YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1264
KARAR NO : 2023/2292
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk ve maktulün akraba oldukları, olay günü aralarında yaşanan kavga sırasında suça sürüklenen çocuğun maktulü ittirmesi üzerine yere düşüp başını kaldırım taşına çarpan maktulün hayatını kaybettiği olay nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
(1) “Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
(d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl geçmesiyle düşer.”
(2) “Fiili işlediği sırada …. onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesi ile kamu davası düşer.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi kapsamında bulunduğu ve aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 yıllık olağan, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
5. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; suça sürüklenen çocuk hakkında ilk bozma kararı sonrası kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 02.07.2009 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 14.05.2010 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edildiği, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zamanaşımının 10 ay 12 gün süre ile durduğu ancak; suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 08.09.2005 tarihi ile bozma sonrası karar verilen tarih arasında, zamanaşımının durduğu süre de düşüldükten sonra 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
6. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde düşürülmesine karar verilmesi ve hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi yerine (e) bendi olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde (6) numaralı paragrafda açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/87 Esas, 2022/247 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hükümden “66/1-e” ibareleri çıkartılarak yerlerine “66/1-d” ibaresinin eklenmesi ve yine “düşürülmesine” ibaresi çıkartılarak yerine “düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.