Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/321 E. 2023/1969 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/321
KARAR NO : 2023/1969
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2017 tarihli ve 2016/76 Esas, 2017/47 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.05.2017 tarihli ve 2017/840 Esas, 2017/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bu kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/18711 Esas, 2021/1547 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Katılanın geçici ve kesin raporları ile tüm tedavi evrakları Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu’na gönderilerek, katılandaki her bir yaranın niteliği ve yaraların ayrı ayrı hayatî tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor aldırılarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
c) Hesap hatası yapılarak eksik ceza tayin edildiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bozma sonrası 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/537 Esas, 20122/1406 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi gerektiğine, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ve meşru savunmaya ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

1. Sanık … ile kardeşi … ve katılan …’ın aynı dolmuş hattında çalıştıkları, olay günü … ve … arasında iş nedeniyle çıkan tartışmadan sonra tarafların yakınlarının da karıştığı ikinci bir kavganın çıktığı, bu kavgada katılan …’ın, sanığın kardeşi olan …’i kolundan bıçakla basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, bunu gören sanığın da bıçakla katılana saldırarak kolundan, omzundan ve omzunun arkasından toplam 3 bıçak darbesi ile yaraladığı, iki ayrı kesinin müstakilen yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, birden fazla kemik kırığı meydana getirdiği ve aynı zamanda kolundaki yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan ile kavganın diğer tarafları ve tanıkların anlatımları, adlî muayene raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

3. Bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama sırasında bozma ilâmı doğrultusunda İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen, 17.03.2021 tarihli adlî muayene raporu ile;
“Kişinin vücudunda sağ kol medial yüzde 1(bir) adet, sol omuz arkasında 1(bir) adet, sol omuz başında 1(bir) adet olmak üzere toplam 3(üç)adet kesici delici alet yarası tanımlandığı,
– Sağ kol medial yüzde tanımalanan brakial arter, brakial ven ve bazilik vende lezyona neden olan ve sağ humerus orta diafizde kortikal avülsiye kemik fragmanına neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b) Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
c) Dava konusu olaya bağlı brakial arter ve vene greft uygulamasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu,
– Sol omuz arkasında tanımlanan pnömotoraksa ve sol 3.kot lateralde kırığa neden olan göğüse nafiz kesici delici alet yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b) Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
– Sol omuz başında tanımlanan trasesinde büyük sinir, damar, iç organ lezyonu tanımlanmayan yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
c) Kemik kırığına neden olmadığının” tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Sanık hakkında düzenlenen adlî rapor içeriğine göre sanıkta darp cebir izinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

5. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Karar başlığında suç tarihinin 05.12.2013 yerine 06.12.2013 olarak hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Sanık müdafiinin; beraat kararı verilmesi gerektiğine, öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ve meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Katılanın aşamalardaki beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği, taraf ve tanık anlatımları ile sanığın da tevilli ikrarı karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; suçta kullanılan aletin niteliği, katılanın hayatî bölgelerinde bulunan toplam 3 bıçak darbesinden iki ayrı kesinin müstakilen yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, darbe sayısı ve şiddeti ile yaralanmasının ağırlığı karşısında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga ortamında sanığın kendisine de saldırıldığını iddia ettiği halde adlî raporunda darp cebir izinin bulunmadığı, kavga sırasında kardeşinin katılan tarafından yaralandığını gören sanık lehine meşru savunma koşulları oluşmayıp alt sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/537 Esas, 20122/1406 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.