Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5795 E. 2023/6379 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5795
KARAR NO : 2023/6379
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/2765 değişik iş sayılı
HÜKÜMLÜ
İNCELEME KONUSU KARAR :İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli yağma ve hava değişimi tecavüzü suçlardan Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2015/574 değişik iş sayılı içtima kararı ile 22 yıl 26 ay hapis cezasına hükümlü …’in, cezasının infazı sırasında, 24.05.2019 tarihinden itibaren şartla tahliyesine dair … 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/692 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içinde 08.10.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/928 Esas, 2021/267 Karar sayılı kararı, 30.12.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2010/195 Esas, 2020/310 Karar sayılı kararıyla cezalandırıldığı gözetilerek, şartlı tahliyenin geri alınmasına,

15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 48 … maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının uygulamasıyla, hükümlünün anılan tarihlerde işlemiş olduğu suçlar nedeniyle mahkum olduğu 2 yıl 1 ay ve 10 ay hapis cezalarının iki katı kadar olan 4 yıl 22 aylık sürenin, ilk suç tarihi olan 08.10.2019 ile bihakkın tahliye tarihi olan 05.11.2032 tarihini geçmemek üzere aynen infazına ilişkin Karşıyaka 1. İnfaz Hâkimliğinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/2489 Esas, 2022/2473 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile Karşıyaka 1. İnfaz Hâkimliğinin 26.05.2022 tarihli kararının iptaline, geri alınacak tarihlerin birbiriyle çakıştığından bahisle 4 yıl 2 aylık sürenin 14.11.2019 tarihi ile 12.01.2024 arasındaki süreyi geçmemek üzere şartla tahliyenin geri alınmasına dair merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/2765 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-35-23594-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve 2023/59370 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve 2023/59370 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında, “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklinde yer alan düzenlemeler ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde “maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hak ederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir.” şeklinde yer alan açıklama karşısında;

7242 sayılı Kanun döneminde koşullu salıverilmenin geri alınması durumunda, denetim süresinde işlenen suçlardan verilen hapis cezalarının miktarları yazılıp anılan hapis cezalarının iki katı sürenin soyut biçimde aynen infazına karar verilmesinin yanlış hesaplamalara yol açacağı, her somut olayda denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımında büyük önem arzettiği,
Ancak anılan hesaplama yapılırken, ortaya çıkan sonucun, netice itibariyle ikinci suç ile (denetim süresinde işlenen ilk suç ile) hakederek tahliye tarihi arasındaki azami süreyi geçemeyeceği, söz konusu azami süre belirlenirken, ilk olarak denetim süresinde işlenen ilk suç ile hakederek tahliye tarihi arasındaki süre temel dayanak noktası olarak belirlendikten sonra, denetim süresinde işlenen her bir suç için suç tarihinden itibaren başlayarak tarih aralıkları hesaplandıktan sonra arada fasılalar bulunması hâlinde, diğer bir deyişle koşullu salıverilmesi geri alınmayan tarih aralıkları bulunması hâlinde, anılan sürelerin de ilk suç ile hakederek tahliye tarihi arasındaki süreden çıkarılması durumunda hükümlünün infaz edebileceği azami sürenin tespit edileceği,
Somut olayda, hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 05.11.2032 tarihinden önce, zincirleme şekilde işlendiği anlaşılan ve ilk suç tarihinin 08.10.2019 tarihi olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli ve 2019/928 Esas, 2021/267 Karar sayılı kararıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 4 yıl 2 ay olduğu, suç tarihi olan 08.10.2019 tarihine bu süre eklendiğinde 08.10.2019-08.12.2023 tarihleri arasındaki sürenin infazının gerektiği,
Yine denetim süresi içinde 30.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2010/195 Esas, 2020/310 Karar sayılı kararıyla 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 20 ay olduğu, suç tarihi olan 30.12.2019 tarihine bu süre eklendiğinde 30.12.2019-30.08.2021 tarihleri arasındaki sürenin infazının gerektiği,
Her ne kadar merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2022 tarihli kararında geri alınacak tarihlerin birbiriyle çakıştığından bahisle 4 yıl 22 aylık sürenin 14.11.2019 tarihi ile 12.01.2024 arasındaki süreyi geçmemek üzere şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlediği suçların iki katı olan toplam 4 yıl 22 aylık sürenin, denetim süresi içerisinde işlenen ilk suçun işlendiği tarih olan 08.10.2019 tarihi ile 08.08.2025 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesiyle değişik 107 nci maddesinin (6), (12), (13) ve (14) üncü fıkraları;
(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;
a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,
b) (Değişik bend: 25.05.2005-5351 S.K./8. md) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre (Ek ibare 14.04.2020 – 7242 S.K./48. md) takdir edilecek bir sürenin,
Ceza infaz kurumunda aynen (Ek ibare 14.04.2020 – 7242 S.K./48. md) çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Hükümlünün infaza konu içtimalı 24 yıl 30 ay hapis cezasının infazı sırasında 24.05.2019 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 05.11.2032 olarak tespit edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde 08.10.2019, 06.11.2019, 14.11.2019 tarihlerinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis, 30.12.2019 tarihlerinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

4. Mahkemesince, aynen infaz kararında, 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı

hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

5. 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasına göre, “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, 08.10.2019-06.11.2019-14.11.2019 tarihlerinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının iki katı olan 4 yıl 2 ay aylık sürenin suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infazına karar verilmesi gerektiğinden, 14.11.2019-12.01.2024 tarihleri arasındaki sürenin, 30.12.2019 tarihlerinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan verilen 10 ay hapis cezasının iki katı olan 20 aylık sürenin suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infazına karar verilmesi gerektiğinden, 30.12.2019-21.08.2021 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

6. 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yapılan değişikliğe bakıldığında, şartla tahliye kararının geri alınması durumunda, şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde, işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması yönünde yasa koyucunun iradesini ortaya koyduğu, denetim süresi içerisinde işlenen suçların birden çok olması durumunda aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında farklı uygulama yapılması yönünde herhangi bir irade ortaya koymadığı, bu durumda denetim süresinde birden çok suç işlemesi durumunda işlenen suçların aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında, verilen hapis cezalarının sürelerine göre geri alınması gereken süreler suç tarihinden başlayarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığında bihakkın tahliye tarihini geçmiyor ise herhangi bir fark bulunmadığı, farklı uygulama yapılmasının eşitlik ilkesine, yasa koyucunun amacına ve hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olabileceği değerlendirilmekle, aynen infazına karar verilen sürelerin çakıştığından bahisle çakışan süreler dikkate alınmaksızın aynen infaza ilişkin itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan sebeple yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.07.2022 tarihli ve 2022/2765 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2023 tarihinde karar verildi.