Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/7853 E. 2023/6563 K. 27.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7853
KARAR NO : 2023/6563
KARAR TARİHİ : 27.10.2023

MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
SAYISI : 2017/402 (E), 2018/65 (K)
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Silahlı terör örgütüne üye olma ve var olan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak yağma suçlarından Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan …’nin, suç örgütlerine ait her türlü yayın, bez afiş, pankart, resim, sembol, işaret ve benzeri eşyayı kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (k) bendi uyarınca 13 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23.11.2017 tarihli ve 2017/686 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ve hücreye koyma disiplin cezasının
onaylanmasına ilişkin Muş İnfaz Hâkimliğinin 05.02.2018 tarihli ve 2017/402 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 94660652-105-49-9254-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91420 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve 2023/91420 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Dosya kapsamına göre,
Karar tarihindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 47 nci maddesinin ikinci fıkrasının “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir” dördüncü fıkrasında, “savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” yine aynı maddenin beşinci fıkrasında da “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; somut olayda hükümlünün 02.10.2017 tarihinde yapılan aramada kuruma sokulması yasak olan leşker isimli PKK silahlı terör örgütü mensuplarının dağ kadrosunun giymiş oldukları haki renkte kıyafetle çekilmiş fotoğraflar ve suç örgütlerine ait yayınlar tespit edilmesine rağmen, bu eylemi nedeniyle derhal ve 2 gün içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı, 07.11.2017 tarihinde muhakkik görevlendirilmesi suretiyle başlandığı ve yapılan disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu Başkanlığının 23.11.2017 tarihli kararı ile hücre cezası verildiği anlaşılmakla, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren kanunda yer alan süreler dolduktan sonra verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, itirazın kabûlü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca disiplin cezasının onaylanmasına da karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 7242 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin Soruşturması” başlıklı 47 nci maddesinin ikinci fıkrasının “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir” dördüncü fıkrasında, “savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” yine aynı maddenin beşinci fıkrasında da, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün disiplin cezasını gerektirdiği kabul edilen eyleminin öğrenilmesinden 1 ay 5 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; hükümlünün şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair verilen karar Kanun’a aykırı bulunmuştur.

7. Ayrıca Kabule göre de; 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında İnfaz hakimliğince hükümlünün şikayetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken disiplin cezasının onaylanması yönünde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Muş İnfaz Hâkimliğince verilen 05.02.2018 tarihli ve 2017/402 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.10.2023 tarihinde karar verildi.