Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4487 E. 2024/350 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4487
KARAR NO : 2024/350
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ve müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/184 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesi uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1145 Esas, 2021/1178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılan vekili ve sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/1521 Esas, 2022/8169 Karar sayılı kararı ile “Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık … ile katılan …’in resmi nikahlı evli oldukları, olay günü katılan … ile tanık …’nın … ilçesine gitmek üzere sanık tarafından terminale bırakıldığı ve aynı gün akşam …’ya döndükleri, yine terminalden sanık tarafından araçla alındıkları, evlerinin önüne geldikleri anda, sanık …’ın tanık …’dan katılan ile konuşmak için müsaade istediği, araç içinde sanık ile katılanın kaldığı, sanığın katılanı öper gibi yaparak araç içinde bulunan falçata ile katılanı yüz sağ, boyun sağ, temporal bölge saçlı derisinde, sol kulak bölgesinde, sol el sırtında, sol el bileğinde, sol el 2. Parmak ve sağ el 4. Parmakta birer adet olmak üzere toplam 8 adet kesici delici alet yarası mevcut olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilemez ve yüzde sabit iz niteliğinde olacak şekilde yaraladığı olayda; Teşebbüs nedeniyle nitelikli kasten öldürme suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi uyarınca sanığın kastının yoğunlu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2022/431 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesi uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun tasarlanarak işlendiğinden bahisle suç vasfına, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, ceza miktarına, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık ve Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Suç vasfına, eksik incelemeye, öldürme kastının bulunmadığına, gerekçesiz alt sınırdan uzaklaşıldığına, meşru savunma ve haksız tahrikin varlığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiği’ne, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın resmi nikahlı karı koca oldukları, olay tarihinde katılan … ile tanık …’nın … ilçesine gitmek üzere sanık tarafından terminale bırakıldığı ve aynı gün akşam …’ya döndükleri, yine terminalden sanık tarafından araçla alındıkları, evlerinin önüne geldikleri anda, sanık …’ın tanık …’dan katılan ile konuşmak için müsaade istediği, araç içinde sanık ile katılanın kaldığı, sanığın katılanı öper gibi yaparak araç içinde bulunan falçata ile katılanı yüz sağ, boyun sağ, temporal bölge saçlı derisinde, sol kulak bölgesinde, sol el sırtında, sol el bileğinde, sol el 2. Parmak ve sağ el 4. Parmakta birer adet olmak üzere toplam 8 adet kesici delici alet yarası mevcut olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilemez ve yüzde sabit iz niteliğinde olacak şekilde yaraladığı mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
Teşebbüs yönünden değerlendirme; Sanık …’ın aralarında önceye dayalı adli makamlara intikal etmiş bir çok husumeti bulunan olay tarihinde resmi nikahlı eşi olan katılana olay günü öldürmeye elverişli falçata ile saldırarak kasıtlı bir suç işleme kararı alarak, öldürmeye elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başladığı ancak katılanın falçata darbeleri aldıktan sonra araç içerisinden kaçmayı başararak yardım çığlıkları atması üzerine tanıklar … ve …’ın olay yerine intikal ettiği, 21.02.2020 Tarihli Görüntü İnceleme Tutanağı’ndan açıkça anlaşıldığı üzere tanık …’ın katılan ve sanığın arasına girdiği ve sanık …’ı itmesi üzerine sanık …’ın düşmesi üzerine eylemlerine son vermek zorunda kaldığı, katılanın kızının araya girmesi ve sanık …’ı yere düşürmesi üzerine sanık …’ın elinden kurtularak ve olay yerinden kaçarak komşularına sığındığı, bu itibarla sanık …’ın elinde bulunmayan nedenlerle suç tamamlanamamış ve sanığın amaçladığı öldürme sonucu gerçekleşememiştir. Tüm bu hususlar birlikte incelendiğinde sanık …’ın tanık …’nın araya girmesi nedeniyle falçata ile saldırma eylemine devam edemediği, sanığın eylemini kendiliğinden sonlandırmadığı, sanığın öldürme kastına yönelik icrai hareketleri, eylemi işleyiş biçimi , suç konusunun önem ve değeri ,suçun mahiyeti ve niteliği , suçta kullanılan falçatanın adam öldürmeye elverişli olması hususları gözönüne alındığında sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmış olup; sanığın katılana yönelik eylemi dolayısıyla alt hadden ceza verilmemiş , uygun bir miktar alt hadden ayrılmak suretiyle teşebbüsün varmış olduğu derece, meydana gelen zarar ve tehlikeye göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak cezası takdiren 17 yıl hapis cezası olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Katılan hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunca tanzim olunan 30.09.2020 tarihli; “kişinin vücudunda yüz sağ bölgesinde 1 (bir), boyun sağında 1 (bir), temporal bölge saçlı derisinde 1(bir), sol kulak bölgesinde 1(bir), sol el sırtında 1(bir), sol el bileği, sol el 2. Parmak ve sağ el 4.parmakta 1’er adet olmak üzere toplam 8 adet kesici alet yaralanması tarif edildiği, yüz sağ bölgesinde tanımlanan geniş yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek
ölçüde hafif nitelikte olmadığı, boyun sağ bölgesinde tanımlanan geniş yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici alet yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol kulak bölgesinde tanımlanan geniş yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici alet yaralanmasının: kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol el sırtında tanımlanan geniş yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici alet yaralanmasınnı; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta tanımlanan diğer kesici alet yaralanmaların yumuşak doku lezyonuna neden olduğu cihetle ayrı ayrı, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu” görüşlerini içeren adli rapor görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, adli raporlar, görüntü izleme tutanağı, olay yeri inceleme raporu, tahkikat evrakı ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
5. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/1521 Esas, 2022/8169 Karar sayılı bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tasarlamanın koşulları oluşmadığından eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelik herhangi bir haksız saldırı, söz veya davranış bulunmadığından meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin , 24.03.2023 tarihli ve 2022/431 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.