Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1544 E. 2023/6224 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1544
KARAR NO : 2023/6224
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1302 E., 2022/2071 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2020/279 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1302 Esas, 2022/2071 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde hüküm fıkrasının “1-A” bendinde yer alan “tasarlayarak” ve “TCK 82/1-a-d” ibareleri çıkarılarak yerine “TCK’nin 82/1-d” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sübuta, beraat hükmü verilmesi gerektiğine, takdiri indirim nedenlerine ceza miktarına ilişkindir.

B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfının tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçunu oluşturduğundan suç vasfının hatalı belirlendiğine, eksik incelemeye, ceza miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

C. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın maktul …’ın resmi nikahlı eşi olduğu ve müşterek dört çocuklarının bulunduğu, sanıkla maktulün birlikte çiğ köfte dükkanı işlettikleri, olay günü olan 02.09.2019 tarihinden bir hafta önce, 27.08.2019 tarihinde maktulün diş hastanesine gideceğini beyan ettiği, bu amaçla, ertesi gün sabah erkenden çocukları ve eşi olan sanık uyurken evden çıktığı, mağdur …’ın da öğlene doğru evden çıktığı ve evin civarlarında annesi olan maktulü pazarcı arabasında dolaşırken gördüğü ve takip ettiğinde evin yakınında indiğini de görmesi üzerine sinirli bir şekilde eve geldiği, babası olan sanığa annesini pazarcı arabasında gördüğünü söylediği, bu esnada maktulün eve geldiği, mağdur …’in sinirli şekilde o arabada ne aradığını annesine sorduğu, maktulün, arabada olanın kendisi olmadığını, karıştırmış olabileceğini beyan ettiği, fakat sanık ile mağdurun inanmadığı ve ısrarla sormaya devam ettikleri, bu kez maktulün diş hastanesinden çıkınca tesadüfen tanık…’i yolda gördüğünü ve mahalleden tanıdığı için tanığın eve bırakma teklifini kabul ettiğini beyan ettiği, bu beyandan sonra tarafların sakinleştiği ve işyerlerine gitmek için evden çıktıkları, sanığın maktulü işyerine gönderip,kendisinin içine düşen şüpheden kurtulmak için, maktulün gittiğini beyan ettiği diş hastanesine gittiği, burada cüzdanını düşürdüğü bahanesi ile kamera kayıtlarına bakmak istediği, ancak güvenlik görevlileri tarafından yasak olduğunun bildirilmesi üzerine tanıdık vasıtası ile kısa bir süreliğine kayıtlara baktığı, eşini göremediği, çıkıp işyerine gittiği, satış yapmadıkları zamanlarda eşi ile sabah gerçekleşen olayı konuştukları, ertesi gün 28.08.2019 tarihinde sanığın, oğlu …’e, annesinin telefonundaki kayıtlara bakmak istediğini söylediği, bu esnada mağdur …’nın bunu duyduğu ve annesinin telefon kayıtlarına zaten baktığını ama kızarlar diye söylemediğini beyan ettiği, maktulün telefon numarasını Türk Telekom online işlemlerden girerek arama -aranma-mesaj alma-mesaj gönderme kayıtlarını kontrol ettikleri, bu kontroller sonrasında maktulün telefonunda özellikle iki numaranın çok aranması sebebi ile dikkatlerini çektiği, bu numaraların …nolu telefonlar olduğu,…………… ilk numarayı sanık kendi telefonuna yazdığında …ismi ile kayıtlı olduğunu gördüğü, bu kişinin dükkanlarında yan komşusu olduğunu ve kuruyemişçilik yaptığını, diğer numarayı tespit edemediği, bu durumu eşi olan maktüle sorduğunda arama kayıtlarını kabul etmediği, ……..,’nin komşuları olması nedeni ile numarasının kayıtlı olduğunu ve diğer numaranın da bu kişiye ait olduğunu söylediği, aralarında görüşme olmadığını hatta isterse telefonuna bakabileceğini söylediği, sanığın inanmadığı ve tespit edemediği diğer numaranın pazarcı…’e ait olabileceğini düşünerek, pazara onun yanına gittiği ve tanık…’in, maktulü yolda görmesi üzerine eve bırakmayı teklif ettiği, maktulün de kabul etmesi üzerine eve bıraktığını, sanığın, tanığın telefon numarasını istediği fakat tanığın bozuldu, çalındı şeklinde cevaplar vererek vermek istemediği, bu olaylar yüzünden evde huzursuzlukların çıktığı, maktulün sürekli olarak başkaları ile görüştüğünü inkar ettiği, ancak diğer numaranın tanık…’e ait olduğunu kabul ettiği, sanığın maktulü diş hastanesine götürdüğü, birlikte en son ne zaman gittiğini kontrol ettikleri, görevli memurun, maktulün en son 2018 yılında hastanelerine geldiğini başkaca girişinin olmadığını beyan ettiği, maktulün hata olduğunu zira geldiğini beyan ettiği, birlikte muayene olduğunu beyan ettiği doktorun yanına gittiklerini, sanığın doktora eşini muayene edip etmediğini sorduğu, en son olay günü olan 02.09.2019 tarihinde sanığın tüm çocuklarını dükkana göndererek maktul ile evde yalnız kaldığı, tekrar bu konuşmaları konuşmaya başladıkları esnada sanığın eli ile maktulun boğazını sıkmaya başladığı, daha sonra odada bulunan şarj kablosunu maktulün boğazına sararak boğduğu, maktul hareketsiz kalınca sanığın aldığı bıçağı maktule birden fazla kez sapladığı, sanığın, maktulün üzerini bir çarşafla kapatıp, temizlediği bıçağı maktulün karnının üzerine koyup, eşi maktulün telefonundan önce yeğeni olan … …’nu arayarak yengesini öldürdüğünü, çocukları dükkandan alıp kendi evlerine götürmesini istediği sonrasında ise 112 yi arayıp eşini öldürdüğünü beyan ederek kendisini ihbar ettiği, otopsi tutanağına göre maktulün kesin ölüm sebebinin tespit edilemediği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. ilgili İhtisas Dairesinin mütalaasına göre; maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ delinmesinden gelişen iç kanama bulguları tespit edilen kişinin bağla boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğunun anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmaları, katılan … tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, uzmanlık raporu, ölü muayenesi ve otopsi raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İlgili İhtisas Dairesinin mütalaası, iletişimin tespiti kayıtları, güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; tasarlamadan söz edilebilmesi için; sanığın, öldürmeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmekte olup, somut olayda öldürme kararının ne zaman verildiğinin belli olmadığı, öldürme kararının verildiği an ile icraya başlandığı zaman aralığında ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul sürenin geçtiğine ve tasarlamanın unsurlarının oluştuğuna dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı, sanığın maktulü eliyle ve şarj kablosuyla boğmaya çalışma şeklindeki suçu işleyiş biçiminden dahi ani kastla hareket ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 280 … maddesin 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm fıkrasının “1-A” bendinde yer alan “tasarlayarak” ve “TCK 82/1-a-d” ibareleri çıkarılarak yerine “TCK’nin 82/1-d” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Sübuta, Ceza Miktarına, Takdiri İndirim Nedenlerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Katılanlar Vekilinin Suç Vasfına, Eksik İncelemeye, Ceza Miktarına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının
yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Katılan … Vekilinin Vekalet Ücretine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde mahkûmiyet kararı verilmesine katılan … vekilinin ise katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilmiş olmasına karşın lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan kurulan hüküm yönünden; … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1302 Esas, 2022/2071 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 298 … maddeleri uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … Soyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1302 Esas, 2022/2071 Karar sayılı kararında; sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde katılan Kurum vekiline lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince 10.250 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma ödenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.