YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3006
KARAR NO : 2007/4239
KARAR TARİHİ : 17.04.2007
MAHKEMESİ : BEYOĞLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2006
NUMARASI : 2005/225-369
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülkiyeti idareye ait .. ada .parsel sayılı taşınmazın 97 m2’lik kısmını davalının mesken ve işyeri yapmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, dava dışı kişi adına tapu tahsisli bulunan taşınmazın 70 m2’lik kısmını babasının satın aldığını ve ondan da kendisine intikal ettiğini, 1994’de çıkarılan Bakanlar Kurulu kararına istinaden taşınmazın satışı için davacı idareye başvurduğunu , tapu tahsis belgesi bulunan yerde ecrimisil istenemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “ davacı idare ile Hazine arasında yapıldığı bildirilen trampa işlemlerinin sonucunun beklenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, taşınmazın trampa suretiyle Hazineye devredildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davacıya ait çaplı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni bulunmaksızın elattığı belirlenmiş olmakla, beraber, davanın devamı sırasında taşınmazın el değiştirerek mülkiyetin dava dışı Hazineye intikal ettiği anlaşılmaktadır.Bu belirlemeye göre, davacının davada aktif dava ehliyeti (sıfatı) kalmadığı mahkemece gözetilmek suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu yöne değinen davacı idarenin temyiz itirazları yerinde değildir,reddine.
Ancak, davalının dava açılmadan önce taşınmazı haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı sabittir.Dava açıldığı tarihte davacı idarenin mülkiyet sahibi olduğu gözetildiğinde o tarihe kadar haksız işgalden kaynaklanan ecrimisile hak kazanacağı kuşkusuzdurO halde, dava tarihine kadar olan süreç için belirlenecek ecrimisilin karar altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince, BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.