Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5772 E. 2023/5577 K. 22.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5772
KARAR NO : 2023/5577
KARAR TARİHİ : 22.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/5026 değişik iş
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sincan 3 nolu L Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nın, kurum tesislerine, araç ve gereçlerine zarar vermek eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 21.10.2022 tarihli ve 2022/701 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin … 1. İnfaz Hâkimliğinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/6952 Esas, 2022/7234 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/5026 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-34233-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58022 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58022 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Ceza İnfaz Kurumu tarafından verilen 1 gün hücreye koyma disiplin cezası hakkında yapılan şikayet üzerine İnfaz Hâkimliğinin hükümlünün savunmasında, odanın penceresini yanlışlıkla hızlı açması sonucu demire çarpması nedeniyle camının kırıldığını belirttiğinden bahisle hükümlünün kurum malına kasten zarar verme amacının olmadığı, kasten zarar verdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı yönünden disiplin cezasının kaldırılmasına karar verildiği; adı geçen hükümlünün savunmasında “35 sene cezam geldi, bunlara dayanarak çok bunaldım. Annem maddi sorunlar içinde yaşlı bir kişi telefonla konuştum işe girdim hastayım dedi çok üzüldüm, cezalarda gelince çok bunaldım pencereyi sert şekilde ranzaya doğru birden sert itekleyince kırıldı, kastının olmadığını” beyan etmiş olduğu, hükümlünün savunmasında camı sert bir şekilde ranzaya doğru iteklediği için kırıldığını savunmasıyla ikrar etmiş olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere hükümlülerin ceza infaz kurumlarında belirli bir disiplin çerçevesinde tutulacağı ve kurum düzenini ihlâl edenler hakkında anılan Kanunda birtakım disiplin cezalarının öngörüldüğü, her ne kadar verilen disiplin cezası İnfaz Hakimliği tarafından kasıt yokluğundan kaldırılmış ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Kurum tesislerine araç ve gereçlerine zarar vermek” şeklinde olduğu, düzenlemede kasıt unsurunun aranmadığı ve hükümlünün ikrar niteliğindeki savunması gözetildiğinde itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtayca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
2. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.
4. Somut olayda, ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kaldığı odanın pencere camının kırılması olayı ile ilgili olarak, İnfaz hakimliğince hükümlünün “pencereyi hızlı açması sonucu demire çarpması nedeniyle camın kırıldığı yönündeki savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, hükümlünün kurum malına kasten zarar verme amacının bulunmaması” nedeniyle şikayetin kabulüne ve Disiplin Kurulu Başkanlığının kararının iptaline dair verdiği karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz mercii kararının kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de, kanun yararına bozma isteminin mahkemenin takdirinin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ve gerekçeye ilişkin olduğundan haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.09.2023 tarihinde karar verildi.