Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5434 E. 2023/6617 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5434
KARAR NO : 2023/6617
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Hükümlü Celal hakkındaki karar)
SAYISI : 2016/195 E., 2017/663 K.
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesi (Hükümlü … hakkındaki karar)
SAYISI : 2022/360 E., 2022/120 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükümlü ….. hakkında mahkûmiyet, hükümlü … hakkında hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

Hükümlü… hakkında;
Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2016/195 Esas, 2017/663 Karar sayılı kararı ile hükümlü… hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Hükümlü … hakkında;
Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/360 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile hükümlü …’ın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 2 ay 23 gün hapis cezasının aynı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/27226 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60140 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60140 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3. maddesinde yer alan; ‘a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı… e) Silahla… işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında… artırılır.’ şeklindeki hüküm nazara alındığında,
1) Müşteki sanıklar haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi uyarınca uygulanan 8 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin 2/3 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde,
2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan ‘Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.’ şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt
sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adrese, tebligata, 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, ‘Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması’ gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda, Müşteki sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen denetimi ihlal etmesi dolayısıyla Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/360 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında, savunması alınması için yazılan talimat üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/263 talimat sayılı dosyasından gönderilen talimatın ‘Nizamettin Mah. ……… Cad. No:45/1 Altınordu/…’ adresine doğrudan ‘mernis şerhi’ düşülerek tebliğ işlemi yapılması sebebiyle anılan tebliğin usulsüz olduğu cihetle, sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeyerek, savunma hakkının kısıtlanmasında,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur…
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, … karşı,
b) …,
c) …,
d) …,
e) Silahla,
f) …,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, … artırılır.”
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca kasten yaralama eylemini silahtan sayılan bir cisim ile alt ve üst soya karşı gerçekleştiren mağdur hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezanın aynı olayda iki nitelikli hâlin (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentlerinin) birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri gereği yasal artırım oranının (½) olduğu gözetilmeden (2/3) olarak uygulanması Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231 … maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve on birinci fıkrasının birinci cümlesi;
“…
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. …

(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. …”
Şeklinde düzenlenmiştir.

Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.

3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine hükümlü … hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilirken yapılan yargılamada hükümlü adına duruşma gününün tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat mazbatası üzerinde yapılan inceleme neticesinde tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Şöyle ki 7201 sayılı Kanun’un “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre;
“Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; hükümlünün ihbar öncesi yargılama aşamasında Merkezi Adres Kayıt Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin dava dosyasında bilinen adres ile aynı olduğu belirlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.

Ancak, duruşma gününü bildiren çağrı kağıdının hükümlü adına 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebligat yapılmadan“MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebliğe çıkarıldığı, bu itibarla hükümlü adına çıkarılan tebligatın usûlüne uygun olmadığı belirlenmiştir.

4. 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı maddenin onbirinci fıkrası uyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde açıklanabilmesi için, duruşma açılıp, hükümlüye gelmediği takdirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içerir duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi gerektiği halde, hükümlü …’e duruşma günü usûlüne uygun şekilde bildirilmeden yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,

2. Hükümlü Celal hakkında kasten yaralama suçundan verilen Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2016/195 Esas, 2017/663 Karar sayılı kararı ile hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2022/360 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.