YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3916
KARAR NO : 2023/6113
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/163 E., 2023/209 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2018/191 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/209 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ve müdafiinin, katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta, beyanlardaki çelişki giderilmeden karar verildiğine, eksik incelemeye ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanık …’ın diğer sanık …’la birlikte fikir ve eylem birliği içinde maktulü öldürmesi nedeniyle sanık …’ın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …, katılan …, tanıklar …ve …’nın eğlenmek amacı ile …. Asfaltı Caddesi üzerinde bulunan …Kafe isimli gece kulubüne gittikleri, alkol aldıktan sonra hesabı ödedikleri, çıkmadan katılan … ve Müslüm’ün tuvalete gittikleri, katılan …’nın lavabo önünde bulunan sandalyede oturarak …….’ün çıkmasını beklediği, bu sırada sanık …’ın da tuvalet önüne gelerek “sen kimsin lan, bu şekilde oturuyorsun” diyerek bağırdığı ve katılan …’ya tokat attığı, mekan sahibi …’ın geldiği, sanık …’ın belindeki tabancayı çıkarıp havaya bir el ateş ettiği, bu sırada ortalığın karıştığı, sanık …’ın belinden çıkardığı ele geçirilemeyen tabanca ile kalabalığa doğru ateş etmeye başladığı ve maktulün ölümüne neden olduğu, bu sırada diğer sanık …’ın daha sonra başka bir yerde ele geçirilen tabancayla kapıdan çıkmakta olan katılan …’yı hedef gözeterek ayaklarına doğru iki el ateş ettiği, katılan …’nın yaşamını tehlikeye sokmayacak nitelikte ancak ayak bölgesinde kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, kırığın hayat fonksiyonlarını orta 3. derecede etkileyecek nitelikte olduğu kabul olunmuştur.
2. Olay yerinde ele geçirilen 3 adet kovan ve bir adet mermi çekirdeğinin sanık … tarafından kullanılan 7.65 mm çaplı Browning tipi ateşli silahtan atıldığı, olayın gelişimi, tanık beyanları, sanık …’ın savunması gözetildiğinde sanık …’ın maktule doğru ateş ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, olayın sanık … tarafından ani bir kararla ateş edilmesi sonucu geliştiği, tarafların birbirlerini tanımadıkları ve aralarında husumet bulunmadığı, olayın gelişiminde sanık …’ın diğer sanık … ile aralarında irade ve fikir birliği olduğundan söz edilemeyeceği, sanık …’ın diğer sanık …’ın maktulü öldürmesi şeklinde gelişen eylemine iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve somut deliller bulunmadığı anlaşılmakla sanık …’ın maktule yönelik üzerine atılı kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.
3. Sanıklar üzerine atılı suçu inkar etmişlerdir. Katılan …, mağdur … ve tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları, olay yeri inceleme raporları ve krokisi, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporları, CD izleme tutanağı, bilirkişi raporu, teşhis tutanakları yakalama tutanağı ve kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
4. Maktul hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 14.03.2017 tarihli otopsi raporunda, kişinin vücudunda 4 (dört) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup dış muayenede 2 adet ateşli silah mermi çekirdeklerinin oluşturduğu yaralanmaların müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, diğer yaralanmaların öldürücü nitelikte olmadığı, cesetten makroskobik görünüme göre muhtemelen 9 mm çapında, dip kısmından deforme, gömlekli, üzerinde yiv ve set izleri bulunan 1(bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği elde edildiği, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot, skapula ve pelvis kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin sübuta, beyanlardaki çelişki giderilmeden karar verildiğine, eksik incelemeye, katılanlar vekilinin, sanık …’ın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olayın sanık … ile maktulün arkadaşı olan katılan …’nın tartışmasıyla başladığına ve sanık …’ın da olayda tabanca kullandığının anlaşılmasına, inceleme dışı katılan …, mağdur … ve tanıkların beyanlarına, teşhis tutanaklarına, bilirkişi, uzmanlık ve otopsi raporlarına göre eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yine aynı delillere göre sanık …’ın diğer sanık …’ın maktule yönelik öldürme eylemine iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2023/163 Esas, 2023/209 Karar sayılı kararında sanık … müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık …’ın diğer sanık …’ın eylemine müşterek fail olarak iştirak ettiği düşüncesiyle maktul …’ın öldürülmesi eyleminden beraatini onayan sayın çoğunluk düşüncesine katılmamaktayız.
Şöyleki;
Sanıklar… ve …yanlarında altı kişi ile beraber ………, Cafe isimli gece klübüne gittikleri burada önce sanık …’ın lavabo önünde mağdur … ile tartıştığı, daha sonra tartışmaya …’nın arkadaşları (maktul … da bu grubun içerisindedir.) dahil olmuştur. Maktul …’ın bulunduğu masaya eş zamanlı olarak sanıklar …ve… tarafından tabanca ile ateş edilmesi sonucu ateşli silahla yaralanan maktul … hayatını kaybetmiştir. Sanık … diğer sanık … ile birlikte mağdurların bulunduğu masaya ateş ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmuş, müşterek aslî fail olarak kasten öldürme suçunu işlemiştir.
Bu kapsamda;
Tanık … emniyette alınan ilk ifadesinde; “… İki ayrı masada oturan müşterilen lavabonun yanında birbirleriyle tartıştıklarının gördüm. … belinden iki tane tabanca çıkardı ve iki eliyle tartışmakta oldukları karşı gruba sıkmaya başladı. Panikle yere yattım, kalktığımda… iki tabancayla yerde yatan şahsa doğru defalarca ateş etti, dışarı çıktık, çatışma sonrası işyerine girerken… elindeki tabancayı başıma dayadı; “Kamera kayıt cihazlarını yok edeceksin!” dedi.”
Tanık … yargılama aşamasındaki ifadesinde ise; “… … isimli şahsın belinden iki tabanca çıkartarak tartışmakta olduğu karşı gruba doğru sıkmaya başladığını ve yerde yatan bir şahsa doğru defalarca ateş ettiğini gördüm.”
Sanık … Cumhuriyet savcısı huzurunda müdafii ile birlikte yaptığı savunmasında; “… …lavabo tarafından gelirken elinde silah vardı, masaya doğru ateş ediyordu, karşı masada oturanların birinin elinde silah vardı o da ateş ediyordu. Diğer şahıslar arabadan silah almaya gidiyorlardı, bende 7,65 çapında el yapımı silah vardı, karşı masada oturanların ayaklarına doğru dört el ateş ettim. Bu arada çatışma sürüyordu. …’ın elinde ki silah 9 mm idi, sonra cafede herkes kaçmaya başladı, herkes kaçtıktan sonra ayrı ayrı olarak bizim masadakilerle cafeyi terk ettik. …”
Tanık beyanı ve sanık savunması dikkate alındığında sanık …’ın diğer sanık … ile birlikte eş zamanlı olarak maktulün bulunduğu masaya ateş ederek maktulü öldürdükleri, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları bu kapsamda sanık …’ın TCK’nin 37. maddesi uyarınca müşterek aslî fail olarak cezalandırılması için bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.