ikrar içeren savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 09.10.2014 tarihli adli tıp raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık …’in Meşru Savunmaya ve Lehe Hükümlere Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmesi karşısında somut olayda meşru savunmanın savunma ve saldırıya ilişkin şartlarının oluşmadığı, mevcut sonuç ceza miktarının, seçenek yaptırımlara çevirmesine karar verilmesinde kanunî engel teşkil ettiği anlaşılmakla, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/95 Esas, 2021/557 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’in temyiz isteminin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.