YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5353
KARAR NO : 2008/9492
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ : TUZLUCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 20/04/2006NUMARASI : 1999/66-2006/44Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları N.un mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 122 ada 24 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu A.’a satış gibi göstererek temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali isteğinde bulunmuşlardır.Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davalının dava esnasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.Mahkemece, miras bırakan tarafından davalıya yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların miras payı oranında tapunun iptaline karar verilmiştir.Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.-KARAR Dava muris muvazaasına dayalı tapu iptali isteğine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Hemen belirtmek gerekirki; tapu kaydına (zilyetliğe) dayanılarak açılan bir iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkan tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir. Değişik anlatımla sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun iptaline karar verilmesi, tapulu bir taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğurur ki, böyle bir uygulama, devletin bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek sicile bağlama yolunda benimsediği-dolu pafta sistemi –genel ilke ile bağdaşmaz. Ne varki, davacı iptal değil, sadece tescil isteğinde bulunmuş ise Yargıtayın yerleşmiş ve kurallaşmış uygulamalarına göre, tescil isteği tapu sicilinde mevcut eski kaydın iptali isteğini de kapsadığı gözetilerek davacının ayrıca tapu kaydının iptalini de dava etmesine gerek yoktur. (YHGK 11.11.1983 Tarih, 981/8-80 Esas, 983/1162 Sayılı Kararı.)Hal böyle olunca, davacıya tescil davası açmak üzere önel verilmesi, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.