Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/6337 E. 2008/9344 K. 17.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6337
KARAR NO : 2008/9344
KARAR TARİHİ : 17.09.2008

MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2007
NUMARASI : 2006/529-2007/691
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, maliki bulunduğu 603 sayılı parsele ve dere yatağına 12 sayılı parsel maliki davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve muhdesatın yıkımını istemiştir.
Davalı, Hazine taşınmazına ve dere yatağına herhangi bir müdahalesi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ağaç dikmek suretiyle Hazineye ait 603 sayılı parsele müdahale ettiğinin keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve ağaçların yıkımına, dere yatağına müdahale yapılmadığından bahisle bu yöndeki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ,raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya getirtilen kayıtlardan, 603 sayılı parselin Hazine adına, komşu 12 sayılı parselin ise davalı adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davacı Hazine, gerek 603 sayılı parsele ve gerekse Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dere yatağına ağaç dikmek suretiyle davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten, dava öncesi Hazine tarafından yaptırılan delil tespitinde, davalının hem Hazine taşınmazına hem de dere yatağına el attığı bilirkişi raporunda belirtilmiş, yargılama sırasında yapılan keşif sonucunda ise bilirkişi, davalının Hazine taşınmazına müdahale ettiğini ancak, dere yatağına bir müdahalesi bulunmadığını rapor etmiştir.
Ne var ki, her iki raporun da hükme yeterli ölçüme dayanmadığı ve raporlar arasında farklılık bulunduğu gözetilmeksizin yargılama sırasındaki keşif bilirkişisinin raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Bilindiği gibi, elatmanın önlenmesi davalarında çekişmeli yer ile tarafların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli kroki ve rapor alınmHal böyle olunca, uzman bilirkişiler aracılığı ile yeniden keşfe gidilmesi, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde ölçüm yaptırılarak keşfi izlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmesi, önceki raporlar arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığının ortaya çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik uygulama ile yetinilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Tarafların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.