YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4214
KARAR NO : 2023/6241
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/388 E., 2023/20 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2016/89 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bu kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.12.2016 tarihli ve 2016/5435 Esas ve 2016/4364 Karar sayılı kararı ile; ”kapsam dışı sanıklar ……,….., … tarafından darp edildikten sonra kaçmakta olan maktülü, ayaklarına jopla vurmak suretiyle adli raporlarına göre sol bacak bölgesinden basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayan sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2017 tarihli ve 2017/124 Esas, 2017/161 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Anayasa Mahkemesinin 2017/7592 başvuru sayılı ve 26.05.2022 tarihli kararında özetle; ”HAGB kararı verilmesi ile birlikte kötü muamelenin bir cezai yaptırıma bağlanması gereken ilgili süreç, kötü muamele faillerinin cezadan tamamen muaf tutulmalarıyla sonuçlanabileceği, dolayısıyla HAGB müessesesinin, cezasızlığa yol açması nedeniyle benzer türdeki ihlalleri önlemedeki caydırıcılığı sağlayamayacağı..” gerekçesiyle Anayasa’nın 17 nci maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiğine, karar verilmiştir.
5. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/388 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, soyut beyan dışında her türlü şüpheden uzak delil olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın seçenek yaptırımlara dönüştürülmesi gerektiğine,
2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama kararı verdiğine, sanığın insanlığa karşı suçlar başlığı ile düzenlenen “Eziyet” suçundan cezalandırılması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Polis memuru olan temyiz dışı sanıklar …un kamuoyunda …………., Eylemleri olarak bilinen eylemler sırasında görevli oldukları, olay gecesi … … Caddesi üzerinde gerçekleşen eylemlere güvenlik güçlerince müdahale edilmesi üzerine bazı eylemcilerin ara sokaklara kaçtıkları, maktulü de bu caddenin yakınındaki …….., Sokak’a girdiği, temyiz dışı sanık … …’ya ait bu sokağın sonunda bulunan ekmek fırınının önünde beklemekte olan …’ın, maktulün yolunu kestikleri, sanık…’ın maktulün ayağına vurarak onu yere düşürdüğü, bu sırada sanıklar … ve …’ın da maktulün yanına geldikleri, tüm sanıkların birlikte yerdeki maktulün yüzüne, kafasına, sırtına ve bacaklarına vurduktan sonra uzaklaştıkları, maktulün aldığı darbelerin etkisiyle bir süre yerden kalkamadığı, geri dönen sanık …’ın maktulün kafasına ve gövdesine birden fazla kez vurduğu, ani bir hareketle yerden kalkan maktulün koşarak kaçmaya başladığı, sokak üzerinde beklemekte olan sanık …’in kendisine doğru koşmakta olan maktulün bacaklarına maktul hareket halinde iken jopla vurduğu, maktulün sokağı terk ederek uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın atılı suçu inkar ettiği belirlenmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, işyeri kamera görüntülerinin içerir CD’ler ve bu görüntülere ilişkin inceleme tutanakları, fotoğraflar, teşhis tutanakları, İstanbul Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.10.2013 tarihli raporu dava dosyasına eklenmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına ve Anayasaya Mahkemesinin bireysel başvuru hak ihlali kararına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, tanık … ….’nın oluşa uygun anlatımları, diğer tanıklar temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, işyeri kamera görüntülerinin içerir CD’ler ve bu görüntülere ilişkin inceleme tutanakları, fotoğraflar, teşhis tutanakları, İstanbul Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.10.2013 tarihli raporuna göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, bu sanığın eyleminin, dava dışı sanıkların eyleminden bir süre sonra gerçekleşmesi ve bağımsız olarak eylemler arasında fasıla bulunması ve sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında bir illiyet bulunmaması nedeniyle eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımının doğru bir biçimde belirlendiği, Mahkemece, ”sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri, bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmaması” şeklindeki yasal, yeterli ve Kanuni gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği,
Anayasa Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli bireysel başvuru hak ihlali kararında, ”Anayasa’nın 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasıyla yasaklanan eziyet kavramının 5237 sayılı Kanun’da düzenleme altına alınmış olan eziyet suçundan daha geniş ve farklı anlam taşıdığı, her iki kavramın aynı olmadığı, Anayasa ve sözleşmede yer alan kötü muamele türlerine ilişkin kavramlar, özerk kavramlar olması nedeniyle ceza kanunlarındaki işkence, eziyet gibi suçlardan farklı anlam taşıdığının” belirtildiği, somut eylemde, maktulün önceki saldırıdan kurtulduktan sonra olay yerinden kaçmak için koştuğu esnada sokak üzerinde beklemekte sanık …’in kendisine doğru koşmakta olan maktulün bacaklarına jopla vurması şeklinde gerçekleşen eylemde, 5237 sayılı Kanun’un 77 nci maddesinde düzenlenen ”eziyet” suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/388 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.