Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2985 E. 2023/7631 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2985
KARAR NO : 2023/7631
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
…, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ve 2019/249 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (b ve d) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1007 Esas, 2022/1560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın cezai ehliyeti konusunda alınan raporların çelişkili olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile maktulenin 13.11.2006 tarihinde evlendikleri, olay tarihi olan 11.10.2018 tarihinde de resmi olarak evliliklerinin devam ettiği, sanığın aşama ve mahkemedeki savunmalarında özetle; eşinin başka insanlarla ilişkisi olduğunu düşündüğünü, bu nedenle eşiyle defalarca konuştuğunu, buna bir son vermesini verdiği takdirde onu kabul edeceğini ancak isterse boşanabileceklerini söylediğini, eşinin boşanmaya yanaşmadığını söylediği, eşinin başkalarıyla ilişkisi olduğunu da kabul etmediğini ancak eşinin dudakları ve kollarındaki diş izlerinden eşinin başkalarıyla cinsel ilişki yaşadığından şüphelendiğini, olay günü de eşinden şüphelendiğinden kapı kilidini kendince işaretlediğini, uyandığında eşinin yanında olmadığını farkettiğini, odadan çıkınca eşini gördüğünü ve nerede olduğunu sorduğunu, eşinin tuvalete gittiğini söylediği, ancak kapının kilidinden ve eşinin kolları, dudakları ve bacaklarındaki izlerden eşinin yalan söylediğini anladığını, bunun üzerine tartışmaya başladıklarını, öncelikle bağırmaması için ağzını bantladığını, vücudundaki cinsel ilişkiye ait olduğunu düşündüğü izleri tükenmez kalem ile işaretlediğini, eşinin başına cop ya da benzeri sivri bir cisimle vurduğunu, birkaç kez de kafasını beton zemine vurduğunu, bu sırada ölüp ölmediğini anlamadığını, kendini kaybetmiş olduğu için başka bir şey hatırlamadığını beyan ettiği, sanığın savunmasında belirttiği aldatma veya evlilik biriliğine ve sadakatine aykırılığa dair sanık ve maktule ile aralarında resmi kurumlara yansıyan bir adlî vakanın olmadığı, Mahkemece alınan tanık beyanlarında da bu hususta bir delilin bulunmadığı, sanığın eşi olan makulenin vajinasına adlî emanete alınan 1 adet demir çubuk sokarak (ölüm sebebine dair ATK raporundan anlaşılacağı üzere) genital bölgede tespit edilen pelvis boşluğuyla iştirakli sair cisim sokulması ile oluşan penetran yaralanmasına sebebiyet verdiği bunun öldürücü nitelikte olduğu, maktulenin ölüm nedeninin ağız burun kapanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği ve

sanığın maktulenin ağzını burnunu bantlayarak, nefes almasını önleyerek boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, maktulenin vücudunun kalemle çizilmiş olduğu, şeffaf renkli koli bandı ile ağız ve burnunun başı etrafında sarılarak bantlanmış olduğu, bandın devamı ile maktulenin sağ ve sol ellerinin sarılmış olduğu, bu bant devamının maktulenin cinsel organına sokulmuş cisim tarafından da sarılı olduğu, başının altına konulmuş ağzı kapalı piliç poşetinin olduğu, davaya konu olayın bu şekilde oluşup geliştiği, sanığın ölüm neticesini almak için maktuleye eziyet ettiği, ağzını burnunu bantladığı, vajinasına demir çubuk soktuğu bu sebeple sanığın maktuleyi eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiği anlaşıldığından bu yönde hüküm kurulmuştur.

2. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünca tanzim edilen 04.02.2019 tarihli raporda: … genital bölgede tespit edilen pelvis boşluğuyla iştirakli sair cisim sokulması ile oluşan penetran yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu, maktulenin ölüm nedeninin ağız burun kapanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.

3. Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Kurulu, Dördüncü İhtisas kurulu ve Birinci Üst Kurul raporları uyarınca sanık …’in 11.10.2018 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yansıyan haksız tahrik oluşturacak herhangi bir söz ya da eylemin saptanmadığı, bu nedenle haksız tahrikin uygulama koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1007 Esas- 2022/1560 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.