YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11400
KARAR NO : 2006/13294
KARAR TARİHİ : 28.12.2006
MAHKEMESİ : ZEYTİNBURNU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2005
NUMARASI : 2004/379-403
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, müştereken maliki oldukları …ada ..parsel sayılı taşınmazın davalıların ..no’lu parseli ile birleştirilerek üzerine bina inşa edilmesi için dava dışı yüklenicilerle sözleşme düzenlediklerini, ancak yüklenicinin inşaatı yarım bırakması nedeniyle açtıkları sözleşmenin feshi ve tapu iptal-tescil davasının kabulüne karar verilerek yeniden adlarına tescili sağladıklarını, davalıların her iki parsel üzerindeki binayı halihazır durumu ile kullandıklarını, kendilerinin taşınmazdan faydalanmalarını engellediklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemişlerdir.
Davalılar, davacıların parseli ile kendi parsellerinin yan yana olup imar açısından tevhitli olduğunu, inşaatın her iki parsel üzerine yapılmış olması nedeniyle davacıların parselindeki inşaatın yıkımı halinde kendi parsellerindeki inşaatın zarar göreceğini, intifadan men edilmediklerini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların inşaatta kendi paylarına düşen bölümü kullandıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu ..parsel sayılı taşınmaz ile buna komşu ..parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, dava dışı Belediye ile davacıların ..parselde, keza dava dışı B..A.. V..S..Vakfı ile davalıların ise .. parselde paydaş bulundukları, öte yandan her iki taşınmazda paydaş olan gerçek kişilerin dava dışı yükleniciler ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, buna göre yüklenicinin parseller üzerine inşaat yapmaya başladığı, ancak binayı yarım bıraktığı, sözleşmenin feshedildiği, davalıların bu şekildeki binanın bazı bölümlerini tamamlayarak kullandıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca, yapılan ve yarım kalan binanın kaçak olduğu da sabittir.
Bu durumda, her iki parsel, inşaat öncesi tevhid edilmediğine göre, müstakil olma nideliğini korumaktadır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmiş olduğundan taraflar arasındaki çekişmenin parsellerin mevcut mülkiyet durumuna göre çözümlenmesi gerekeceği tartışmasızdır. Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, binanın davacıların parseli üzerinde kalan kısmının masrafı davacılar uhdesinde bırakılmak kaydı ile yıkımına ve ecrimisil isteği de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı düşünceler ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.