Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5837 E. 2023/6158 K. 13.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5837
KARAR NO : 2023/6158
KARAR TARİHİ : 13.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/593 değişik iş sayılı
İNCELEME KONUSU KARAR :İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

… L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’ün, Covid salgını nedeni ile 2020 yılı Mart ayından 2021 yılı Aralık ayına kadar yaptırılmayan 20 adet açık, 44 adet kapalı görüşünün tarafına geri verilmesi ve iki kişi ile sınırlandırılan kapalı görüşlerin pandemi öncesinde olduğu gibi yedi kişi ile yaptırılmasına dair başvurusunun, Covid-19 salgını nedeni ile alınan önlemler kapsamında açık ve kapalı görüş uygulamasının Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün yazıları doğrultusunda devam ettirildiği, bu süreç içerisinde yaptırılmayan açık ya da kapalı görüşlerin yaptırılması husunda herhangi bir yazılı bildirimin olmadığına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 11.03.2022 tarihli ve E.58825129-2017/87-2022/20626 sayılı görüş yazısına

istinaden, açık ve kapalı görüşlerin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ilgili yazıları ile Sağlık Bakanlığının tavsiye kararları doğrulusunda yapılmaya devam ettiği, ertelenen görüşler ve kapalı görüşlerde görüşülecek kişi sayısına dair bir düzenleme olmadığından bahisle reddine dair … 2. İnfaz Hâkimliğinin 18.03.2022 tarihli ve 2022/1797 Esas, 2022/2228 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2022 tarihli ve 2022/593 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak,

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-07-25502-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58385 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve 2023/58385 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun “İnfaz hakimliklerinin görevleri” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır :1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak” şeklinde,
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun “İnfaz hakimliklerinin görevleri” başlıklı 5 … maddesinde, “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir” şeklinde yer alan düzenlemelere nazaran,
Ceza infaz kurumunun barındırdığı hükümlülerin açık ve kapalı görüş uygulamalarına karşı İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunulabileceği, fakat söz konusu yolun işletilebilmesi için öncelikle hükümlüler hakkında ceza infaz kurumunca gerçekleştirilmiş bir işlem ve faaliyetin olmasının gerektiği, nitekim bu durumda söz konusu faaliyetin veya işlemin İnfaz Hâkimliğince denetlenebileceği, aksi halde İnfaz Hâkimliğinin idarenin yerine geçerek bir karar vermesinin mümkün olmadığı,
Somut olayda ise, adı geçen hükümlünün; bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda Covid salgını nedeni ile 2020 yılı Mart ayından 2021 yılı Aralık ayına kadar yaptırılmayan 20 adet açık, 44 adet kapalı görüşünün tarafına geri verilmesi ve iki kişi ile sınırlandırılan kapalı görüşlerin pandemi öncesinde olduğu gibi yedi kişi ile yaptırılmasına ilişkin ilgili idareye başvuruda bulunmaksızın, doğrudan şikâyette bulunduğu ancak hükümlünün şikâyetine konu meselenin esasen başvurması halinde öncelikle ceza infaz kurumu idaresi tarafından değerlendirilebilecek ve hakkında bir işlem veyahut faaliyet gerçekleştirilebilecek hususlardan olduğu anlaşılmakla,

Hükümlünün talebi ile ilgili olarak öncelikle ilgili Ceza İnfaz Kurumuna müracaat etmesini müteakip, ceza infaz kurumunca yapılacak işlem veya faaliyet sonrasında kararın veya uygulamanın yerinde görülmemesi halinde şikâyet hakkının kullanılmasının gerektiği, ancak bu halde ceza infaz kurumu işleminin denetlenmesi imkanının olacağı, dosya kapsamında ise, şikâyet ve karar tarihinde hükümlünün talebine dair önceden ceza infaz kurumuna başvurulması sonucu verilmiş veya yapılmış İnfaz Hâkimliğince incelenebilir bir ceza infaz kurumu işlemi yada faaliyeti bulunmadığı cihetle, İnfaz Hâkimliğince talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 4 ve 6 ncı madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İnfaz Hakimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikayet yolu ile kanun veya diğer mevzuat hükümleri ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenilmesine ilişkin olduğu, İnfaz Hakimliğince hükümlü veya tutuklu tarafından yapılan şikayetin kabulü halinde cezaevi idaresi tarafından verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilebileceği, somut olayda hükümlü tarafından cezaevi idaresine yapılan talep üzerine cezaevi idaresi tarafından verilmiş veya yapılmış İnfaz hakimliğince denetlenebilecek karar, işlem ya da faaliyet bulunmadığı halde hükümlünün daha önce yaptırılmayan açık ve kapalı görüşlerin tarafına verilmesi, açık ve kapalı görüşlerdeki kişi sayısının pandemi öncesi olduğu gibi olması gerektiğine ilişkin doğrudan İnfaz hakimliğine verdiği 07.03.2022 tarihli dilekçesi üzerine İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın bu sebeple kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, tebliğnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.04.2022 tarihli ve 2022/593 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.10.2023 tarihinde karar verildi.