YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4648
KARAR NO : 2023/6174
KARAR TARİHİ : 13.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1254 değişik iş
KARAR : İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in gönderdiği mektubun sakıncalı olması sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kurumda muhafazasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 08.06.2022 tarihli ve 2022/339 sayılı sakıncalı mektup değerlendirme kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikayetin reddine ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 14.06.2022 tarihli ve 2022/4139 Esas, 2022/4191 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, mektubun somut olarak incelenip hangi cümlelerin sakıncalı görüldüğüne yönelik bir tespit yapılmadan şikayet reddedildiğinden bahisle kabulüne ve infaz hakimliği kararının
kaldırılmasına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2022 tarihli ve 2022/1254 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 94660652-105-03-24852-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/45329 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve 2023/45329 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli kararı ile, itiraza konu Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 14.06.2022 tarihli kararında mektubun somut olarak incelenip hangi cümlelerin sakıncalı olduğuna yönelik tespit yapılmadığından gerekçesiz olarak karar verildiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 08.06.2022 tarihli kararında, mektubun bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle “gerçek dışı beyanlar ile terör örgütünün ideolojisinin devamını sürdürmeye çalışabileceği, örgütsel faaliyetlerini ceza infaz kurumunda da devam ettirebileceği, yapmış olduğu açlık grevi eylemini normalleştirmeye çalıştığı, kişi veya kurumlara yanlış bilgi vererek örgütsel mahiyette tazahür eden bu eyleme destek sağlamaya çalıştığı, açlık grevinin mevzuat hükümlerince disiplin suçu olduğunun bilindiği; benzer gönderilerin aynı suç grubunda birden fazla kişi ile yapılarak bu türden yollarla yayılmaya çalışıldığı, mesnetsiz iddialar ile Ceza İnfaz Kurumları hakkında kamuoyunda olumsuz algı yaratmaya çalışarak güvenlik zafiyetine neden olacağı” gerekçesiyle sakıncalı olduğunun tespit edildiği, Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 14.06.2022 tarihli kararı ile de, anılan kurul kararındaki gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilmek suretiyle şikayetin reddine karar verildiği ve dolayısıyla gerekçeli olarak bir karar verildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklinde karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da gerekçe hususunda aynı ilkeler benimsenmiştir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.04.2019 tarihli, 2018/9-593 Esas ve 2019/314 Karar sayılı kararında; “Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçe bölümünde hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve kanuni olması gerekmektedir. Kanuni, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime imkân sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ile hükmün, dayanağını, denetlenebilirliğini, ikna ediciliğini gerekçe bölümünden alacağı vurgulanmıştır.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu üzerine yaptığı inceleme neticesinde, 13.02.2020 tarihli ve 2016/1414 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile kanun metninin tekrarından ibaret ifadelerin, kanunî bir gerekçeye vücut vermeyeceğinin altını çizmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kanunî unsurları taşıyan bir gerekçeye dayanılmaksızın sadece ilgili mevzuat hükmüne atıfta bulunulmakla yetinilmesi gerekçeli karar hakkının, dolayısıyla adil yargılanma hakkının, ihlâli olarak kabul edilir. (Georgiadis/Yunanistan, B. No: 21522/93, 29.05.1997, §§ 40-43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, § 53; H.A.L./ Finlandiya, B. No: 38267/97, 25.01.2004, §§ 50-51)
4. Bu açıklamalar ışığında; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için incelemeye konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, deliller ve ulaşılan vicdanî kanaat arasında bağ kurulması ve bu şekilde kararın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, sadece Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının kararına atıfta bulunularak; “itiraza konu kararın Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 91/3 ve 123 üncü maddesindeki düzenlemeler kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla …” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla; İnfaz Hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği
tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.10.2023 tarihinde karar verildi.