Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3275 E. 2023/7361 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3275
KARAR NO : 2023/7361
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1465 E., 2022/1420 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, olası kastla yaralama, 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, temyiz istemlerinin reddi ile hükmün düzeltilerek onanması

Sanık … hakkında müşteki …, katılan … ve katılan sanık …’a yönelik olası kastla yaralama ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, temyiz edilemez nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, temyiz edilemez nitelikte olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2022 Tarihli ve 2019/155 Esas, 2022/42 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2. Sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.10.2022 Tarihli ve 2022/1465 Esas, 2022/1420 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar …, …, …, … ve … Vekilinin Temyiz İstemleri
Suç vasfına, ilişkindir.

B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Haksız tahrikin varlığına ve sübut’a, ilişkindir.

C. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Eksik incelemeye, sübuta, eksik soruşturmaya, 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinin ve 30 uncu maddesinin üçünü fıkrasının varlığına, suç vasfına, haksız tahrikin varlığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 04.00 sıralarında İstanbul ili …..,ilçesi …..Merkez Mahallesi……, cadddesi üzerinde bulunan ……, Yaşam Merkezinde meydana gelen silahlı kavga sonucu maktul …’in ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak kaldırıldığı hastanede öldüğü, inceleme dışı katılanlar …, … ve sanık …’ın ateşli silah ile yaralanması olayında, ……, Clup isimli işletmenin sanık …’a ait olduğu, harici anlaşmaları gereği fiilen inceleme dışı sanık … tarafından işletildiği, sanık …’in kasiyer olarak işletmede çalıştığı olayda yaralanan inceleme dışı …, …’ın da aynı iş yerinde çalışan oldukları, yine olayda ismi geçen inceleme dışı sanıklar …, Kameran …….,ın da iş yeri çalışanı olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede; 14.04.2019 tarihli görüntü izleme tutanağına göre saat 04.16.22 saniyede maktulün sanık … ile konuştuğunu, saat 04.16.43 saniyede sanık ile maktulün boğuştukları, sanığın sağ eli ile belinde bulunan siyah tabancayı çıkardığı, boğuşmaya başlandığı daha sonra sanığın elinden tabancanın düştüğü ve sanığın tabancayı alarak boğuşmaya devam ettikleri 04.16.52 saniyede maktulün vurulduğu, maktulün elinde tabanca olmadığı, daha sonra sanık … tarafından bahse konu işyerinin kamera kayıt odasına çıktığı ve akabinde kamera kaydının kesildiği tespit edildiği, 18.04.2019 tarihli görüntü izleme tutanağına göre sanık … 04.17.37 saatinde Afganistan uyruklu bir şahsa tabanca teslim ettiği, bu tabancayı 04.21.11 saati sırasına kadar kimsenin mutfaktan almadığı, sanık diğer kamera açısından 04.19.16 sırasında başka bir tabancayı depo kısmına girmeden önce belinden çıkardığı ve sanığın Afgan uyruklu şahsa verdiği silah ile depo kısmına girmeden belinden çıkardığı silahın farklı iki tabanca olduğu tespit edildiği, dinlenen tanıklar … ve … ve inceleme dışı katılan …’ın beyanlarında sanık …’in maktule ateş ettiğini gördüklerini beyan ettikleri, sanık … ile maktulün kapıda karşılaştıkları, aralarında münakaşa çıktığı itiş kakış başladığı, sanık …’in yanında bulunan ruhsatsız tabancasını çıkararak maktule doğru hamle yaptığı bu esnada maktulün sanığın eline sarılarak silahı engellemeye çalıştığı, boğuşma esnasında silahın bir ara yere düştüğü, sanık …’in silahı tekrar eline aldığı, mücadelenenin bu şekilde devam ettiği, sanık yaşanan arbede esnasında maktulü silahla öldürme niyetiyle defalarca ateşlediği, 14.09.2019 tarihli otopsi tutanağında “…:Cesetten 1 (bir) adet 9 mm sarı
gömlekli üzerinde yiv ve set izleri bulunan mermi çekirdeği, 1 adet muhtemel eski olaya ait olduğu değerlendirilen 1,9×1,4 boyutunda nüvesi oksitlenmiş deforme görünümde mermi çekirdeği …” bulunduğuna dair rapor düzenlendiği, sanık tarafından CD görüntüleme tutanağına göre silahları değiştirdiği ve diğer sanık …’ında vücudunda 9 mm çapında kurşun bulunduğu yine maktulün otopsi raporunda da 9 mm çaplı kurşun bulunduğu bu haliyle sanık …’in olayda 9 mm çaplı tabancayı kullandığı, bu haliyle çelişkili savunmaları bulunan sanık …’in savunmalarına itibar edilmediği anlaşılmakla sanığın ruhsatsız tabanca ile ateş etmek suretiyle maktul …’in öldürülmesi eylemine katıldığı anlaşılmıştır.
Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede; Olay yeri görüntüleme tutanağında sanığın eline bulunan silah ile ateş açtığının tespiti yine dinlenen müşteki …’ın görgüye dayalı beyanı, sanığın silahla ateş attığına dair savunması, maktulün otopsi raporunda ölüm sebebinin iki adet ateşli silah mermi çekirdeği sonucu meydana geldiği, her bir mermi isabetinin tek başına öldürücü nitelik taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmeyerek sanık …’ın elde edilemeyen ruhsatsız tabancası ile işletmeden içeri girmekte olan maktul …’e doğru 2-3 kez ateş ettiği maktulün içeri giremediği, maktulün olayın meydana geldiği iş yerine uzaklaşırken yere düşüp kaldığı, olay sonrası orada bulunanlarca maktul ve diğer yaralıların çevre hastanelere götürüldüğü anlaşılmakla, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçunu işlediği kabul edilmiştir.
Sanık … ve sanık …’ın kasten öldürme eylemini haksız tahrik altında işleyip işlemediği yönünden yapılan değerlendirmede; Olay tarihi öncesinde maktul … ile sanıklar … ve …’ın 12.11.2017 tarihinde aynı iş yerinde …isimli şahıs tarafından …’in silahla yaralanması olayından dolayı eylemin maktul … ve akrabası … ….,’in talimatı ile …tarafından gerçekleştirildiği iddiası ile soruşturma yapıldığı bu sebeple ölen … ile sanıkların arasında husumet bulunduğu daha öncesi yaralanmaya ilişkin Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/666 Esas sayılı dosyası üzerinden …hakkında yargılanma yapıldığı ve aralarında husumet bulunduğu iddia edilmişse de Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/666 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde müştekilerinin … ve … olduğu, dosya sanığının …olduğu mahkemece yapılan yargılama neticesinde hakaret suçundan beraat, mala zarar verme suçundan şikayet yokluğundan düşme kararı verildiği, her ne kadar sanıklar husumetli olduklarını iddia etmişlerse de maktulün bu dosyada taraf olmadığı anlaşıldığı, ayrıca tarafların arasında husumet bulunsa maktulün sanıkların bulunduğu mekana gitmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanık … beyanı da nazara alındığında sanık …’in maktule küfür ettiği ve aralarında tartışma çıktığı bu haliyle ilk haksız eylemin sanık …’den kaynaklandığı, yine sanıklardan … ile maktulün aynı masada oturdukları ve tanık anlatımında da bahsettiği üzere maktul ile bir tartışmalarının olmadığı, olay yeri görüntüleme tutanakları incelendiğinde de maktulde herhangi bir silahın bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar bakımından yasal şartlar oluşmadığından haksız tahkrik indiriminin yapılmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 19.08.2019 tarihli; “kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu” görüşlerini içeren otopsi raporu dava dosyasındadır.

4. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, görüntü izleme tutanakları, arama tutanakları, uzmanlık raporları ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Adli sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Düzeltme Yönünden
Sanık … hakkında adli sicil kaydında yer alan Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1752 Esas, 2013/125 Karar sayılı hırsızlık suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne karşı yargılanmanın yenilenmesi talebi kabul edilerek 23.01.2015 tarih, 2015/71 Esas, 2015/26 Karar sayılı hükmü ile kamu davasının reddine karar verildiği, bu nedenle söz konusu mahkumiyet hüküm ortadan kalkmasına rağmen ilamın tekerrüre esas alınması,
Nedeniyle oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

B. Sanık … hakkında Müşteki …, Katılan … ve Katılan Sanık …’a yönelik Olası Kastla Yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından ve Katılan Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Sanık … ve Sanık … Hakkında Maktul …’e Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme ve araştırmanın bulunmadığı, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini

gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, maktülden sanıklara yönelen haksız tahrik oluşturan bir eylemin bulunmadığı, maktulden sanıklara yönelen bir saldırının bulunmadığı bu nedenle meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılmasında hataya düşmenin şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında Müşteki …, Katılan … ve Katılan Sanık …’a yönelik Olası Kastla Yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından ve Katılan Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Maktul …’e Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.01.2018 tarihli ve 2017/… Esas, 2018/… Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Maktul …’e Yönelik Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (C) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi tekerrür yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/1465 Esas, 2022/1420 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, sanık … hakkında hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulaması bölümünden “Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1752 Esas, 2013/125 Karar sayılı ile TCK’nın 142/2-d maddesine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu ilamın 03.11.2014 tarihinde kesinleştiği görülmekle” ibaresinin çıkartılarak yerine “Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/139 Esas, 2010/306 Karar sayılı ilamı ile TCK’nın 142/2-b maddesine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu ilamın 08.04.2013 tarihinde kesinleştiği görülmekle” ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık … müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.11.2023 tarihinde karar verildi.