YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2838
KARAR NO : 2023/1825
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2018/688 Esas, 2020/801 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 23.11.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2023 tarihli ve 2021/10116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24051 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/24051 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında katılan …’e karşı basit yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesince kasten yaralama fiilinin silahla gerçekleştirildiği gerekçesiyle anılan Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri gereğince sonuç olarak 2.240,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de, sanığın eylemini silahla gerçekleştirdiğine yönelik iddianamede anlatım bulunmadığı gibi eylemin silahla gerçekleştiğine dair sevk maddesi de yazılmadığı, müştekinin mahkemedeki beyanında sanığın kendisini yumruk atmak suretiyle yaraladığını beyan ettiği, anılan Mahkemenin 25/06/2020 tarihli kararının gerekçe kısmında, ‘…Olay günü sanıklar …, …, … fikir ve eylem iş birliği içerisinde katılan …’in yanına gelerek katılana elleri ile vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamak suretiyle üzerlerine atılı kasten yaralama suçunu müşterek fail sıfatıyla iştirak halinde işledikleri.. ..sabit görülmüştür…” şeklinde belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında anılan Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca sanığın cezasından silah artırımı yapılarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay günü aralarında çıkan tartışma neticesinde hükümlü ile inceleme dışı sanıklar … ve …’nin katılana elleri ile vurarak katılanı adlî muayene raporunun içeriğine göre basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, inceleme dışı sanıkların anlatılan eylemleri yönünden haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara o yer Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edildiği, itirazın incelenmek üzere halihazırda mercie gönderilmeden hükümlü yönünden dosyanın kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a gönderildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda hükümlü ve inceleme dışı sanıkların kendisine elle vurduğunu bildirdiği, iddianame ile Mahkeme kabulünde yaralama eyleminin elle gerçekleştirildiğinin belirlendiği hâlde Mahkemece koşulları oluşmadığı dikkate alınmadan eylemin silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirildiğinden bahisle hükümlünün cezasından 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapıldığı belirlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği tespit edilmekle hükümlü hakkında fazla ceza belirlenmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülerek 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan verilen Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2018/688 Esas, 2020/801 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanık …’ın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 120 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın lehine takdiri indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.