Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/6686 E. 2007/7886 K. 11.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6686
KARAR NO : 2007/7886
KARAR TARİHİ : 11.07.2007

MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/04/2007
NUMARASI : 2006/257-99
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dava konusu yere davalının iskele yapmak suretiyle tecavüz ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava değerine göre görevsiz olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yere elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, görev kamu düzeni ile ilgili olup, Mahkemece davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi uyarınca harca esas dava değerinin elatılan taşınmaz değeri ile üzerindeki muhtesatın değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur. Esasan 04.03.1953 tarih 10/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da aynı kural kabul edilmiştir.
Görevin dava olunan şeyin değerine göre belirlendiği durumlarda mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi dava değerinin keşfen saptanması ile mümkündür. Esasen, harca esas dava değeri ise keşfen belirlenen değerdir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davada, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan denize iskele yapılmak suretiyle elatıldığı ileri sürülerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunulduğu anlaşıldığından çekişme konusu muhtesatın (iskelenin) değeri ile elatılan yerin ederinin keşfen saptanması, belirlenen değerin dava değeri olarak gözönüne alınması, görev hususunun buna göre değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.
Hal böyle olunca, çekişme konusu muhtesatın (iskelenin) ve elatılan zemin değerinin keşfen belirlenmesi, belirlenen değer gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yıkım bedeli esas alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı Hazinenin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.