YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5428
KARAR NO : 2023/6215
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1525 E., 2014/511 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, kötü muamele
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
… 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2014 tarihli ve 2014/1525 Esas, 2014/511 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında
a) Kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 2 ay hapis cezasının, aynı Kanun’un 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek hükümlünün 1.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
b) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek hükümlünün 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükümlerin, temyiz edilmeksizin 23.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/14065 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60962 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesinde yer alan ‘İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir’ şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezalarının ertelenmesinin mümkün olmadığı nazara alındığında, sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılamada, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 20.12.2012 tarihinde kesinleşen Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2012 tarihli ve 2010/123 Esas, 2012/467 sayılı kararının tekerrüre esas teşkil ettiği, 5237 sayılı Kanun’un 58/3. maddesinde yer alan ‘Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur.’ şeklindeki ve anılan Kanun’un 50/2. maddesinde yer alan, ‘Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez’ şeklindeki hükümler dikkate alındığında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği, mahkumiyete konu kasten yaralama suçu için de anılan Kanun’un 86/2. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, somut olayda mükerrir olan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 … maddesinin birinci fıkrasında yer alan;
“İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.”
Şeklindeki düzenleme uyarınca erteleme kurumunun hapis cezaları için uygulanması mümkün iken adlî para cezalarının ertelenmesi mümkün değildir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası;
“(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.”
5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası;
“Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
5237 sayılı Kanun’un, Kasten yaralama başlıklı 86 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası ise;
“Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında seçimlik cezalardan aynı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının zorunlu olarak seçilmeli, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği de bu cezanın artık adlî para cezasına çevrilemeyeceği dikkate alınmalıdır.
3. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ertelenmesine ve mükerrir olan hükümlünün kasten yaralama suçundan seçimlik cezalardan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin ardından hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2014 tarihli ve 2014/1525 Esas, 2014/511 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.