YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1072
KARAR NO : 2023/2264
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İntihara yönlendirme
KARAR : Direnme
Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/249 Esas, 2021/600 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/4388 Esas, 2021/740 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/436 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında intihara yönlendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında intihara yönlendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık … hakkında intihara yönlendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 266 ncı maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/4388 Esas, 2021/740 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanunun 84 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının yollamasıyla kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/249 Esas, 2021/600 Karar sayılı kararı ile; önceki hükümde direnilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının Temyiz Sebebi
Sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine, ilişkidir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinden bir gün önce, maktulün sanık …’in oğlu … ile kaçtığı; ertesi gün sabah saatlerinde maktulün … tarafından sanık …’e teslim edildiği, sanık … ve tanık İ.A. tarafından maktulün ailesine teslim edildiği, bu teslim sırasında maktulün babası … ve ağabeyi…’nin maktule hitaben bağırdıkları ve darp etmeye çalıştıkları, bu teslim işleminden kısa bir süre sonra, maktulün bulunduğu evden bir el silah sesi duyulduğu, bu sesin maktulün ölümüne neden olan atışın sesi olduğu, maktulün ölümüne sebep olan silahın ise, aynı zamanda korucu olan ve …’in babası olan …’e ait olduğu; maktulün öldüğü saatlerde evde annesi …, babası …, ağabeyi … ve eniştesi …’in olduğunun tanık anlatımları ile de sabit olduğu; maktulün otopsisinde maktulün vajinal muayenesinde eskiye dönük yırtık olduğunun tespit edildiği, yine Adli Tıp kurumu raporuna göre olaydan bir gece önce maktul ile …’in ilişkiye girdiklerinin sabit olduğu anlaşılmış,
namus kavramına yörede verilen anlam ve olağanın dışında muhtemel bir ilişki durumunda ailenin buna vereceği olası tepki ve davranış hep birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar …, … ve …’nın üzerlerine atılı fikir ve eylem birliği içinde maktülü intihara yönlendirme suçunu işledikleri kabul edilmiştir.
B. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/4388 Esas, 2021/740 Karar sayılı kararıyla; hükmün; “olaydan bir gün önce ölen …’ın … ile kaçtığı, ertesi gün sabah saatlerinde …’ın … tarafından babası sanık …’e teslim edildiği, sanık …’in ise …’ı ailesine teslim etmek üzere yanında tanık … ile birlikte maktulün abisi ve babası olan diğer sanıklar … ve …’ın evlerine götürdüğü, sanık …’ın …’in üzerindeki tüfeği almaya yeltenerek kızı …’a “kendini kime siktirdin, senin ölmen gerekirdi, orospu” şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiği, abisi sanık …’nin de ölen …’a aynı minvalde hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiği, akabinde …’ı eve aldıkları ve birkaç saat sonra …’ın sanık …’e ait kaleşnikof marka tüfekle kendisine ateş ederek hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; öldürme eyleminin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği şüphe de kalsa da; sanıkların olay öncesi …’a saldırıp senin ölmen gerekirdi şeklinde tehdit içeren sözler sarf etmeleri, zorlayıcı nitelikte cebir uygulamaları, olayın gerçekleştiği yörede namus kavramına verilen değer gözönünde bulundurulduğunda sanık …’e ait korucu silahının maktulenin olduğu odaya bırakılması, bu suretle maktul üzerinde tahakküm kurularak intihara mecbur edilmesiyle birlikte maktulün yaşı ve içine düştüğü ruhsal ve fiziksel baskı durumu dikkate alındığında, sanıklar hakkında TCK’nin 84/4. maddesinde yazılı intihara mecbur etmek suretiyle nitelikli kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu intihara yönlendirme suçundan hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında mevcut deliller ışığında ve Yargıtay 1. Ceza Dairemizin 09.02.2021 tarihli ve 2020/4388 Esas, 2021/740 Karar sayılı bozma ilâmında açıklanan gerekçelerle sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde aynı Kanun’un 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesine dair direnme kararı verilmesi, yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/249 Esas, 2021/600 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/4388 Esas, 2021/740 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.