Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2008/6589 E. 2008/8560 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6589
KARAR NO : 2008/8560
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

MAHKEMESİ : BERGAMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2008
NUMARASI : 2007/187-2008/65
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları İ.Ö.’ün, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 94 ve 95 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını oğlu olan davalı H.e satış suretiyle, temlik ettiğini, H.de 94 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı İ.e satış yoluyla devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil istemişler, daha sonra ıslah dilekçesiyle 95 parsel sayılı taşınmaz için miras bırakan adına tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı H., davanın reddini savunmuş, birleşen dava ile miras bırakan İ.’in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 1 no’lu parselini M. ve eşi H.’e, 30 sayılı parselini de davalı Ş..satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras bırakan adına tescil istemiştir.
Davaların reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “temliklerin muvazaalı olduğu davaların kabulüne ilişkin karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince dava ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar (karşı davalılar) M.Ö., Ş.U. ve davalı (karşı davacı) H.Ö.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi,’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, davaların kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne varki, davacılardan M.Ö.dava dilekçesinde 94 ve 95 parsel sayılı taşınmazlar yönünden miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunduğu halde, bozma ilamından sonra verilen ıslah dilekçesi gözönünde tutularak, miras bırakan adına tescil kararı verilmiştir. Oysa, 04.02.1948 tarih 10/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince Yargıtayın bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı tartışmasızdır. O halde, mahkemece bu usul kuralının gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, davacı H. tarafından açılıp, birleştirilen davalarda dava dışı mirasçıların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın görülebilmesi için ya dava dışı mirasçıların davaya onaylarının alınması veya Türk Medeni Yasasının 640. maddesine göre terekeye temsilci atanarak davaya katılımının sağlanması gerekirken, dava dışı mirasçılara davetiye çıkartılması ile yetinilip yazılı olduğu gibi hüküm kurulması da isabetsizdir
Davacılar (karşı davalı) M. Ö., Ş. U. ve davalı (karşı davacı) Hayrettin’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.