YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8071
KARAR NO : 2023/8102
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/354 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/354 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2020/5002 Esas, 2021/10109 Karar sayılı ilâmı ile;
“Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Katılanın yaralanmasına ilişkin Bismil Devlet Hastanesinin 01.12.2014 tarihli raporunun hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-son maddelerinde yer alan eyleme ilişkin öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın istemi aranmaksızın müdafii tayin edilmesi, savunmasının mahkemece bizzat müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınmaması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanığın mahkemede SEGBİS sistemi ile hazır edilmesine karşın, usulüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılmadan, iddianame ve ekleri okunmadan, yasal hakları hatırlatılmadan, usulüne uygun savunması alınmadan yargılama yapılarak mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 147. ve 191. maddelerine muhalefet edilmesi,
d) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ve müdafiine ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
e)5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/2-b maddesi uyarınca iki kat artırılması sırasında ”3 yıl 18 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “4 yıl 6 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2020/538 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü köy meydanında düğün olduğu, katılanın alkol alması üzerine kardeşi ile birlikte yüzünü yıkamak için camiye gittikleri, cami imamı ile karşılaştıkları sonrasında tartışmaya başladıkları, bu esnada sanığın ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı sol uyluk ve sol el 1. parmağından … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 29.03.2023 tarihli adlî rapora göre yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, diğer beyanlar, tanıkların beyanları, adlî raporlar, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bozma sonrası alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz veya eylem bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2020/538 Esas, 2023/170 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.