YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/172
KARAR NO : 2023/1818
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2015/792 Esas, 2018/23 Karar sayılı kararları ile;
a) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci
fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2018/672 Esas, 2018/1674 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/10401 Esas, 2021/13181 Karar sayılı kararı ile özetle sanıkların cezasından 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereği artırım yapılmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/2754 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri;
1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
2. Sanık …’in yaralama eylemini sopa ile gerçekleştirmediğine,
3. Sanık …’un eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
İişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü katılan ve yakınları ile sanık … ve yakınlarının aynı belediye otobüsüne binmek için sıra beklerken arkalarından itekleşme olduğu, sanık …’in çocuğunun düşmesine katılan ve yakınlarının
neden olduğu düşüncesiyle bindikleri otobüs içerisinde tartışma başlattığı, beraberindeki yakınlarını bir durak önce otobüsten indirip diğer sanık …’un da aralarında olduğu inceleme dışı diğer yakınlarını çağırdığı, sanık … ile katılan taraf arasında indikleri durakta devam eden tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanıkların birlikte katılanı yaraladıkları, sanık …’un katılana sopa ile de vurduğu, inceleme dışı İlk Derece Mahkemesince verilen muhtelif mahkûmiyet kararlarının bozma ilâmından önce istinaf aşamasında kesinleştikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık …’in üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanık …’un atılı suçlamayı tevil yollu kabul ettiği tespit edilmiştir.
3. Katılan ile inceleme dışı diğer katılanlar … ile …’nin aşamalarda değişmeyen birbirleri ile uyumlu istikrarlı anlatımlarda bulundukları belirlenmiştir.
4. Sanıkların eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 22 Haziran 2016 tarihli adlî muayene raporunda özetle; frontal bölgede künt travma olduğu, kemik dokuda krepitasyon olmadığı, alında 3×5 cm’lik ekimotik alan olduğu, sol pariatel bölgede 3 cm’lik kesi olduğu, sırt bölgesinde 3×8 cm’lik ekimotik 5 tane alan olduğu şeklinde tarif edilen ve kişide major depresyona, yaygın anksiyete bozukluğuna ve yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı görüşü bildirilmiştir.
5. Tanıklar …, … , …, …, …’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik Araştırma Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen İlk Derece Mahkemesi kararları ile sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, aynı başlık altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararların kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması suretiyle mahkûmiyet kararı verildiği, verilen kararların katılan vekili tarafından temyiz edildiği, yukarıda anılan aynı başlık altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.
Sanık …’un üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği, katılan beyanları ve katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında İlk Derece Mahkemesince, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile katılan hakkında tanzim olunan ve Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen adlî muayene raporu karşısında sanıkların üzerine atılı kasten yaralama suçunu işledikleri, sanık …’in otobüste tartıştığı katılan ve yakınları ile aralarında başlayan tartışmayı otobüs dışında indikleri durakta da devam ettirmesi, inmeden önce sanık …’un da aralarında olduğu yakınlarına haber verip olay yerine çağırması nedeniyle ilk saldırının sanık tarafından gerçekleştirildiği, meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin şartların oluşmadığı belirlenmekle sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Silah Artırımı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında bu hususa yer verildiği, sanık …’un yaralama eylemini sopa ile gerçekleştirdiğinin sanık savunması, katılan beyanı ve katılanın adlî muayene raporu ile doğrulandığı, diğer sanık …’in de sanık …’un eylemine aslî fail olarak iştirak ettiği, bu nedenle Vahit hakkında da 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereği silah nedeniyle artırım uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/2754 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.