YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2857
KARAR NO : 2023/1831
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/488 Esas, 2020/775 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hükmolunan 5 ay cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl denetim süresi belirlenmesine, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2023 tarihli ve 2022/21257 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18827 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/18827 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kanun yararına bozma talebinin infaz aşamasında gözetilebilecek tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanmasına yönelik olması ve Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli ek kararı ile, anılan Mahkemenin 27.10.2020 tarihli kararında yer alan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi kısmın infazının durdurulmuş olması karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle yapılan ihbar üzerine erteli cezanın aynen infazına dair Bafra İnfaz Hakimliğinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/1087 Esas, 2022/1214 sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuka aykırı hale gelmeyeceği düşünülerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun’un 58/5. maddesinde yer alan ‘Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.’ şeklindeki düzenlemeye göre, somut olayda kayden 19.07.2001 doğumlu olan sanığın tekerrüre esas alınan Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2016/245 Esas, 2019/1004 sayılı kararına konu suçun işlendiği 24.12.2019 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, söz konusu mahkumiyet kaydının tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında yer alan başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkumiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un, Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlıklı 58 inci maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili birinci cümlesinde ve beşinci fıkrasında;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.
…
(5) Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.”
Şeklinde düzenlemelerin bulunduğu, hükümlünün tekerrüre esas alınan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan hapisten çevrili adlî para cezasına ilişkin Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2019 tarihli ve 2016/245 Esas, 2019/1004 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmüne konu suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılmıştır.
2. Tekerrüre esas alınan ilâma konu suçun çocuk yaşta işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrir olmadığı belirlenmekle, hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası;
“Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
5237 sayılı Kanun’un, Kasten yaralama başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise;
“Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlünün adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
4. Bununla birlikte bozma nedeni dikkate alındığında inceleme konusu hükmün infaz aşamasında verilen Bafra İnfaz Hakimliğinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/1087 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararı ile erteli cezanın aynen infazına dair kararının hukukî değerden yoksun bulunması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/488 Esas, 2020/775 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.