YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2421
KARAR NO : 2007/5958
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 21/07/2006
NUMARASI : 2006/390-420
Davacılar, paydaşı oldukları ada parsel sayılı taşınmaza, komşu parsel maliki davalının emniyet tedbiri olmadan hafriyat çalışması yapmak suretiyle zarar verdiğini ileri sürerek hasarın giderilme bedeli olan 7.500.000.000-TL.nın tazmini isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, çekişmeli taşınmazın depremde hasar gördüğünü bildirip, davanın reddini savunmuş, davacıların inşaat direklerinin taşınmazına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek karşı dava yoluyla elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşılık davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece ” tapu kaydı ile irtibatları saptanmayan davacıların davada sıfatlarının bulunup bulunmadığının saptanması” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın reddine karar verilmiş olup, verilen karar bir kez daha Dairece ” HUMK:’nun 186.maddesinde öngörüldüğü şekilde usuli işlemlerin tamamlanması, ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği” gerekçeleri ile bozularak, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı E….A…n tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. … raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
-KARAR-
Dava komşu taşınmazda yapılan hafriyat çalışmaları nedeniyle verilen zararın giderilmesi, karşı dava elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; hükmüne uyulan bozma ilamında davanın devamı sırasında davacılardan E..n sahip olduğu paylarını dava dışı kişilere satış suretiyle temlik ettiği gözetilmek suretiyle HUMK:’nun 186.maddesi uyarınca usuli işlemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yargılama süreci içerisinde E.. dışındaki davacıların davalarından feragat etmeleri nedeniyle bu davacılar bakımından, davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacı E..’ında da payını devretmesi karşısında davada sıfatının kalmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, dava sırasında taşınmazda paydaş olan E..’ın malik olduğu payın 8.7.2003 ‘de dava dışı E..A..’ya temlik ettiği kayden sabittir.
Öte yandan, davacının paydaşı bulunduğu çekişme konusu taşınmaza davalının kendi taşınmazının yapmış olduğu hafriyat işlemleri sonucu bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde zarar verildiği ve anılan zararın giderilmesi konusunda binada eski hale getirilmesi bakımından, davacı E..’ın bir takım masraflar yaptığı, esasen dava ile de anılan bu masrafların tazminini istediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar; davacı E..dava devam ederken taşınmazın mülkiyetini devretmiş ise; dava tarihinde malik bulunduğuna göre kanıtlandığı takdirde o tarihten önceki yapmış olduğu masraflardan dolayı tazminata müstehak bulunacağı ve bundan da davalının sorumlu olacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, davacı E..yönünden belirlenecek tazminatın hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.Davacı E..ın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK:’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.5.2007 tarihinde oybiriğiyle karar verildi