YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/120
KARAR NO : 2023/1992
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/331 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/331 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/1406 Esas, 2020/2283 Karar sayılı kararı ile; katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre teşebbüsten makul bir indirim yapılması gerektiği ve 5237 sayılı Kanun 53 üncü maddesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2020/431 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi istemi; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, teşebbüsün derecesine,
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, haksız tahrikin derecesine, meşru savunmanın varlığına, sanığın öldürme kastının olmadığına, sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden suç vasfının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile katılan …’nün komşu oldukları, ancak bir süredir nedeni kesin olarak belirlenememekle birlikte selamlaşmadıkları, konuşmadıkları ve dargın oldukları, suç tarihinde sanık …’nin saat 10.00 sularında PTT’ye fatura yatırmak için gittiği, PTT’den çıktıktan sonra karşı kaldırımda katılan …’yü gördüğü, ardından katılan …’nün yanına gittiği, eskiye dayalı anlaşmazlıkları üzerine konuşmaya başladıkları, sanık …’nin üzerinde taşıdığı bıçağı çıkartarak katılan … ‘yü göğüs ön duvarı her iki meme arasından 8-10 cm’lik derin kesi oluşturacak ve yaşamsal tehlike yaratacak biçimde yaraladığı, sanık …’nin üzerinden bıçağını çıkardığı sırada katılan … ‘nün de çakı bıçağını çıkarmış olduğu, katılan … ‘nün göğüs bölgesinden yaralanmasından sonra elindeki çakı bıçağını sanık …’ye savurduğu, yaşamsal tehlikeye neden olmayacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek biçimde yaralanmasına neden olduğu, yaralandıktan hemen sonra katılan …’nün koşarak yakındaki hastaneye giderek tedavi olduğu, sanık …’nin ise olayın hemen ardından Baklan İlçesi’ne gittiği anlaşılmıştır.
2. Katılan, sanık ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, kamera çözüm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılan ve sanığın yaralanmalarına ilişkin … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 02.12.2015 ve 11.02.2016 tarihli raporları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2020/431 Esas, 2021/910 Karar sayılı sayılı kararında, bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, ancak olay sırasında ani gelişen kast ile, öldürme suçuna elverişli bıçak kullanmak suretiyle sanığın gerçekleştirdiği eylemin, hedef alınan bölge ve darbe şiddeti nazara alındığında, katılan …’de meydana gelen yaranın derinliği ve niteliği, suçta kullanılan kesici aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezanın isabetli olduğu, ilk bıçak darbesinin sanık tarafından atıldığı ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamından olay öncesinde tarafların dargın oldukları ancak suç tarihinde ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının belirlenemediğinden sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete uygun olduğu ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2020/431 Esas, 2021/910 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.