Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2065 E. 2023/6588 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2065
KARAR NO : 2023/6588
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2142 E., 2022/2196 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma – Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar … ve… müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/77 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 12’şer yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık …’in mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
b. Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 10’ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık …’in mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/2142 Esas, 2022/2196 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının Temyiz İstemi, sanıklar hakkında haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılması gerektiğine, eksik ceza verildiğine,
Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, meşrû savunma ve sınırın aşılması hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’ un 28 … maddesinin uygulanması gerektiğine,
Katılan …’a yönelik eylem nedeni ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta,
Sanıklar… ve … Müdafilerinin Temyiz İstemi, sanıkların atılı suçu işlemediklerinden bahisle sübuta,
Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, meşrû savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta,
Sanıklar …ve … Müdafilerinin Temyiz İstemi, iştirak iradesi olmadığına, sanıkların atılı suçu işlemediklerinden bahisle sübuta,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay yerinde taraflar arasında tartışma çıktığı, maktül …’in elindeki şişe ile sanık …’a vurduğu, bunun üzerine arbede yaşandığı, çıkan kavga sırasında sanık …’in maktul ve katılan
…’u bıçakladığı, sanık …’in maktule bira şişesi fırlattığı ancak isabet ettiremediği, sanıklar …, … ve …’in maktule vurdukları, sanık …’ın katılana vurduğu, sanık …’ın da elindeki sopa ile katılana vurduğu, katılan ile sanık … kavga ederken, olay yerine gelen sanıklar …, … ve …’ in katılana vurdukları, olay yerine gelen sonradan koşarak gelen sanık … ‘ın katılana vurmaya çalıştığı fakat bunu başaramayarak arbede içinde önünde bulunan sanık …’e vurduğu, daha sonra maktule vurmaya çalıştığı fakat isabet ettiremediği ve sanık …’in maktule yumruk attığı, sanık …’ın maktule tekme ve yumruk attığı esnada sanık …’ın da katılana tekme ile vurduğu, katılanın, aracının bagajını açmasından sonra sanıkların olay yerinden kaçtıkları anlaşılan olayda, sanıkların maktule yönelik kasten öldürme, katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde maktul ve katılana karşı ayrı ayrı birbirlerini tamamlayıcı nitelikte eylemlerinin olduğu, sanık …’ın ise katılan ve maktule isabet eden bir darbesinin saptanamadığı ancak sanık …’ın olay yerine koşarak gelip katılana vurmaya çalıştığı ancak onun yerine arkadaşı sanık …’e vurduğu, daha sonra maktule yönelerek üzerine yürüdüğü sırada diğer sanıklardan biri tarafından uzaklaştırıldığı, akabinde diğer sanıklar maktule saldırırken maktulün arkasına geçtiği, burada bir an maktule vurmak için hamle yaptığı ama isabet ettiremediği anlaşılmakla, müşterek faillik için tüm sanıkların suçun kanuni tarifinde yer alan maddi unsurların hepsini gerçekleştirmek zorunda olmadıkları, sanıkların yanında durup kavga sırasında mağdurları korkutarak dirençlerini kırmanın da müşterek failik için yeterli olduğu, bu kapsamda sanık …’ın olay yerinde tarafları ayırmak için bulunmadığı, ancak maktul ve katılana vurmak için aradığı fırsatı istediği şekilde bulamadığı hususları olayın bütünselliği ile birlikte gözetildiğinde sanık …’ın da diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde olduğu belirlenmiştir.
Olay yerine sonradan gelen sanıklar …ve…’ın bu eylemlere iştirak ederek diğer sanıkların eylemlerini yapabilmelerini kolaylaştıracak hareketlerde bulunmak suretiyle birlikte hareket etme kastı ile davrandıkları anlaşılmakla, sanıkların maktule yönelik kasten öldürme suçuna, katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Olaydan önce maktulün gelerek sanıklarla tartışma başlattığı ve daha sonra maktulün sanık …’a bira şişesiyle vurması ile kavganın başladığı anlaşılmakla, sanıkların maktule karşı haksız tahrik altında eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Olaydan önce yaşanan tartışmadan habersiz olup, olayın başlangıcında da maktulün sanık …’in üzerine yürüdüğü sırada araya girip maktulü durdurmaya çalışan katılanın, maktulden farklı olarak olayın başlangıcında sanıklara saldırma amacının olmadığı, bilakis kavga çıkmasını istemediği anlaşılmakla, sanıkların katılana yönelik gerçekleştirdikleri eylemlerinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.11.2020 tarihli otopsi tutanağı, On Dokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince tanzim olunan 14.12.2020 tarihli adli muayene raporu, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, görüntü izleme tutanakları, sanıkların adli sicil kayıtları ve tekerrüre esas ilam dava dosyasında bulunmaktadır
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanıkların olaydaki rol ve konumlarının iştirake esas olacak şekilde belirtildiği ve tahrik hususunun tartışıldığı nazara alındığında tebliğnamedeki gerekçeye ilişen bozma nedenine iştirak edilmemiştir.
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden, mağdurun hemopnömotoraksa ve perikardiyal efüzyona sebebiyet verecek şekilde yaralandığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi uyarınca meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre makul ile üst sınır arasında bir ceza yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik cezalar tayin edilmesi aleyhe temyiz istemi bulunmaması yönünden bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Sanıklar …, … , …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
a. Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçun kanunî tanımındaki fiili dayanışmalı olarak gerçekleştiren sanıkların müşterek fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, mağdur …’dan gelen haksız bir hareket veya söz bulunmadığı, sanık …’in karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir, şiddet veya korkutma hali içerisinde atılı suçlara iştirak etmediği, sanıkların maktul ve mağdur tarafından kendilerine yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadıkları anlaşıldığı anlaşıldığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Sanıklar …, …, …, …ve … hakkında maktule yönelik kurulan hükümler yönünden,
Maktulün kafasına bira şişesiyle vurarak sanık …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamak suretiyle başlattığı olaydaki haksız hareketi dikkate alındığında sanık … yönünden cezasında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgariye yakın oranda indirim yapılması ve yine maktulün diğer sanıklar …, …, …ve …’a yönelik hakaretten ibaret haksız eylemi dikkate alındığında anılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.

2. Sanık … Hakkında Maktule ve Katılana Yönelik Kurulan Hükümler Yönünden
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’ın maktule ve katılana yönelik eylemlere müşterek fail veya yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğine dair şüpheden uzak yeterli bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1b) nolu bentte açıklanan nedenlerle sanıklar …, …, …, …ve
… hakkında haksız tahrik yönünden Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sanık … hakkında sübut yönünden sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/2142 Esas, 2022/2196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye … ve üye …’ın sanık …’ ın suçunun vasfına ve tüm sanıklar yönünden TCK 29. Md. Derecesi yönünden karşı oyları ve oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy) (Karşı oy)
KARŞI OY
İnceleme konusu yapılan kararda hukukî uyuşmazlık konusu olan husus sanık …’nın hukuki durumu ve tahrik derecesine ilişkindir.
Bu davada asıl fail olup her iki kişiye de bıçak ile saldıran kişi …’dir.
Bıçaklama eylemi öncesi araç sürücüsü maktul … ve aracın sağ ön koltuğunda oturan katılan … olduğu halde, maktul ve katılan sokakta araçla durmuşlar, önce sanık … …’un yanına gitmiş, sonrasında maktul inerek aracın sağ ön kapı yanına dolaşmış, …, … ve … de hemen o alana gelmişlerdir. Taraflar arasında bilinmeyen nedenle gerginlik olunca maktul bira şişesi ile …’in kafasına vurmuş ve … BTM’lik ölçüde yaralanmıştır. Ardından maktul ve arkadaşı katılan … yaş ve fiziksel üstünlük avantajını kullanıp bu 4 sanığı kovalamaya başlamıştır. Çok kısa süre sonra … üstündeki bıçağı çıkarıp önce maktule 16 kez, ardından diğerleriyle kavga etmekte olan …’a 5 kez vurmuştur. Bu arbede sonrası bu defa bu 4 sanık bıçaklanan iki kişiyi kovalamaya başlamıştır ve grup tekrar aracın bırakıldığı yere hareketlenmiştir.
İLK OLARAK:
Bu ana kadar (yani sanıklar maktul ve katılanı kovalamaya başladığı anda) iki şey olmuştur.
a) …’in maktul ve katılanı bıçaklama hamleleri bitmiştir.
b) Diğer sanıklar… önce ve …1-2 saniye sonra olmak üzere olay yerine gelmişlerdir.
İşte çoğunlukla uyuşulmayan süreç de tam böyle başlamıştır. Bu olayın zamansal olarak iki yarı bölümde ele alınması İZLENEN GÖRÜNTÜ KAYITLARININ zorunlu sonucudur.
– Bıçaklama aşamasında ilk ve ikinci kovalamaca da sanık tarafta 4 kişi vardır: Bıçaklı olan …, maktul ve katılanla kavga eden, onların direncini kıran, bıçaklama hamlelerini gördükleri halde bir an bile kavgadan geri durmayıp müessir fiilerine devam eden …, … ve …. Bu üçünün asli fail …’e katılımları, sanıkları eylemi, eş zamanlı davranışları ve kavganın bir parçası olmak hesabıyla TCK’nin 39 uncu maddesi kapsamını aşıp TCK’nin 37 nci maddesi kapsamında ele alınmak zorundadır.
– Ne var ki diğer iki sanık olay yerine geldiğinde artık sanık taraf (4 kişi) darbe alan diğer ikisini kovalamaya başlamıştır.
……., ve ……., o anda sadece kavga eden iki grup görmüştür. ……’ın zaten hiçbir eylemi yoktur ve olayı izlemektedir…… maktule son aşamada bir hamle yapmış ve maktul onu tutup diğer yana fırlatmıştır.
……, huzurunda …’in bıçaklı eylemi yoktur. Bu fasıla geçildiğinde, ……. ilk baştaki tartışmayı, karşı tarafın kovalamacasını, bıçaklama anlarını görmemekle sadece kendi eyleminden sorumlu olabilir. …ın maktule TCK’nin 86/2 nci ve 35 … maddeleri, katılan …’a yönelik TCK’nin 86/2 nci ve 35 … maddeleri kapsamı dışında kalan hele tüm eylemlerden TCK’nin 37 nci vey 39 uncu maddeleri kapsamında bir sorumlu kastı, eylemi ve dolayısıyla sorumluluğu yoktur.
İKİNCİ OLARAK :
Eylemin en başında maktul …’ın başına bira şişesi vurup BTM sınırlarında onu yaralamış ve ardından iki kişi, bu 4 sanığı kovalamıştır. Bu durumda bu 4 sanığın istifade edeceği tahrik oranı asgari olmalıdır. … yönünden makul tahrik gerektiren bir husus yoktur. Kaldı ki lehine en çok tahrik uygulanan fail, asli fail de değildir. Bu konuda dairenin kadim uygulamaları ( örneğin burada karşılıklı çatışma, cinsel taciz, namusa dayalı bir durum, karşı taraftan gelen ve TCK’nin 86/2 nci düzeyini aşan silahlı eylem yoktur.) ortadadır.
Tüm bu gerekçelerle, sanık …’ın TCK’nin 37 nci ve 39 uncu maddeleri uyarınca sorumlu tutulmasının ve bıçaklayan sanık …’e bile asgari tahrik uygulanırken … lehine daha fazla tahrik uygulanmasının delillerle uyum göstermediği anlaşılmakla Sayın çoğunluğun kararına bu iki hususta katılmadığımızı arz ve beyan ediyoruz.