Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2006/10923 E. 2006/12790 K. 19.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10923
KARAR NO : 2006/12790
KARAR TARİHİ : 19.12.2006

MAHKEMESİ : İSCEHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/07/2005
NUMARASI : 2004/77-255
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla …ve …parsel sayılı taşınmazları satış yoluyla davalıya temlik ettiğini,satışların gerçek olmadığını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın kendisine yapmış olduğu hizmetler karşılığı temlik edildiğini,muvazaanın söz konusu olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalıya temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19/12/2006 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vekili Avukat geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR
Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirki; tapu kaydına (zilyetliğe) dayanılarak açılan bir iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkan tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir. Değişik anlatımla sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun iptaline karar verilmesi, tapulu bir taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğurur ki, böyle bir uygulama, devletin bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek sicile bağlama yolunda benimsediği-dolu pafta sistemi –genel ilke ile bağdaşmaz. Ne varki, davacı iptal değil, sadece tescil isteğinde bulunmuş ise Yargıtayın yerleşmiş ve kurallaşmış uygulamalarına göre, tescil isteği tapu sicilinde mevcut eski kaydın iptali isteğini de kapsadığı gözetilerek davacının ayrıca tapu kaydının iptalini de dava etmesine gerek yoktur. (YHGK 11.11.1983 Tarih, 981/8-80 Esas, 983/1162 Sayılı Kararı.)
Hal böyle olunca, davacıya iptalini istediği taşınmazlarla ilgili tescil davası açmak üzere önel verilmesi, açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları bu sebeple yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre şimdilik öteki hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.