Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/6211 E. 2008/10076 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6211
KARAR NO : 2008/10076
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 78 ada 129 nolu parselde paydaş olduğunu, davalı şirketin ise 217,134 ve 152 nolu parsellerin maliki olup, inşa edeceği binanın yeraltına yapılacak 2 bodrum katı için fore kazık ve iksa çalışması yaptığını, ancak yapılan çalışma neticesinde yollarda çatlak ve yarıkların oluştuğu ve trafiğe kapatıldığını, kendi binasında da kayma, çatlak ve ayrılmaların oluştuğunu, kazı çukurunda güvenlik sağlanması için kazıkların ankrajla tutturulması çalışmalarının başladığını, kendisine ait arsa hatta binanın temelini de kapsayacak şekilde ankraj ( yer altına yatay basınçlı çimento ve çelik halat ) uygulaması yapıldığını, bu uygulama sonucu kendisine ait parselde inşaat ve temel kazısı yapılamayacağını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminde bulunmuştur.
Davalı, yapılan imalatların proje ve ruhsata tabi olup, proje dışı imalat yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne; fahiş zarar doğuracağı gerekçesiyle yıkım isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, yıkım talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 78 ada 129 parsel sayılı taşınmazda davacının paydaş olduğu, davalı şirkete ait 221 nolu parseldeki binanın zemin altından davacıya ait 129 nolu parsele tecavüzlü olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; Türk Medeni Kanununun 718.maddesinde mülkiyet hakkının taşınmaz üzerindeki hava ve altındaki arz katmanlarınıda kapsayacağı öngörülmüştür.
Buna göre, davacının Türk Medeni Kanununun 683.maddesi hükmünden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı olarak açmış olduğu eltamının önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde, davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının, temyiz itirazlarına gelince; davalı şirketin davacının paydaşı olduğu 129 nolu parsele komşu 221 parsel sayılı taşınmaza inşaat yaparken ankraj sistemi ile zemin altından davacı parseline tecavüz ettiği tespit raporu ve bilirkişi raporları ile sabittir. Öyleyse, haksız fiil niteliğindeki tecavüzün gerçekleştirilmesi sırasında taraf taşınmazları çapa bağlı olduğundan davalının tecavüzünün iyiniyetli olduğunu söyleyebilme olanağı da bulunmamaktadır. Ayrıca, bir taraftan elatmanın önlenmesine karar verilip, diğer taraftan yıkım isteminin reddedilmiş olması da doğru değildir.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi ile birlikte yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yıkım isteminin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.